Vahhh ki vah!
Günaydın Can-Canlarım; Dalmışım havanın güzelliğine, sessizliğine, ferahlığına, gittim taa, eski, çocukluk günlerime...hani o su kadar saf, temiz duygularla işlenmiş ruhumu okumaya çalıştım...
Ne gördüm dersiniz? Tertemiz, saf bir dünya, ekmek elden su gölden geçim, neredeyse, daha gerilerde olan teknolojinin sunduğu kendi kendini eğlendirme, park, bahçe yerine kapının önü veya sokağımız oyun alanı, gelen geçen büyüklerimize, hazır-ol vaziyeti alıp selam verme el öpme, gıdalarımızı sadece evin içinde tüketme geleneği, arada sırada küsüp parmak bozmak, ama, ''küsüm amaya'' söyle diye diğer arkadaşlar vasıtasıyla dokunmak, saflık olarak ne ararsan o!!!
Şimdiki nesil de bizlerdeki, terbiye ve yetiştirilme tarzını gel, mumla ara! Ağız yaya yaya; 'Yaa'' diye başlayan cümleler, modern olacağım diye, saygısızlıklarla büsbütün batmak, büyüklere saygı?? Ne gezer...ufaklık olarak gördükleri kendilerinden küçük yaştakiler ile de kabaca şakalaşmalar...Modernlik bu zahir?? Bizler de kendimize göre modern bir çağ yaşadık, ama aile terbiyesi almış hiçbir çocuk ya da genç, anasına-babasına saygı da kusur etmemiştir. Büyüklerimizin karşısında, yayılmadan, ayak ayaküstüne atmadan koltuğa iliştiğimizi bilirim. Unuttuğum takdirde de, annemin göz-kaş işaretiyle hemen toparlanıp, doğrulduğumu da! Misafirlikte ikram edilen şeyleri analarımızın baş işaretiyle kabul ederdik. Odaya bir büyüğümüz girdiğinde, toparlanıp, ayağa kalkardık...Şimdilerde bunun üzerinde pek de durulmadığını zannediyorum. Haydi, devir değişti diyelim, insanlar ne diye bu denli değişti, ahlaksızlık aldı yürüdü, hırsızlık, taa en tepelerden başladı, uygunsuzluk ve hak-hukuk da öyle...Adaleti temsil eden, elinde terazi ve kılıç olan figür, hala geçerli mi, sanmıyorum...o da rafa kalkanlardan...Eskiden olan denklemler külliyen yerle bir...yerini, saygısızlık, terbiyesizlik, kaba kuvvet hatta can almalara kadar varan insanlık dışı, canavarca davranışların sergilendiği günleri, hatta saatleri takip etmek artık hiç zor değil...
Bu muydu bizim aradığımız gelecek? Bu muydu bizim özendiğimiz yaşam tarzı? Bazen dalıp gidiyorum düşüncelere ve hayıflanmadan edemiyorum: NE OLDU BİZE??? Ne oldu insanlık, arkadaşlık, kardeşlik, saygı ve sevgi dolu yaşam özlemimize???? Son gelinen noktalara değinmek bile istemiyorum, zira vatandaşlarımın; bu kadar aşağılandığını, bu kadar kendi çıkarlarını korumak ve meydana getirmek için, korku, rüşvet, haksızlık, tevkif edilme, insafsızlıkla sınanmalarına gönlüm razı gelmiyor...Kimilerimiz, bu durumda olmadığımız için halimize şükür, ve Allah'a Hamd edip duruyoruz da, bu bencilliğin sonu düşmanlık tohumlarının yeşermesi olacak, hiç birimiz daha bunun idrakinde değiliz...Mamafih, çevremize baktığımızda komşu ve ya uzakta kalan devletlere mensup olanlarında az çok bizim çektiklerimizi yaşıyor hatta daha beteri, can güvenliğinden yoksunlar, ama , bizim de yakında onların saflarında olmayacağımızın garantisini verebilecek, arkamızda demir gibi güçlü, ve halkı için savaşmaya amade bir hükümet görememenin çaresizliği karşısında, 'Ya, gaf, ya def!' diye kovalıyorum saldıran düşünceleri...
Allah, Hayır'a çıkartsın diyorum, en içten dualarım ve yakarışlarımla, ancak sonradan da, etrafımdaki, gabi, cahil ve güdülmeye amade vatandaşlarımı gördükçe, büyük bir boşluk ve karanlık kaplıyor içimi desem, yalan değil...ancak çok ürkütücü bir tablo...
Bizim jenerasyonumuz, güzel günlerin yetiştirdiği bir jenerasyon...Sonradan seçtiklerimiz sayesinde, cahil, saygısız, sevgisiz, ama Allah'a inancı ve dini bütün olduğunu zanneden ancak en büyük günahı kendiler ve ailelerine, dolayısıyla oluşturdukları camiaya çektiren bir millet olduk...Vahhh ki vah! Hem de ne vah!!!!
Yorumlar yükleniyor...