Selamet mi felaket mi, yoksa Mahşerin provası mı????
Tünaydın Can-Canlarım; Son zamanlarda çoğunluk gibi ben de USA yöneticilerinden, özellikle kendini dünyanın hakimi zanneden, zavallı ve düşük ahlaklı bir milyarder olan başkanlarından tiksinir oldum. Ne de umurları değil mi?
Ancak, aklı başında, Amerikan halkının idolü olmuş, tüm sinema sanatçıları ve daha bir çok aydın, ne kadar güzel içlerini döküyorlar, küfre varan hakaretlerle yerle bir ediyorlar! İşte burada durmak lazım; edebiliyorlar zira onların Demokratik idare ediliş şekilleri, devlet başkanları dahi olsa, her türlü hissiyatını açığa dökebilmene müsait! Bizdeki, Demokrasi anlayışı gibi değil! Devlet Başkanının elinde kukla olmuş, adalet temin edici memurlar, bakanlar ve diğer devlet erkanına mensup kişilerden müteşekkil değil onlardaki Demokratik idare...doğruyu söyleyenin dokuz köyden kovulduğu hatta tutsak olduğu bir zihniyetin yarattığı yaşam şekli...biz bir yerlerde yanlış yapıyoruz ama nerede acaba????? Bırakın doğruyu konuşmak, haklıyken haksız duruma düşürülmen, aleyhinde verilecek karar için, yetkilinin iki dudağı arasından çıkacak sözde...ne olduğunu, neden olduğunu, anlayamadan, kendini anlatmana izin verilmeden, hürriyetin elinden alını veriliyor Allah korusun!!!
Ama, birçok Amerikalı film yıldızlarının uluorta, hatta meydanlarda Başkan Trump hakkındaki fikirleri ve suçlamalarını, bütün çıplaklığıyla haykırıp, en azından vatandaşlık görevini yapmalarına izin veren bir Demokrasi yaşıyorlar ya, kıskanıyorum kurban!!! Merryll Streep, Robert de Niro ve en son da, Richard Gere'nin şimdi sizlerle paylaşacağım sözleri, uluorta hangi Türk babayiğit meşhuru terennüm edebilir? Edemez zira, hürriyeti kısıtlanır!! Bakın neler demiş yakışıklı film artisti Richard Gere:
**Kim Amerika'nın bu hale düşeceğini düşünürdü? Amerika'nın bu hale düşeceğini? Bu gezegende deneyimleyeceğim en karanlık devirde yaşıyoruz. Amerika'nın bu hale düşeceği kimin aklına gelirdi? Böyle bir delinin Amerika Birleşik Devletlerinin Başkanı olabileceğini ve her şeyi darmadağın edebileceğini kim düşünürdü? Bekleyin, alkışlamayın, karşılıklı konuşmamız gereken bir mesele bu. Tüm o güzel temelleri, kazanımları yok edeceği kimin aklına gelirdi? Amerika hiçbir zaman kusursuz bir yer olmadı; fakat yöneldiği yüce bir ülküsü var ve bu her zaman böyleydi. Bu ülke her daim kendini düzeltebilme haklarına sahipti. Daha ilk günden bu şahıs, Amerikan Devletinde ve milletinde iyi ve olumlu olan ne varsa, neredeyse yerle bir etti. Bu gezegende deneyimlediğim en karanlık dönemi yaşıyoruz. Nasıl böyle bir şey olabilir...çünkü biz uykuya daldık. Biz duyarsız kaldık... Oy vermedik. Gerçekten kulak asmadık. Biliyorsunuz, elbette ben bu şahsa oy vermedim, fakat etrafımdaki insanları, gerek yakınlarımı, gerekse bana mesafeli olanlar bu adamın Amerika Birleşik Devletlerinin başkanı olarak seçilmesinin tam bir delilik olduğunu sağduyuyla ikna etmek için yeterince çaba sarf etmedim...dolayısıyla hepimiz bu sorumluluğu üstlenmeliyiz, ama en büyük bir hızla...Sadece birkaç hafta içinde Amerika'nın şirazesini darmadağın etti...**
Hiç yabancı gelmedi değil mi, Gere'nin sızlanmaları? Gelen felaketlerin ne kadar büyük olabileceğini düşünemedikçe insanın karşılaştığı yumruk yok yok, balyoz niteliğindeki darbelerin bile es geçtiği felaketin ben geliyorum uyarısına bîgâne kalıp, sonradan yaşadıklarıyla hayıflanması...bunlardan bir şey olmaz umursamazlığı ile, etrafımızda, habis kanser hücresi gibi galopan ilerleyen topluluklar, bugünlere kadar sürüklenme sebebimizdir...Yani biz ne ettiysek, kendimize yakınımızdaki korkunç hatta ürkünç tehlikeyi hafife aldık, adam sendeledik! İyi halt ettik! Şimdi al başını iki elinin arasına, ''ahhh, akılsız başım'' diye hayıflan! İyi halt et! Atı alan Üsküdar'ı geçti, o kadar hızlı ve şuursuzca ilerliyor ki, dibindeki uçurumu görmekten aciz!!! Kim bilir, belki de, bizim bilmediğimiz, 'kendini sağa alma' yöntemleri vardır...yani onlar sağ, biz? Selamet mi felaket mi, yoksa Mahşerin provası mı???? Sizce hangisi????
Yorumlar yükleniyor...