Çok mu karartım içinizi nee??
Köşe Yazısı

Çok mu karartım içinizi nee??

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
21 Jan 2025 2 dk okuma 134

Günaydın Can-Canlarım; Özlediniz mi beni?? Aşağı yukarı 1aydır, sizlerle dertleşemedim. İşlerim oldu, doktor randevuları, seyahat falan derken uzaklaştık... Ama, gönüllerden uzaklaşma olur mu? Olmaaazz!! Buluştuğumuz yerden itibaren, özlem gideririz, aradaki mesafeyi kapatmaya çalışırız.

Sevgili Can-Canlarım, bir müddettir lügatım'dan ''KEŞKE''leri

kaldırma çabasındayım...bir nebze de başarılı oldum sanırım. Hayatımızın belki de en güzel fırsatlarını, ''ah, keşke'' katlamalarıyla heba ettik. Belki de bulduğumuzla yetinip, 'keşke' arttırması yapmasaydık, yaşamımız daha verimli, daha mutlu, daha özlenen olabilirdi...Belki kararsızlıklarımızın kurbanı olmadan bir şeye sahiplenirken, 'keşke yeşili olsaydı, keşke daha büyük olsaydı, keşke daha iyi olsaydı, keşke daha güzel, ve bunun gibi tren katarı gibi uzayacak, kararsızlıklar silsilesiyle, sahipleneceğimiz fırsatı değerlendirememiş olabiliriz...o zaman da, karşımızda büyük harflerle yazılı bir 'GEÇMİŞ OLSUN' yaftası belirir...Okudukça, çırpınır, pişmanlıklara bürünürüz... ancak, insan oğlu çok kere karar anında akıl tutulması geçirebiliyor, o zaman da, kaderim buymuş diyerek mevzu uzatmadan kapatmayı bilmeliyiz, de, nasıl olacak bu iş, gönül razı olmadan? İkna edilmeden? Geçiniz! Onun için napçez? Akıllı olcezz, 'keşke'leri unutcez, hayatımızın akışına bakçez. Anlaştık???

O 'keşke'lin en fazla dilimize pelesenk olduğu konulardan biri sağlığımızdır. 'Keşke, doktora görünseydim, kendim lokman hekimlik yapmadan', keşke beni ikaz ettikleri zaman olsaydım şu operasyonu başıma bu kadar iş açmadan...ve bunun gibi, dönüşümü olmayan daha neler, neler...Ya da alışveriş yaparken...en çok da kelepir bir yer teklif edildiğinde, daha iyisini ararken, avcuna düşecek gibi olandan olmak...sonra da da dövünmek; ''Ahh, ah, keşke alsaydım teklif ettiklerinde, bak şimdi bana sunulanın 5 katı değerlendi!'' gibi, keşke'lerin bize hatırlattığı kaçırılmış güzel fırsatlar...

Çok mu karartım içinizi nee?? Ama hayatın gerçekleri bunlar! Yaşadıkça, önümüze dikiliyorlar, kendimizi akılsızlıkla itham ettiriyorlar çok kere......

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 318

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 165

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 276

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 284

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 268

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...