NARDUGAN BAYRAMI!
Sevgili Can-Canlarım; Bugün NARDUGAN BAYRAMI! Bolluk, bereket ve güzellikler bizlerin olsun...
İslamiyet öncesi, Orta-Asya Türklerinden günümüze taşınabilen bayramlardan biri! Hatta Türklerden, Hıristiyanlara geçtiği, bunu da Hun’ların Avrupa'ya geçişlerinden sonra, onlardan görerek benimsedikleri söylentiler arasında, bizlere kadar ulaşmış... O zaman, çoğumuzun evlerinde yıl sonu özellikle Aralık başlarından itibaren ağaç süslemeleri, altına birbirlerine hediyeler koymaları geleneği, evvel ezel varmış...çoğumuz bu tarz kutlamaları Hristiyanlara bir özenti olarak kabul ettik. Yanılmışız. Öz be öz eski Orta Asya Türklerin geleneğiymiş meğer...
Ben bu ''Nardugan Bayramını'', rahmetli, Sümerolog, Arkeolog ve Dil Bilimci, Muazzez İlmiye Çığ'ın yazılarından etkilenerek çok evvel de paylaşmıştım. Ancak ne zaman olsa ilgim körükleniyor, ve çoğumuzun bir özenti, taklit ve Müslümanlığa ters gibi görünen, öyle ya, ‘’Christmas, Noel’’, Hz. İsa'nın doğuşu, Hristiyan bayramı olarak bilinir, gel gör ki, 21 Aralık ta kutlanan Nardugan Bayramı, Orta Asya Türklerinin 'kış, gündönümünde kutladığı, ''güneşin yeniden doğuşu'' olarak kutlanan kadim bir bayramdır. Dualar Tanrı’ya gitsin diye süsledikleri ağacın armağanlar koyuyorlar, ağacın dallarına alacalı ipler bağlayarak o yıl içindilekler diliyorlar Yüce Tanrı’dan. Çevresinde türküler, şiirler söyleyerek, danslar ederler. Mesela, bana enteresan gelen: Yüzük falı bakılırmış. Toplanılan Nardugan Evi’nde en büyük ve en küçük oğulun, ırmaktan su getirmesi ve evdeki genç kızlar suya yüzüklerini bırakmaları gerekirmiş. Ayrıca kılık değiştirip evden eve dolaşıp oyunlar oynarlarmış. Noel Baba figüründen evvel, ‘Ayaz Ata’ figürü varmış. Yani sözün özü, 21 Aralıkla başlayan kutlamalar, Hristiyanların Noel kutlamalarına özenti değil, Orta Asya Türklerinden günümüze kadar gelmiş bir öz be öz Türk adetiymiş.
Evet, sevgili Canlarım, Bütün dinlerde kutlanan bayramlar, isimleri ve de tarihlerinde ufak oynamalarda olsa birdir. Hala neyin tartışması yapılıyor anlamak mümkün değil. Tanrı bir ve tek! Peygamberler ve kitaplar değişik! Hepsinde ki uygulanması istenenler aşağı yukarı aynı, ibadet şartları ayrı…
Ben, hala insanları ‘DİN’ alet edilip, neden bu kadar yoruyor ve ayrı düşürüyorsunuz? Muhakkak ki ardında bir art niyet vardır, zira nemalananlar bu kadar peşine düşmezdi. Herkesin inancı kendine diyerek serbest bırakırlardı insanları, Allah’la aralarına girmeye çalışmadan…
Yorumlar yükleniyor...