Saygısızlık etmemek en büyük tutkularımdan biridir
Köşe Yazısı

Saygısızlık etmemek en büyük tutkularımdan biridir

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
04 Mar 2025 4 dk okuma 183

Günaydın Can-Canlarım; Sabah sabah daldım...eski Ramazan ayları geldi aklıma...adeta beklenirdi...Ramazan pidesi çıkacak, evde her zamankinden değişik, başka aylarda aklımıza gelmeyen yiyecekler yapılacak, alışık olduğumuz sofra düzeninde ilaveler, iftar vakti gelene kadar bir sessizlik hakim olacak evde...biz mahallenin çocukları için hava hoş! 'Lay-lay-lom' dayız...sadece günlük eğlencemize iftar vaktinden evvel, Köprü, Hacı Ahmet Camiinin tabak gibi görünen karşı caddesine konuşlanırdık,

Dine saygı vardı, inanç kuvvetliydi, dindara saygı vardı, zira suları bulandıramamışlardı daha! Cüppeli Hocalar, Tarikatlar, cüppeliler, göğsüne kadar sakallılar sarmamıştı etrafımızı...günah denilen şeylerden, kalp kırmaktan, iftiralardan, gönül yormaktan korkardık...Allah'ın yüceliği işlenmişti minicik yüreklerimize...iyilikleri de, kötülükleri de, Allah görürdü, bilirdi, yargı ondaydı...olumsuzlukları bile 'Allah böyle istedi, yarattı, hükmetti' sözleriyle, sorgulama kapanırdı...
   Ne değişti? Ne mi değişti?? Aynı kalan var mı??? Her şey değişti! İnançlar, bilinçle birleşip, kendi vereceğiniz karara bağlandı çok şeyde. Din kavramına bakış, algılama ve anlayış değişti çoğu o evlere 'kandiller yandı' diye koşuşan dünkü çocuklarda...Ramazan aylarında cami, cami dolaştırılan, 'sakal-ı şerif' denilen Hz. Muhammedin sakalı olarak, büyüteç altında öptürülen kıla, inanç değişti dünkü çocuklarda, yani bizlerde. Bazıları, hala berdevam! Allah onlardan razı olsun. Ama benim beynimdeki ALLAH, tek başına kaldı sevgi, inanç ve saygıyla...Benim için, Din, Allah'tır. İnancım, benim indimde, çözülemeyecek bir kavram olduğu için, Yaradan olarak bellediğim, yarattıklarına duyduğum, bağlılık, saygı ve mest olma duygularıyla karışık, nasıl, neden sorularına kendi akıl ve mantığımla cevap veremediğim olguların mimarıdır. Kusursuz bir mimar...birleşmelerin, yaradılışın sürecinde evreleri olan, kudretinden, hikmetinden sual olunmayacağına inandığım bir Tek!!!
   Evet, bir çoğunuz, hayda 'Ramazan ayında böyle şeylere değinilir mi?' diye geçiriyor olabilirsiniz içinizden...ama içimdekini, beynimdekini kimden saklamak ihtiyacım olur ki? 'Dinsiz' diye mi suçlanırım? Korkunuz, savınız bu mu? Geçiniz...çünkü ben bu yaşıma kadar kendimi ancak çözebildim. Benim inancım bana, senin ki sana! Kime ne??? Ancak 'Dindar' geçinip, namaz, oruç gibi vecibeleri yerine getiriyor ve de aklınızı kötüye çalıştırıyorsanız, kul hakkı yiyip, asılsız dedikodularla suları bulandırıyor veya iftira atıyorsanız, yetim hakkı yiyip, kendinize yontuyorsanız, siz düşünmelisiniz, Araf'ı, Cennet'i, Cehennem'i...Zira benim, Cennetim de, Cehennemim de Araf'ımda bu yaşadığım dünyada...ileride görülecek hesabım yok, çünkü herkesle bu dünyada hesaplaşabilirim. Günahım da, sevabım da kendimedir. Başkasının ne malında ne mülkünde gözüm var, haa, sizlere göre günah sayılabilecek hatalarım var, öyle mi? O da Allah'a karşı verebileceğim bir şeydir, o da sadece beni ilgilendirir. Ancak, yaşadığım, müddetçe, etrafıma yaptığım bir kötülük varsa eğer, onunda hesabını vermesini Araf'a bırakmam burada veririm. Hatalıysam özür diler veya telafi ede3rim, hatasızsam da affetmeyi önde tutar karşımdakini sınarım, olmuyorsa, ondan vaz geçerim...bu kadar basit ve nettir düşüncelerim...
   Saygısızlık etmemek en büyük tutkularımdan biridir, çünkü bana da o şekilde davranılmasını isterim. Haksızlığımı fark ederek, özür dilemek, en güzel saydığım meziyetlerimden biridir. Herkesin mahremiyetine izinsiz girmek, kimsenin hakkı değildir, ama zayıf anlarda pek güzel becerdiğimiz bir kaçamaktır, ancak girmekten girmeye de farkın boyutlarını düşünmek bile istemezsiniz....
   Hepinize, günahlardan uzak bir gün diliyorum, sevaplarınız bol olsun, ancak yerine göre bahşedin, hak etmeyenlerin hanesine girmesin! Olur a! Etrafta Dini kalkan ve zırh edinen o kadar soysuz var ki!!!!!

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 316

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 164

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 275

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 283

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 267

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...