Anlaşılmadık bir şey var mı???
Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!
Bu ne bu ya?? Önüne gelene tahammül göster, 'vardır bir sıkıntısı' kabilinden hoşgörü kapılarını aç, annemin tabiriyle; ''yüz verdik deliye, geldi sıçtı halıya!''. Hayır, hoşgörümüzün nedenini bir idrak edebilse, canım yanmayacak. İncitmeye devam etmeyecek! Ama alışmış kudurmuştan beterdir derler ya, nasıl olsa kapı açık, dalarım içeri düşüncesiyle, kurcalamadığı çekmece kalmayacak ha? Yok öyle yağma! Çekirge bir atlar, iki zıplar ama duvara toslar düşer. Ağzından çıkanı söyleme izni görüyorsan kendinde, ambargoya takılırsın, önce bunu belleyeceksin. Senin karşında dünkü çocuk yok! Hele hele 'sallabaş' zihniyet hiç yok! ''Neler gördük biz!'' diye bir ağzımızı açarsak, kaçacak delik ararsın...
Önce, hatalarınla yüzleşmeyi öğreneceksin. Uzunca bir zaman isteyen bir tahsil ve terbiye hattı. Burayı geçtikten, diplomanı eline aldıktan sonra, gelen başvuruları, kısa bir imtihana tabi tutsan, hemen açık verir hamlar. Acilen açığa alacaksın başvuruyu. Senin artık, anaokulu, hazırlık sınıfı seviyesindeki öğrencilere yerin yok. Yeni kayıt almamaya gayret ediyoruz. Onun içindir ki, zorlu bir sınav veriyorlar yeni başlangıç yapanlar. Olabileceğimiz kadar hamlığımızı işledik, piştik, daha da pişeceğiz, ancak, böyle anlayışı kıt, kendini herkesin önünde görme alışkanlığı edinmiş olan cahillerle değil. Bizler, bu yaşımıza kadar neler gördük, neler geçirdik, ne kayıplar verdik, ne zenginlikler yaşadık, saymakla bitmez. Ancak hazinemizde saklıyoruz bunları zenginliklerin yanında, reddetmek için belge olsunlar diye...Eskilerin dediği gibi, 'bu saçlar, boşuna ağarmadı!' Her telinde bir ders vardır. Kessen de uzar, unutturmamak için sana yapılanları. Onun için de, ilk başlayanların bilmeleri gereken en büyük gerçek, haddini bilmektir. O had ki, neler gördü, neler geçirdi, nelere maruz kaldı, nelerle savaşarak, neleri baş tacı ederek edinildi...hani eskilerimiz derlerdi ya; ''biz, kaçın kurasıyız'', aynen öyle. Şimdi bizler, kaçın kurası olduk. Bazılarının önünde, ceketimizi ilikleyip, hazır ol vaziyetinde yer aldığımız gibi, lafla had bildirmeyi de biliriz, adap ve edep kurallarını aşmadan. Aldığımız aile terbiyesi, sonradan edindiğimiz kıymetli tecrübelerle hamlığımızı gidermeyi öğrendik, çok şükür. Bu öğretilerle de, seçim yapmayı hatmettik. Etrafımızdaki, çöpleri, kokuşmadan kaldırabildik, aklımız ve vicdanımızın el verdiği kadar. Bunu da dışarıya aksedebilme yeteneğimiz de bir hayli gelişti. Kurnaz, avantaj peşinde olanların aklı da bunu anlamaya yetiyor ki, kırmızı ışığı gördükleri an hareketsiz kalıyorlar. Çevremizin trafiği zaten çok kalabalık, hasarlı araçlara yol vermenin hatalarını yaşayarak öğrendik, onun içindir ki, 'dur!' levhasını bir şekilde, gören gözler görüyor, tedbirlerini alıyorlar. Gözü bozuk olanları da, başka kapılara gönderiyoruz, iyileşebilmeleri için. Anlaşılmadık bir şey var mı???
Yoktur sanırım!!!!
Yorumlar yükleniyor...