Yanlış mı?
Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**
...ve anonim bir yazıyla devam edeceğim;
*Ahlakı olmayan insana ne nasihat tesir eder ne de merhamet. Çünkü kalbi bozulmuşsa, doğruyu duymak istemez. Kendini haklı çıkarmak için kırar, incitir, iftira eder, sonra da hayatın ona haksızlık yaptığını söyler. Oysa insanın en büyük düşmanı, kendi bozuk karakteridir.*
Yanlış mı? Ancak bu kadar doğru olabilir, aklın yolunun bir olduğu gibi...Süt bozuldu, yoğurt kesildi, yağ ekşidi, meyve, sebze çürüdü, et koktu ve renk değiştirdi, aman deyim elleme! Neme lazım, bakteri üremiştir, yersin, miden, bağırsakların bozulur, hastalanırsın, daha da beteri zehirlenirsin Alimallah!
Evinde, kendi yakın çevrende de gitgide karakteri değişen, bozulan insanlara rastlamıyor muyuz? Hele bu devirde!!! İnsanların adeta satılmış olduğu, karakterlerin, tanınamayacak ölçüde şekil değiştirdiği vakalar düşmüyor mu, her geçen gün artan bir sayıyla? Tanıdığını, bildiğini sandığın kişilerin bazıları haydi şekil değişimlerine alıştık, karakter yapıları da değişip, bambaşka birer yabancı haline gelmiyor mu??? Çookkk!!! Ancak, kendi yakın çevremizde, seçilmişler olduğu için, farklılık arz edenler zaten uyum değişikliğine, bildiğiniz nedenler çerçevesinde, ya mazeretlerinin ağırlığına göre, ya mâzur görülür, ya da üzerleri çizilir, kurunun yanında yaşta yanmasın diye. Tabii, bu olay, sözde olduğu kadar kolay ve basit değildir. Çeşitli faktörler dizilir art arda. Vaz geçmek zor da olabilir, ama ilişkilerin, ve olayın mihrakı üzerine, kol kırılır yen içinde kalır. Aksi takdirde, hak verme ve suçlama tartışmaları, bölücü olabilir, bu da, zaten karışık olan ortamda kutuplaşmalara yol açar. En iyisi, '3 maymun' diskurudur, ancak o da ayrı, tartışmalara kapı açar...yani öz Türkçesi, ''iki ucu boklu değnek''!
Lafın özü: bir ortam bozulmaya görsün, neferler saf tutmaya zaten hazırdır. Adeta o kadar doludurlar ki, basit bir işaret ortalığı ateşler, önce laflar zıpkın gibi saplanır, açılan yerlerden iltihaplıysa, irin, suçlama olarak fışkırır, ilk yardımcılar, çok kere kaş yapayım derken göz çıkartırlar, beceriksiz ve hazırlıksız yakalandıkları için, ortalık=kaos ortamı!!!Herkesin kendine göre haklı olduğu bir ortamda, kadı ne yapsın???? Çaresizliğin ya da önceden verilmiş bir kararın cezasını kesecektir. Bu da son zamanlarda, hep yandaşların lehine verilen kararlar oldu maalesef. Neyse...beni aşan konuların kapı tokmağı elimde kaldı, vaz geçtim....
Yorumlar yükleniyor...