Öyle değil mi ya!!
Günaydın Can-Canlarım; Birkaç gündür, etrafta dolanan, her şeye maydanoz olan, bilmeden fikir yürüten, iyiyi kötüden ayırmaktan aciz, ama çarıklı erkan-ı harpler gibi fetva veren, fikir yürüten, ağzı olduğunu ispat etmek için konuşan insanlara hastayım! Şeytan diyor ki, git, omuzlarından kavra, silkele ki, bir yudum akıl varsa harekete geçsin!!! Gel de rahmetli babamı anma! O kadar ince esprileri vardı ki, etrafımızdaki, bön insanları işaret edip; ''bunlar akıl dağıtılırken, şemsiye ile dola
Zaten, aptal insan, espri yapamaz! Akım derken bokum der çıkar işin içinden...Espri, 'Zekâ'nın bir nevi göstergesidir. Bütün stand-up'çılara baktığınız zaman hemen belli olur zaten. Lafı gediğine öyle güzel yerleştirirler, pek sık olmasa da, bazen, espriden sonra gülenler de oluyor...Cem Yılmaz, mesela...bir de şimdilerde seyretmeye doyamadığımız, DENİZ GÖKTAŞ!!! Gel de ABD'nin cezai kararlarına saygı gösterme! Burası, hür bir ülke, insanlar beğenmedikleri, devlet başkanları aleyhine fikir yüretebilirler, maddesini öyle güzel benimsetmişler ki, dokunulmazlıklarına halel gelmiyor gibi...geliyorsa da, adil, bîtaraf yargı karşısına çıkartıldıkları için, söyleyemedikleri, sözler, yürütemedikleri fikirler için hayıflanmıyorlar...şanslı halk! Hiç olmazsa, kayıtsız şartsız, biat etmeye zorlanmıyorlar...akıl ve mantık çerçevesinde, tesbit ettikleri davranış hataları ya da, zeka eksikliğini, uluorta, aleni, şikayetlerini gizlemiyor, bilakis medyalarda paylaşıyorlar...Sloganlarındaki; ''IT'S A FREE COUNTRY'' (Burası özgür bir ülkedir), temasını her zaman, her yerde söyleyip tartışabiliyorlar...ha, sözlerde hakikat payı varsa, dokunulmazlar. Ancak, olmayan bir şeyle suçlandıkları takdirde, haklarında kanuni vecibeler uygulanabiliyor...gel de imren me!!!
Bir de bizim ülkemizi düşün...taaa Osmanlı zamanına götüreyim sizi...Padişah II. Abdülhamit, burnunun uzunluğuyla hicvedilirken ördek tiplemesi yapıldığından; ''Bugün hava yağmurlu'', sözünden bile harekete geçilip; Yağmurda sular göle döner, göl de ördekler yüzer, vay padişahın burnuna değindiler, şüphesi ile huzura çıkarılanlar olduğunu, 60 küsur sene evvelinden okuduğum tarih derslerinde öğrenmiştim...Hatta, yağmurlu hava durumunu bildirirken bile, cezalandırılma endişesiyle otosansür uygulandığı rivayet edilirdi....
Her daim, baştaki idareciler, hatalarında tenkit, ve güzel şeylere imza attıklarında da, yüceltilirler. Ama gizli kapaklı, kulaktan kulağa, ya da demokrasi ilkelerine güvenerek alenen...böyle de olması gerekir. İstibdat yönetiminde değiliz ki...ancak, şakül bozuldu illaki, doğru tartamıyor olabilir, acil elden geçmesi gerekir bence, uzmanlar nezaretinde...öyle değil mi ya!!
Yorumlar yükleniyor...