Köşe Yazısı

Son durak ölümmüş!

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
03 Jun 2026 4 dk okuma 95
Günaydın Can-Canlarım;      Bu sabah gelen (teşekkürler Reyhan), en güzel en düşündürücü ve de en gerçekçi felsefe: **Geçmişinizi pişmanlık duymadan kabullenin, şimdiki zamanınızı, kendinizden emin ve güvenerek değerlendirin, ve, geleceğinizle korkusuzca yüzleşin...**      İşte, size mutluluğun anahtarı! Hayatı sevmenin, ona sonuna kadar bağlanarak attığınız adımların, geçmişinizden aldığınız derslerin ışığında, sizi taşıyacağı adres: Yaşamak, hem de dolu dolu, her anını hissederek ve değerlendirerek yaşamak! Sürekliliği elinizde! Eğer yaşadığınız anların kıymetini idrak ediyorsanız, zaten kimsenin sizin huzurunuzu bozmasına izin vermezsiniz. Hayata, 'ben' olarak bir defa geliyorum. Mükemmelleşmek için, mutlaka daha bir süre geri gönderileceğim, ama bunu kendim bilemeyeceğim maalesef! Ayrı bir kimlik ve kişilik, ayrı bir dünya, başka bir alemi tekrardan öğrenerek, tekamül etmenin sırlarını keşfetmek! Okurken bile daha çok zamana ihtiyacımız olduğunu görüyoruz, eskilerin tabiriyle, 'aklı evvel'(çok akıllı ve her şeyi bilir geçinen) davranmazsak!      Geçmişimden hiç bir zaman pişmanlık duymadım. Anne-baba-çocuk üçlüsünü, en mutlu yaşayanlardan biriyim. Tekrar imkan verilse, aynı ebeveynleri seçerdim. Sevgiyle büyüdüm, tek çocuk olmanın avantaj ve dezavantajlarıyla olgunlaştım. Sevgi almayı, vce dağıtmayı öğrendim. Hatasız kul olmaz gerçeğinin örneğiyle hatalarımdan ders almayı geç de olsa öğrendim. Dağıttığınız sevgiye herkesin layık olmadığını üzüntüyle gördüm, bu da beni giderek olgunlaştı. Varlık ve azalan imkanların eşiğinde, kendi başımın çaresine bakarak, evlatlarımı, reşitlerinden aşağı kalmayacak şekilde yetiştirmeye gayret ettim(en büyük muvaffakiyetimin bu olduğunu, bu gün göğsümü gere gere söyleyebilirim). Yaşadığım toplum kural ve kaidelerine aykırı olmamak öğretilmişti, onu güzel bir şekilde evlatlarıma da aşıladım, ve bu gün mükafatını görüyorum. Sevgi'nin, ışığına, tedavi aracı olduğuna, gelişmede en büyük unsur olduğunu hep inançla taşıdım. Ancak artık, çok severek benimsediklerimle paylaşmaya çalışıyorum, zira tükenmezse de azalarak sürdüğünü esefle görüyor ve yaşıyorum. Hiçbir kimsenin, mükemmel olmayacağı, hataları da sevapları da kendilerine ait olduğunu kabul ederek yaklaşımı öğrenerek benimsedim. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır, atasözünün, öğretileriyle olgunlaştım, dolayısıyla, insanları hataları ve sevaplarıyla kabullenmeyi öğrendim, geç ve güç oldu, ama da oldu!!!      Geleceğimle yüzleşmeye gelince, daha temkinli olmayı öğrendim bazı konularda, zira gelecek uzaktan kumandalı bir gerçek, mihenk taşlarını koyarak temel atsan da dışa o kadar bağımlı ki, ister istemez, inşa hataları oluyor. Ama yine de hiç bitmesini istemediğim bir yaşantım var! Evlatlarım, sevgiyle bağlı olduğum etrafım, dostlarım, arkadaşlarım! Bir gün gelip bunlardan uzaklaşma mecburiyeti olacağını biliyorum, ama o sonun imkan olduğu nispette daha çok uzakta olduğunu tahmin etmek istiyorum, zira bilinmez, önlenemez tek gerçek...      Son durak ölümmüş! Bunun bilinciyle yaşamak bile üzücü! Ama bugüne kadar aksini yaşamayı kim başarmış? Büyük kurtarıcılar, büyük kaşifler, büyük devlet adamları bile güçlerine rağmen, teslim olmuşlar kader gününe...Emrihak vaki olduğunda, hazırlıksız bile olsak, 'hazırım efendim' cevabıyla karşılamamız lazımmış! Amma ve lakin, ben 'daha hazır değilim efendim' desem faydası olur mu, ''peki o zaman biraz daha oyalan ben dönüşte tekrar uğrarım'', der mi acaba...İşte bunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz....

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 316

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 164

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 275

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 283

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 267

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...