Kader ve yazgı olarak nitelendirebilecek, sineye çekebilecek miyiz?
Köşe Yazısı

Kader ve yazgı olarak nitelendirebilecek, sineye çekebilecek miyiz?

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
24 Jan 2025 3 dk okuma 162

Günaydın Can-Canlarım; Acılar, artık toplu acılar olarak, üst üste o kadar amansız geliyorlar ki, duydukça, gördükçe, etkisi altında kalmamak imkansız! Hepimizin başına gelebilecek felaketlerin iz bırakmaması mümkün değil. Kartalkaya kayak merkezindeki müessif yangında, kayıp sayısı 76'yı bulmuş, kim bilir daha niceleri yüreğimize ateş gibi düşecek...Sömestr tatilinden faydalanan aileler, çoluk çocuk kayak merkezine doluşmuşlar, neşe ve sevinçle...böyle bir sonun beklentisinin bile varit ol

Hiç, plajda otururken, altınıza uçsuz bucaksız serilmiş incecik, toplu iğne başı ve hatta ondan daha da minik kumu avuçlayıp, yavaşça parmaklarınızın arasından yere dökülüşünü seyrettiniz mi? Nasıl birbirleriyle yarışırcasına aralıklardan kayar gider değil mi? Sanki yuvalarından ayrılmamak, bir an evvel o kümeye kavuşabilmek için...avcunuzdan kayarken acelelerini hissedersiniz akıp gitmek için. Elinizde, hapsetmek isteseniz de direnirler, içlerindeki enerji avcunuzu ısıtır, nemlendirir sıktığınız kumu, yine de birbirlerinden kopmamak için toplu halde kurtuluş isterler...kim bilir denizin içinde hangi kayaların erozyonuyla böyle miniminnacık ufalanmışlar, dalgalara teslim olup kıyılara vurmuşlar...Hiçbir şey yerinde durmuyor anlaşılan sürekli bir hareket ve oluşum içinde...
   Hiçbir şeyin akışına mani olunamaz gibi görünüyor, hapsetmedikçe...o mahpus da, bir punt bulduğu an azat edilmek istiyor...kanadı varsa uçuyor, yoksa akıp gitmek istiyor, su gibi, kum gibi, duygular gibi, düşünceler gibi...Hiçbir şeyi, ilelebet hapsedemezsiniz! Ya çürür gider, ya da fırsat bulduğu an esaretine son verir, ya kırılır, dökülür ya da çirkin bir şekil alır...
     Yaşadıklarımız da farklı mı sizce? Hoş tutulmadığı an kayar gider elinizden, arkasından bakakalırsınız! Anlam veremezsiniz, neden gitti bu şimdi diye kendinizce! Ama bir de o kaçıp gidene sorsanız? Kim bilir neler diyecektir, ne şikayetler edecektir, ne bıkkınlıklar sergileyecektir. Canlı da, cansız da, belli eder bıkkınlığını bir şekilde! Dili varsa, isyan eder, ya da azat edilmek ister. Cansız ise, miadını doldurmuş olmanın emarelerini gösterir. Paralanır, kırılır dökülür, bir araya toplanamayacak durum arz eder, ve netice de vaz geçilen olur...oysaki, dili olsa kim bilir ne anılar, ne yaşanmışlıkları hatırlatacaktır dürte dürte...ama vefasızlık var ya, fırlatılır atılır bir köşeye, ebediyen yok sayılmak için....
   Ama hayat bu, yaşananlar bunlar, insanlar binbir çeşit! Menfaatler neleri gösteriyorsa doğru odur bazılarına göre, bazılarına göre de gerçekler gizlenemez, bugün olmazsa başka bir gün, hokkabazın kutusundan umulmadık bir anda size; ''Ce eeeee!'' diye seslenerek varlıklarını hatırlatır. Gelsin ardından pişmanlıklar, hani o kullanmak istemediğimiz 'keşkeler' ve daha kim bilir daha neler neler.....

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 317

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 165

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 276

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 284

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 268

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...