Ahh, ahh bu cehaletten çektiklerimiz!!!
Köşe Yazısı

Ahh, ahh bu cehaletten çektiklerimiz!!!

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
05 Aug 2025 5 dk okuma 159

Tünaydın Can-Canlarım; Ahh, ahh bu cehaletten çektiklerimiz!!! Ama hala, çemkiriyoruz! Bir yerlere varabilmemize mani oluyorlar adeta! Cehalet, doğru, evrensel eğitimle yenilir. Ancak medeni devletler, milletler sıralamasına girebilmek için, aydınlanmanın simgesi olan meşale, bizim de. okuduğumuz, ilk maarif kitaplarının kapağının simgesidir: meşale=aydınlık!

Sevgili Atatürk'ümüz ne demişti: ''Cehalet, yenilmesi gereken en büyük düşmandır. Unutmayın ki; en büyük savaş, cehalete ve gericiliğe karşı yapılan savaştır.''...böylece en büyük düşmanımıza karşı, teyakkuz halinde olmamız lazım geldiğinin üzerinde durmuş. Ve bu çok sevdiği Türk oğlu Türk milletini, gözlerini yurdumuza diken düşmandan temizledikten sonra, diğer düşman; CEHALET'ten kurtarmak için okuma yazma öğrenmelerini temin etti. Kendi yazdığı ilk ALFABE adlı kitapla, okuma-yazma öğrenmelerini sağladı. Okuma yazma bilmeyen cahillerin bilgi dağarcığı, kulaktan kulağa duyma haberlerle dolar, onları benimser, hakikat olarak bilirler. Halbuki büyük bir yalanın piyonları olmaktan ileriye gidemezler. Manipüle edilirler kolayca ve adeta davetiye çıkartırlar, 'gel kardeşim sen anlat ben sana biat edeyim dercesine...ve maalesef böyle bir kısır döngünün içinde kaybolur giderler...kaybolurlar zira, istenilen yöne ve yola çekilmişlerdir, doğru olarak bildikleri için. Ve inatla bu yolda ilerlerler, tembelliği benimsediler ya, tekrardan yeni ve hakiki şeyleri öğrenmek zor gelir eblehlere...
  Bir iki gün evvel adeta feryat eden bir velinin konuşması ve uyarısını dinledim...kahroldum ama maalesef bütün itirazlara rağmen hiç bir şey yapılamıyor ve oturtulmak istenen sistem, medenileştiren her şeyden uzak olarak, 'ben yaptım oldu!' şeklinde kararname sıfatını taşıyor. Bakınız şikayetinde neler diyor veli hanımefendi: Yürürlüğe sokulmak istenen, yeni, ''Maarif modeli'' denilen , çocuklarımızın geleceğini, Türkiye'nin geleceğini çalan, çağdaş, akıllı düzen, evrensel standartlarda eğitim almalarının önünü kesen bu biatçı, ezberci, beyin yıkama projesini ihbar etmek istiyorum. Önce 'Andımızı' kaldırdılar gıkımız çıkmadı. Ardından, dediler ki, 'dinde zorlama yoktur, ama din dersleri zaruridir. Ardından, çağdaş bir zihin için gerekli olan felsefe, mantık, sanat, vatandaşlık, folklor gibi dersleri kaldırdılar, gıkımız çıkmadı. Çocuklarımızı, akıllı, çağdaş, mantıklı bir birey olmalarından mahrum ettiler, gıkımız çıkmadı. Ezberleyen, biat eden bir beyin yıkama projesini ihbar ediyorum. Bu müritler yetiştirmeyi amaçlayan proje, örgütlü bir kötülük. Hiçbir eğitim amaçlı tecrübesi olmayan, hacıları, hocaları, abiler, ablalar diyerek sınıflara sokmaya çalışıldı, gıkımız çıkmadı. Ve mevcut, Maarif Bakanımız tarafından 10 yıldır üzerinde çalışılan bir proje olduğu açıklandı. Çocuklarımızın çağdaş, evrensel olabilme çabasını ortadan kaldırmaya çalışılan bir uygulama....
   Veli, hanımefendi endişelerinde son derece haklı. Hemen aklım, diğer bir paylaşıma zıpladı; ''Sarhoş er yada mutlaka ayılır, ''cahil'' asla... ve devam ediyor: 
*İşte 'Siyonizm' böyle bir şeydir. Orduna kumpas kurulur, yapısı değişir, sayısı azalır, askeri okulların kapanır. kendi tohumun sana yasaklanır, ürettiğini satın alıyor olursun, eğitimin bozulur, ormanların yakılır, yönetimini değiştirir, güçleneceğiz, şahlanacağız deyip, kölelik sistemi getirir. Devletin ekonomik temeli olan fabrikaları, kaynakları satıp seni dışa bağımlı kılar. Tarihini karalar, andını kaldırır, yaptıkları tüm çirkinlikleri 'din örtüsü' ile gizler ve sonunda sen bunu sana yapanlara duacı olursun. Nasıl olacağını sanmıştın? Haçlı kıyafetleriyle saldıracaklarını mı? Hayır, senin sevdiğin kıyafetleri giyerler...*
   Vay arkadaş! Benim içim karardı, yüreğim daraldı, dişlerim kitlendi, yüzüm hiddetten kızarmıştır, zira sıcaklığını hissediyorum, ellerim yumruk halinde sıkıldı...vur! Kendini döv! Uyutulan bir milletin ferdi olmuşsun, kendini suçla! Yok ben bunları asla düşünmedim, benim tarzım ve inancım değil diye haykır!!! Kim duyar seni! Zamanında haykırsaydın, yumruklarını vuraydın masalara, belki faydası olurdu...gelenler gümbür-gümbür geliyor, atı alan Üsküdarı çoktaaan geçti...Uyutulan bir milletin hezeyanını yaşıyoruz maalesef...haydi bizler sona doğru adım adım yaklaşıyoruz, ama bu milletin, Atatürk çocuklarına yazık değil mi???? Vah ki ne vah!!! Bütün bunları bize yaşatanlara lanet okuyorum...
YAZIKLAR OLSUN!!!!

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 317

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 165

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 276

Yanlış mı?

Günaydın Can-Canlarım Ahmet Hamdi Tanpınar'ın güzel sözleriyle başlamak istedim bugüne: **Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Bir insanın hatalarını düzeltebilirsin; ama karakterini kaybetmeyi seçmişse, ona senin doğruların yetmez.**

17 Oct 2026 284

Çare var mı?

Günaydın Can-Canlarım; Benjamin Franklin, ne kadar haklıymış! Şu sözlerin güzelliğine bakar mısınız... **Hayattaki en trajik olay, çok erken yaşlanıyoruz, çok geç akıllanıyoruz.**

15 Oct 2026 268

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...