Hiç pesimist değilim!
Tünaydın Can-Canlarım, Ben bu bizim milletin, her şeye rağmen, eksilmeyen espri anlayışına baygınım! En basitinden kamyon arkası yazıları! Her biri birer felsefe dersi konusu olabilir...açıkçası, cehaletin filozof yarattığı da ancak bizim, yaratıcı Türk milletinde öne çıkan bir kavram! Halk ozanlarının türkülerinden tutun da, duvar yazılarına kadar...hep bir yaşanmışlık seyredersiniz...ve de düşünürsünüz ardından; ''vallahi de doğru yahu!'' kabilinden...hayatın, yaşananların ve yaşanmışlıkla
''Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman,
Öküzüm torbamdan düşmüş, gördün mü?
Tiridine bandım, bedava mı sandın para vedim aldım!'' Ya da;
''Tepsi de tepsi fındıklar,
Ayşe de Veli Aga'yı gıdıklar.
Aman aman Ayşem şanına,
Nasıl çıkcen Veli Aga'nın yanına...'' gibi...
Mesela duvar yazısı vereyim bir tane;
**Hiçbir şeye güvenme.
Bak Eros tanrıydı, Sezar imparator.
Biri don markası oldu,
Öteki de salata...**Ve bir tane daha;
**Hayat kaç dakika nefes aldığınız değildir aslında...
Nefesinizi kesen kaç dakika yaşadığınızdır.**
**Halimiz, itten beter,
Keyfimiz paşada yok.**...sözlerin derinliğindeki anlama bakar mısınız???
*İki gecedir, yıldız kayıyo sanıp dilek tutuyodum. Meğer, 5. kattan komşu, sigara atıyomuş.*
*Hayat her zaman insana gülmez, azıcık da sen gıdıkla...*
Her birinin ardından istiareye yatsanız, ne konular çıkarırsınız...Yalan mı???
Üstad, Can Yücel'e sığınmadan olur mu?
''Karşınızdaki insan sizi nereye koyuyorsa, siz de onu oraya koyun.
Ne eksik, ne fazla.'' Biz bunu okuyunca aklımıza ne geliyor?
''Az verme arsız edersin, çok verme yüzsüz edersin!'' Tecrübeyle kaim her kelimesi...ve hatta ben kendimden devam edeyim; Değiştirirsen hareket tarzını, hemen ardından yaftayı yapıştırıverirler; ''N'oldu buna son zamanlarda be? G.tü kalktı, kimseleri beğenmez oldu!'' şak diye yapışır alnının ortasına...öyle ya alışmış, kudurmuştan beter derler, alışılan muameleyi görmezlerse, kendilerinde kabahat aramak yok!! Sen suçlusun! Hem de en hasından...eee, ele karışmak böyle bir şey kurban! Hep, karşındakiler seni, ''ensesine vur lokmasını al!'' kabilinden saf ve ebleh görmeye alıştıysalar, gösterdiğin alaka eksikliği, ancak senin kabahatin olabilir...etrafındakiler, sütten çıkmış ak kaşık!! Nazik, kibar, verici sanıyor çoğu insan! Yakınlaşmak için kaç türlü takla atıyorlar, gerçek yüzlerini görüp uzamağa kalktığında da, değişen ''tuuu kaka!'' sensindir elbet...
Onun içindir ki kurban, yılların tecrübesi konuşuyor; etrafındaki insanlara hak ettikleri kadar değer vereceksin. Yani gözünde büyütme sakın! Sana yanaşmak için yoktan var oldular ise, vardır kendilerine göre bir sebepleri...yani seni hakikaten sevmiş takdir etmişlerdir, ya da çoğunlukta ağır basan egoları, emelleri sana yöneltmiştir, basamak için...değilim vallahi! Hiç pesimist değilim! Aksine çok açık bir insanım, beni çözmek için alim olmaya gerek yok! Allahını seversen, gölge etme başka ihsan istemem...
Yorumlar yükleniyor...