SAĞ OLUN, VAROLUN, ama HEP OLUN!
Günaydın Can-Canlarım; Abooo, saate de bakmadım, güzel sabah havasının tılsımıyla, meğer öğleni bulmuşuz kurban!!! Yaa, yakalayamıyorum zamanı! Öyle güzel bir günün tılsımıyla, unutuyorum saatlerin kaç olduğunu! Biraz da boşluk ve emekliliğin sunduğu rehavetten de kaynaklanıyor tabii...iş yok koşacak, aş yok kovalayacak. ekmek elden, su gölden geçinip duruyoz gardaş!!! Duyan da inanacak adeta...
''İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ!'', cümlesinin ilk yankıları sevgili büyüğümüz, en büyük Türk'ümüz ATATÜRK'ümüze dayanır, ufak bir hatırlatma yapmak istedim;
***Kurtuluş savaşından galip çıkıldığında Lozan'da Türkiye'nin kurtuluş antlaşmasına giden heyetin başındaki, rahmetli İsmet İnönü'ye: ''İsmet eşinle ve konferansa katılanlarla birlikte uygar bir ülke insanı giysileriyle gitmenizi istiyorum,'' der.
İsmet Paşa'nın ''Aman paşam bütçemiz dar, savurganlık yapamayız'' sözlerinin karşılığına, ''bak İsmet, konferansta neler giyilmesi gerekiyorsa Beyoğlu'ndaki en iyi terziye en kaliteli kumaş ve kreasyonun dikilmesini rica ettim, gidip ölçülerinizi verin, gardrobunuzu hazırlansın, orada şahsınızı değil Türkiye'yi uluslararası alanda, modern ve çağdaş bir cumhuriyet olarak en iyi şekilde temsil etmelerini vurgulayarak, ''İtibardan tasarruf olmaz '' cümlesini söylemiştir...
Aradan seneler sonra, aynı sözler, Recep Tayyip Erdoğan tarafından sarf edilmiş, kamudaki harcamalar ve temsil giderleri bağlamında...kamu bütçesinden yapılan temsil ve tören harcamalarının gerekliliğini savunmak amacıyla, sıkça dile getirilmiştir, devletin uluslararası alandaki saygınlığı ve temsil gücünün muhafazası adına, bu anlayışın şart olduğunu ifade ederek...Beştepe Sarayı, yazlıklar ve donanımlarla, karşılamalardaki özel sunumlarla...Değil mi? Bunları senelerdir, iktidara geldiklerinden buyana duyuyor ve görüyoruz...ABD' deki toplantıya giderken, Avrupa'nın uygar ülke başkanlarının birbirlerinin uçağını paylaşırken, bizim heyetin, 4 ayrı özel uçakla gittiklerini medyadan seyrettik, okuduk, bilgilendik...
Şimdiiii, gelelim benim değinmek istediğim konuya!!! Filenin Sultanları Kızlarımız, dün yine ve yeniden, bayrağımızı göndere çektirip, İstiklal marşıyla tüylerimizi gururdan ve sevinçten dimdik etti, gözlerimize sevinç göz yaşları getirdi...Yine ve yeniden ?SPORCU KIZLARIMIZLA, göğüslerimizi Türklüğümüzle kabarttılar mı, KABARTTILAR...2023 de de aynı gururları yaşatmışlardı bizlere...Dünya ve Olimpiyat şampiyonluklarını TÜRKİYE'YE mal ederek...ne bir karşılama töreni izledik, ne de benzeri bir gurur okşayıcı hamle, Türkiye Cumhuriyeti başkanından...öyle ya, birden fazla özel uçakları var zatı alîlerine ait! Bir tanesini, kızlarımızın ve ekibin de gururunu okşamak için oldukları yerden aldırarak, memlekete getirilmeleri yakışmaz mıydı, Türkiye Cumhuriyet Devleti'nin Cumhurbaşkanına?? Aylar sonra, kuru bir tebrik toplantısı yemeği yerine...
ÇOK YAKIŞIRDI!!! Ayrıca çok şık olurdu, böyle gösterilerde ön planda olmak isteyen erkana...Ama, gel gör ki, ülkemizde, Dindar, adil, ve aynı zamanda modern görünmek isteyen yönetimin, modern tavırlar, giyinişler ve yaşam tarzı olan kadına tanınan itibar bu!!!! Yazık be çok yazık!!!! Bu saygınlık göstermekten imtina ettiğiniz 'kadın kısmı'' var ya, hani örtüp, kapatamadığınız, aklıyla hak ettiği, dokundurduğu sözleri sarf ettirmediğiniz, işte onlar yüzünüzü güldüren kesim!!! Bunu ne zaman, idrak ve baş tacı edeceksiniz bilmem, ama doğru ya, hala, o örtülü hanımlar, kendilerine uzanan mikrofona, Türkiye'de kadınlara seçme hakkını, RECEP TAYYİP ERDOĞAN verdi, sözleriyle, karikatür mahiyetinde ortalıklarda boy gösteriyorlar...Neyse...
Yüzümüzü, güldüren, şu karanlık günlerimizde, ışığımız olan genç Türk kadınları; Hepinizden Allah razı olsun, emeğinize, alın terinize, milyonlarca teşekkürler ve şükran sunuyoruz, asil ve başını öne eğmeyen Türk Milleti olarak...SAĞ OLUN, VAROLUN, ama HEP OLUN! ALLAH AYAĞINIZA TAŞ DEĞDİRMESİN, BAŞINIZ ÖNE EĞİLMESİN...
Yorumlar yükleniyor...