Çeşme Kent Konseyi’nden Ilıca için uyarı: “Ilıca’yı kaybediyoruz”
Çeşme Kent Konseyi, Ilıca’nın tarihi kimliğinin ve mimari mirasının giderek yok olduğuna dikkat çekerek, bölgede ayakta kalan tarihi yapıların koruma altına alınması ve özgün kimliklerine uygun şekilde restore edilmesi çağrısında bulundu. Konsey, “Bu son tanıklar Ilıca’nın hafızasıdır” mesajını verdi.
Çeşme Kent Konseyi, Ilıca’nın tarihi dokusu ve kültürel mirasına ilişkin bir açıklama yayımladı. “Ilıca’yı kaybediyoruz” başlığıyla yapılan açıklamada, Ilıca’nın geçmişte yalnızca bir sahil yerleşimi değil, şifalı suları, kıyıdaki köşkleri ve otelleriyle önemli bir yaşam ve tatil merkezi olduğu vurgulandı.
Kent Konseyi açıklamasında, Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar Ilıca’nın Çeşme’nin öne çıkan yerleşimlerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, bölgenin tarihsel kimliğinin zaman içerisinde büyük ölçüde değiştiği ifade edildi.
Atatürk’ün Ilıca ziyareti hatırlatıldı
Açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 30 Haziran 1926 tarihinde Ilıca’ya geldiği belirtilerek, ziyareti sırasında sahildeki Madam Kraemer’in evinde konakladığı ve dönemin önemli yapılarından Rasim Palas Oteli’nde zaman geçirdiği ifade edildi.
Kent Konseyi, Atatürk’ün konakladığı belirtilen tarihi yapının daha sonra yıkılarak yerine otopark yapıldığını, Karabina Oteli’nin ise özgün kimliğinden uzaklaştığını savundu.
Açıklamada sahil şeridinde yapılan yeni yapılaşmanın da Ilıca’nın tarihi siluetini olumsuz etkilediği görüşüne yer verildi.

Rasim Palas ve Nars Otel örnek gösterildi
Çeşme Kent Konseyi, Ilıca’da gerçekleştirilen bazı restorasyon çalışmalarını ise olumlu örnek olarak gösterdi.
Rasim Palas ve Nars (Narlıca) Otel’in özgün mimari özellikleri korunarak restore edildiğinin belirtildiği açıklamada, bu yapıların Ilıca’nın kimliğine değer kattığı ifade edildi.
Konsey, doğru restorasyon uygulamalarıyla tarihi yapıların korunmasının mümkün olduğuna dikkat çekti.
“Son tanıklar korunmalı”
Kent Konseyi açıklamasında, Ilıca’da halen ayakta bulunan kırma çatılı ve ahşap cumbalı tarihi yapıların büyük bölümünün bakımsız ve terk edilmiş durumda olduğu öne sürüldü.
Bu yapıların Ilıca’nın geçmişini günümüze taşıyan son mimari örnekler arasında bulunduğu belirtilerek şu çağrı yapıldı:
“Bu son tanıklar, Ilıca’nın hafızasıdır. Bir an önce koruma altına alınmalı, özgün kimliklerine uygun şekilde restore edilmeli ve önlerindeki çirkin görüntüden kurtarılmalıdır. Yoksa yarın, Ilıca’yı Ilıca yapan o son izler de tarih olacak.”
Çeşme Kent Konseyi, Ilıca’nın tarihi ve kültürel mirasının korunmasına yönelik sürecin takipçisi olacağını da kamuoyuna duyurdu.
Yorumlar yükleniyor...