Şimdi anladınız mı Yıldız hanımın gerçeklerini???
Köşe Yazısı

Şimdi anladınız mı Yıldız hanımın gerçeklerini???

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
02 Aug 2026 4 dk okuma 144

Günaydın Can-Canlarım: Hepinize, ağız tadıyla bir pazar günü geçirmek nasip olsun inşallah!! diyerek, okur okumaz paylaşmak için paldır-küldür girdiğim bir yazı; sözler, Yıldız Kenter'e ait...Yıldız Hanım'dan bahsederken, ağzımdan hiç 'merhume' sözleri çıkmıyor...her zaman sözleriyle, hatıralarıyla, adeta seyrediyor gibi olduğumuz sanat icraatından dolayı mı bilemiyorum...hep aramızda yaşıyor sanki...

***En çok kime saygı duyuyorum  biliyor musunuz?
''Acıların içinden geçip vicdanını kaybetmeyenlere.
  Zorlaşınca zalimleşmeyen, yanınca başkasını yakmayan, kırılınca kirlenmeyenlere.''*

   Ahh, ah, sevgili Yıldız Hanım, bu söylediğiniz hasletleri taşıyan, ya da taşıyabilen o kadar az insan kaldı ki etrafımızda...zaman, acımasızca koştukça, etrafımızdaki kıymetlilerimizi yanı başımızda tutamadıkça, hayat şartları zorlaştıkça ve bunu kaldıramayan birçok kişilerin yozlaşma yolunu tercih edip, kendilerini kurtarma ve yükselme azmini ibretle seyreder olduk! Ağzımız bantlı, gözlerimiz şaşkınlıktan fal taşı gibi açılmış, beynimizin içinde büyük bir savaş: ''Ne oldu bildiğimiz iyi insanlara yahu? Hani şu kapı gibi arkasında durabileceğimiz, güvenebileceğimiz, adımlarının takip edilesi insanlara? Buharlaştılar adeta! Kimileri, üç maymunu oynuyor; 'duymadım, görmedim, söylemedim' kabilinden, kimileri canı daha çok yanmadıysa, 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' sözüne sımsıkı sarılmış, bırakmıyor, kimilerinin tuzu kuru; bana bir şey olmaz rehavetiyle omuzları dik dolaşıyor...ama, Geride kalan, yönetimden, yöneticilerin, hak, hukuk, adalet kavramından bir nebze ayrılmış gibi görüntüleri; ''Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!'' sözleri, koskoca Osmanlı İmparatorlarına, kibir ve gurura kapılmalarını önlemek için Cuma Selamlığı veya cülus törenleri sırasında halkın veya görevlilerin söylediği bir geleneksel bir hatırlatma veya uyarı mahiyetinde söylenen sözleri sarf edememenin ağırlığı altında ezilip gidiyor...zira şimdilerde, bu sözleri sarf ettiğin takdirde başına neler gelebilir...meçhul!! Onun içindir ki, çoğumuz içimizi kemiren, şikayet edemediğimiz, endişeler ve görünen hissedilen korkunç kasırganın çaresizliğiyle büzüştükçe büzüşüyoruz, küçülüyoruz git gide...
     Allah sonumuzu hayretsin diyeceğim, diyeceğim de Allah'a isyan etmekten korkuyorum; verdiği aklı, beş duyuyu iyi kullanamamanın suçuyla ezilerek. İyice düşünerek karar vermek gerektiğinde, küçümsedik, bir şey olmaz diye. Gördük, yaşadık, geçicidir diye savuşturduk, kalıcı oldular. Her topluca kazan kaldırılacağı zaman, halkı yakından ilgilendiren bir olay patlatıp aklımızın, dikkatimizin yönünü değiştirdiler, Sağ gösterip, sol çaktılar, boş verip, dolu aldılar, uyutup, uyuşturup, alışa geldiğimiz sistemleri, okul müfredatımızı kendilerine göre değiştirdiler, oynadılar. Eğitim sistemimiz gördüğümüz gibi, şıngır-şıngır Melahat! Lise mezunları, eski ortaokul mezunlarından farksız ki, üniversiteye başlayacaklar...ne bekliyorsunuz???? Hani yani, gördüğünüz parlak bir gelecek varsa, beni de aydınlatın, Allah rızası için, cahil kalmayayım!!!!
    Memleketteki ahval=işporta! Gitti gidiyor batan geminin malları!! Kurtarabileceğini bir el at da kurtar Allah aşkı için, memleket aşkını bıraktım, Yaradan'a tamamen teslim oldum: ALLAH KURTARSIN!!!
     Yani, şimdi anladınız mı Yıldız hanımın gerçeklerini??? Acılar içinden geçip vicdanını kaybetmeyenlere, zorlaşınca zulüm etmeyenlere , yanınca başkasını, acısını başkalarından çıkararak veya beraberinde sürükleyerek yakmayanlara, kırılınca, ellerini kirletmeyenlere neden özlem ve saygı duyduğumu??? Yani, güzel ahlaklı, vicdanlı, maddi kudretli ezerek ayakta duran değil de manevi kudretlilerle sahip oldukları müdafaa ve muhafaza edeceklere ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu.....

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 318

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 165

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 276

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 284

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 268

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...