Veee, çaktırmadan, naşşş!
Günaydın Can-Canlarım; Hayatı çözebilmek, anlayabilmek, nispeten problemsiz ve takıntısız yaşayabilmek için lazım olan erdemlerin başında ''hoş görü'' gelmeli bence...insanlarla zaman zaman patlak veren anlaşma kargaşasının çilingiri...Gel gör ki, en çok suistimale uğrayan da 'O'!
Kırar döker ortalığı, hatta kökünden kazımaya kalkar daha da engin boyutlara vardığında...Tabiidir ki, insanlar arasında yanlış anlaşılmalar our, olacaktır da. Kimsenin o andaki haleti ruhiyesi aynı şenlik veya dinginlikte olmayabilir, hatta olamazda değil mi? Herkesin kafasında onlarca çözülememiş bakış açısı, ve dolaylı olarak husule gelen problemler oldukça! Hatta olaylara ve dolayısıyla kişilere çoğu zaman ayrı gözle, ve hatta arkasında sebep arayan gözlerle baktığımız olmuyor mu? Benim oluyor vallahi! Gayet iyi tanıdığımı sandığım kişiden öyle bir söz duyuyorum ki, dönüp kendisine soruşturan gözlerle bakmaktan alamıyorum kendimi...bazen de, o kişiden, 'ne yani?' manasında bir bakış ve kafa sallama geliyor ki, ardından şap yutmuş gibi ya sus otur, uzatma, ya da, say olasılıkları birbirinin ardından tren katarı gibi...netice? çoğu kere münakaşa tabii eğer, o kişiyle bu tarz atışmaların dinmediyse!! Ya olgunluk, susup olayı kendi akışına bırakmak? Mümkün mü, arkamızda daima dürten ve öne doğru ittiren, teşvik eden bir 'egomuz'u frenleyebilmek? O da yine günümüze bağlı. Eğer o gün sakin, ortamına göre, kendimize, ''uslu duracağım, sinirlenmeyeceğim, kızsam da cevap vermeyeceğim'' sözünü vermediysek...Amaaa, bazen öyle bir dürtüyorlar ki kurban, cevapsız bırakmak, aşırı zaaf göstermek oluyor, onu da kendimize yakıştıramıyoruz...
Ve, onun içindir ki, yaşlar kemale erdikçe, ve etrafımızı iyice tanıdığımıza ikna oldukça, dağarcığımızdaki seçimlere baş vurmak caiz oluyor...ya, efendi gibi, tanındığın şekilde kalacaksın, ya da bendini aşarak saldıracaksın...sözle tabii ki, ne sandınız? Tencere, tavayla değil herhalde!!! Veee, çaktırmadan, naşşş! Zira, ben bana lazımım arkadaş! Bu yaştan sonra, el-alem çetesinin eline düşmek ister miyim? Haşa huzurdan! Ben bana lazımım! Eğer, bu çatışma ve çekişme başladıysa, kişilerle aramızda mükaleme hattı arıza gösteriyor demek! Uzaklaş kardeşim bu ortamdan, en azından ortalık sakinleşene kadar!!
Yaa, okuyan da benim, sürekli atışma, sataşma, çekişme ortamında arkadaşlık düzeni içindeyim sanacak! Yok be yaa!!! Hani mesela, olmaz yaa, şayet olursa, ne yapmak lazım geldiğinin önceliklerini gözden geçireyim dedim...''Kulak asmayın bee!! Laf olsun torba dolsun diye konuştum işte!'', diye sözü geçiştirirsem de sakın inanmayın haa, muhakkak bir ikinci plan dahilinde gardımı almışımdır...Haydi sizlere, ağzınızın tadını bozmayacak, bilakis daha da yerinde kılacak günler...(ha, ya, ara ki bulasın, sağına bak abüs bir surat, soluna bak ezilmiş bir görüntü, aşağılara inme, mahvolursun!! Sen yine de sabırla gök yüzündeki bulutsuz, engin maviliğe bak(bu gün rüzgardan mı neden bilmem, gök yüzünde hiç bulut yok!) Gününüz aydın, ve bereketli olsun, istemedikleriniz ayaklarınıza takılmasın, ya tökezlersiniz, ya da Yaradan'a kuvvet bir şut!!! Haydeee benden ırak nereye gidersen yolun açık olsun.....
Yorumlar yükleniyor...