Sıcakkkk, çok sıcak!
Köşe Yazısı

Sıcakkkk, çok sıcak!

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
06 Aug 2025 5 dk okuma 197

Günaydın Can-Canlarım: Sıcakkkk, çok sıcak! Bu seneki sıcak havalar, bana yaşımın ilerlediğini yüzüme vura vura hatırlatmaya devam ediyor...Neyse bu da geçeerrr! Biz asıl kalıcı gibi görünen gittikçe içimize yuvalanan mikroplardan ve cehennemden arınmaya bakalım...bakalım da kolay değil ki kurban??

Mikrobu antibiyotik ya da ecza ile halledersin, bu insan kılığındaki mikroplar adeta yağlı kara! Yapıştılar mı, kazısan çıkartamıyorsun. Ayrıca, yıllar evvel, bilinçli olarak ülkemize yerleştirildikleri için, bazılarını kılık kıyafet, adet, adabından anlıyorsun ama bir de tebdili kıyafet gezenler var. İşte onlar var ya çok zor anlaşılabiliyor. Zira sırtları pek! Koruyucu destekler her an diplerinde, anında aklanıveriyorlar karalansalar da! Enseleri kalın ya, istedikleri gibi davranıyorlar, adeta sonsuz dokunulmazlıkları varmış gibi ki, var da! Riya, melanet, vurdumduymazlık, her türlü bet haslete sahipler, ama o dokunulmazlık var ya, verenin elleri kırılsın inşallah, ne hak, ne hukuk, ne edep, ne ahlak hiç bir şeyle sınanamaz vaziyette! Atmaya gelince mangalda kül kalmaz, caka desen, yanlarına yanaşamazsın...ayrıca, bukalemun gibiler haa! Sosyal hareketlerin içindeler, akıl desen sadece onlarda gani! Savunmaları sağlanmış, sen-ben işaretlenirken, onlar muaf, dedim ya dokunulmazlıkları var! Esaslarını araştırmaya kalksan, dün hiçbir kimsenin tanımadığı silik görünüşlü cinler. Nemalanacakları yeri yalamaktan dilleri adeta yara olmuş ve hatta kabuk tutmuş, etkilenmiyorlar. En masum onlar, en şanslı onlar, en hatırlı onlar! Ulen, ne zaman kazandınız bunca itibarı dünün hademeleri?? Sormak lazım aslında ama, mutlaka sonradan ortaya çıkan bir dedelerinden altın madeni kadar kıymetli mal kalmıştır. Şanslılar ya! De gidin bee! Ancak aptallara yutturursunuz kendinizi, diyeceğim ama bütün ulus mu eblehleşti arkadaş? Hiç mi anlaşılmıyor bu tebdili kıyafetle dolaşan belalar???    
   Bakın ne güzel demiş KEMAL TAHİR: **Orospunun dişisi, erkeği olmaz. Orospuluk huydur. Söz verip tutmamak, borcunu inkar etmek, birini casuslamak, arkadan adam vurmak, kendinden zayıfı ezmek; hatta korkmak bile yerine göre orospuluktur.** Abooo, biz nerelere, kimlerin içine düşmüşüz he kurban??? Aşağı tükür sakal, yukarı tükür bıyık... ayrıca açıkça ifade özgürlüğün yok! Bazı hakların elinden gözünün içine baka baka, alınmış, fark etmemişsin bile! Şimdi kimi kime şikayet etçen gariii? Kim takar Yalova kaymakamını, yerine çoktaaan çakmaları yerleştirildi, sen tatlı tatlı uyurken. Gözünün üstündeki sürmeler bile hüplendi...ceplerini paracıklar nerede diye karıştırma telaşa kapılıp, onlar çoktan eridi gitti..'hazıra dağ mı dayanır?' derdi ninelerimiz, dedelerimiz...dağlar, ovalar, ormanlar bile kalmayacak yakında dedem, nenem benim, yangın çıkıveriyor, alayına yanıp kül oluyorlar!!!
   Var bu ülkenin başında bir uğursuzluk, hem de kitleler halinde! O uğursuzların tuzları adeta kupkuru! Bizimkiler rutubetlendi nemden artık, tuttuğun elinde kalıyor alimallah!!!
   ''Bu da geçer bee!', diye seslenecekler diye bekliyorum ama ııhh! Nafile! Daha çok beklersin kurban! Tren kaçtı, dumanını bile göremezsin, koşma ardından! Akıllı olup, aldanmayacaktın yalan sözlere, aldatmacalı, göstermelik güzelliklere, yalandan yakınlıklara! Her şey senin gözlerini boyamak içindi, boyandı bitti...sen şimdi boş tabağa bakıp dolu hayal ediyorsun, cebini yoklayıp, ufak da olsa bir tomarcık, ya da bir metal şıkırtısı duyma sevdasındasın...Nerdeeee??
Gidenlerin geri dönmediği gibi, ne eski günler, ne eski dostluklar, arkadaşlıklar, ne sevdalar, ne de pişmanlıklar geri dönecek...Baykuş deme bana, sakıınnn!!! Ben artık etrafımı görebiliyorum, gözlerim çok geç de olsa açıldı! Etrafımı saran yalan dolanı da fark ediyorum, yapmacık oldu-bittileri de...neye yarar kurban? Atı alan Üsküdar'ı geçer de, ahı alan sıratı geçer mi? Bilemem...o kadar ah alıyorlar ki bu dini kalkan edenler, şayet bir vaat edilmiş bir cennet varsa, kapısından içeriye adım bile atamazlar...onların görüp göreceği yalancı cennet bu dünya da, ancak cehennem zebanilerine hesap verirler diye umuyorum, çünkü bu dünya da, onlara tanınan dokunulmazlıktan dolayı, ne laf, ne küfür ne lanet hiçbir şey işlemiyor...neden? Arkalarındaki sürekli tazelenen destek....

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 318

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 165

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 276

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 284

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 268

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...