Şaşırmadınız mı?
Günaydın Can-Canlarım; Bu sabah, tabletimi açtığımda, ilk gözüme çarpan yazıyla irkildim! Aman Allah'ım bu doğru olabilir mi diye! Şaşkınlığımın sebebi söylendiği iddia edilen sözlerin, eski Diyanet İşleri Başkanı, Ali Bardakoğlu'na ait olduğu...yok canım herhalde kandırmacadır, ya da biri şaka yapıyordur diye, tekrar tekrar okudum...yalan ise, günahı, paylaşanın boynuna! Ben sadece bir takipçiyim, ancak böyle çarpıcı şeyler düşünce önüme, hayretimi ifade etmek istiyorum, adeta, ''ayyy, do
şöyle isterseniz beraber bakalım, tekrar ve yeniden:
**ŞİMDİ SİYONİST EMEVİ SARAY MÜSLÜMANLIĞI HAKİM=BOP PROJESİ. Eski Diyanet İşleri Başkanı, Ali Bardakoğlu; ''Şu anda yaşadığımız dinin, Müslümanlıkla ilgisi ve alakası yok. Müslümanlar, şeyh, ya da siyasi liderlere tapıp; aklı, sevgiyi, barışı, bilimi, ahlakı, adaleti, özgürlüğü, sanatı, estetiği, ve hukukun üstünlüğünü terk ettiler...**
Şaşırmadınız mı? Ben hala şaşkınım! Ayol, Bardakoğlu'nu da, Stand-up'çı çocuk gibi göz altına almaya kalkmasınlar, ya da, bunadı diye hacir altına aldırmaya???...Yaparlar mı, yaparlar vallahi! Hiiiççç, şaşmam!! Dünya büyük bir değişimin eşiğinde! Ayaklar baş oldu bir çok ülkede o, besbelli. menfaatlerin, ideolojilerin çatışması kaosa sürükledi insanlığı...yarın kime inanılır, kime güvenilir, işte orası en büyük muamma, çünkü çoğu liderde, takke düştü kel göründü...Makyajlar, artık arkasını görmek için, akıl ile bakanı ayılttı. Güçlü, eli tutulmaz sanılanlar, küçümsediklerinden medet umup, destek bekliyor, iki-üç günde dize getiririz diye, karşılarındakini küçümseyerek yapılanlar, hakikatler ve iradeler karşısında, sıcakta kalmış buz gibi eridiler...hele hele, bir tane kendini bilmez şımarık besleme, halkını kaos ve felakete sürüklemekle kalmadı, biraz daha uzasaydı çatışmalar, tekrar eskiye dönüp, becayiş yollarına düşürecekti...vaz mı geçti? Yooo, hala, tepinip duruyor, başka ülkeleri de tehdit etme huyuyla, en başta bizi...otur oturduğun yerde, tekrardan bir göçe maruz bırakılmadan, diye kulağını çekmek geliyor içimden, şımarık 'sabinin'! Neyse, bulandırmayalım yüreklerimizi, yarın, öbür gün bir toparlansın kime sataşacağını belirler, tabii, ömrü vefa ederse...Sadece kendini ve ailesini yaksa, sesim çıkmayacak, ama, dünyanın dört bir yanından, amaçla toplaşmış olan dindaşlarını da sürüklüyor kendi hatalı yoluna....
Ama ne diyeyim, Ali Bardakçıoğlu'nun sözleri, dürttü beni. Demek ki, etrafımıza bakıp da, Dinimizi, nasıl alet ederek, cahil dindarı söylemleriyle besleyerek bu kadar yoldan ayırmaların, sadece bizim gözümüzle görünmediğini ispat etti adeta... Tabii ki, samimi idiyse bu sözlerinde...ben ve benim gibi, 'Dinimizin' bu kadar yanlış işlenmesiyle, hataları, uçurumlar yaratan yanlışların, biran evvel toparlanıp düzelebileceğine, kendimi bir inandırabilsem, yaşarken cenneti bulmuş olacağım. Çünkü, sevgili, Türk Milleti, tekrardan kurduğu Cumhuriyet Devleti ve demokrasiye, adapte olmaya çalışırken bu bölünmelere maruz kalmayı hak etmiyor...hem de hiç! Hele hele, Dini inançlar yüzünden! Allah'la kul arasına girmenin en büyük günah olduğunu, bir anlayabilseler, bir kabullenebilseler, adam olma yolunda ilk adımlarını atmış olacaklar...
Yorumlar yükleniyor...