URLA'DAKİ ÖNERİ VE UYARIMIZ SES GETİRDİ
*- BİRİ OKUMUŞ Nihayet biri çıkmış, ‘doğru!’ demiş… Büyük ihtimalle, yazdığım uyarı yazısını okumuş olmalı. Ne demiş, ne yazmıştım? Urla Devlet Hastanesi’nden çıkan onlarca kişi, soğukta- sıcakta, yağmurda- çamurda yol üzerindeki sözde durakta otobüs beklerken perişan oluyor.
Bunu geçelim;
Toplu taşım aracı geldiğinde, hastalar birbirini iteleyerek, zorlukla
bindikleri otobüste yer kapma mücadelesini yaparken, yol trafiğe
kapanıyordu, çünkü duran ve yolu kapatan otobüsü geçmek imkânsızdı.
Bunları anlattıktan sonra, yolun genişleyebileceğini, birden fazla
toplu taşıma araçları için cep yapılarak sorunun önemli derecede
çözülebileceğini yazmıştım.
Sevgili Atalay Ergezen yol genişletme işleminin benim önerimde olduğu
gibi yapıldığını belirterek, bir anımsatma yapıyor;
“Mutlaka bisiklet yolu ile mutlaka engelli yolunun da bu arada
yapılması gerekiyor!’
Herhalde teknik elemanlar bu uluslararası kavramları yerine getireceklerdir.
Benim bu arada çok önem verdiğim ve yetkililere duyurduğum diğer sorun
ve istek şuydu;
‘Nasıl şu anda belirttiğimiz gibi yol önemli ölçüde genişliyorsa,
Urla’dan, Çeşme’den, Karaburun’dan hastaneye geleceklerle, Özbek’e
gidip gelecekler için otoyola yapılan bağlantı kısmında, alt- üst
geçit yapılmalıdır.
Onlarca araç, onlarca insan, hasta Dörtyol ağzında yeşil ışığın
yanmasını beklemez.
Belki de bir hastanın, acil servise yetiştirilmesi için beklemek
zorunda kalmaz, yapılacak alt- üst geçit sayesinde.
Bu yapılacak inşaat çalışmaları için de çok geniş bir alana var.
Ama yarın arka arkaya birkaç bina yapılırsa bu imkan ortadan kalkar.
Belediye başkanı da partilere, milletvekillerine baskı yapmalı,
öncelikle İzmir Valisinden bu konuda yardım istemesi şart.
Karayolları için, ne ad veriliyorsa, nasıl projesi çiziliyorsa bu işin
Bitimi için ben iki ay süre veriyorum.
Çünkü benzerlerinin Manisa’da yapıldıklarına tanık olmuştum.
İster gülsünler, ister ağlasınlar, isterse gır-gır geçsinler, ciddi
çalışmanın sonucunun alınması bu kadar süre içinde gerçekleşir.
Ama ‘Biz bir yıl hatta iki yıl kaplumbağa hızı çalışıp, maaşımızı
alacağız’ diyenler varsa, bu tiplere sözüm yok.
*- ÖLMESİ Mİ LAZIM!
Şimdi de Urla Devlet Hastanesi yönetimine bir duyurum var.
Hastaneden herkes memnun…
Hekimler olağanüstü bir gayret içindeler.
Önceki yönetimden bir değil birkaç tık daha yüksekte bir yönetim var.
Buna ben da tanığım…
Hatta bir sözde başhekimim emekliye sevk edilmesinden sonra ‘Doğrusu
yapılmış’ diye yazmıştım.
Halbuki birilerine güvenmiş, hatta devletin önemli bir yerinde, üst
yönetici durumuna getirenlere fazla güvenmiş, belediye başkan adayı da
olmuştu.
‘Bu adam oy almaz!’ diye yazmıştım.
Sonuçta fark yedi ve işi bitmiş oldu.
Dilek kutusunda da yazılı olarak uyarım oldu.
Hastanenin girişindeki ‘danışma görevlileri’ de, iki basamak da olsa,
birçok hastanın adım atamama, ayağını kaldıramama nedeniyle düşüyor.
Birisi hastanenin kapısında, şifa aramaya gelirken, hastanelik olabilir.
Allah korusun, başını vurup beyin kanamasından ölebilir.
Bir metrelik üç korugan şeklinde ‘tutacak’ yapılsa sorun çözülür.
Biraz ileride, devlet oto yolunun karşısındaki sanayide bir
sanatkârdan yardım istense bile çözüm, birilerinin keyfini beklemez.
Belki bir gün diğer İstanbul ve İzmir hastanelerini de gezer, gördüğüm
eksiklikleri yazarak yetkililere duyururum.
Tekrarlıyorum, işin tam göbeğinde olan, hastane çalışanlarına da
mutlaka kulak verilmeli…
Çünkü onlar her an hastalarla temas halindeler.
*- MÜFETTİŞ GİBİ
Yeri gelmişken hem uyarı, hem de bilgilendirme olarak yazayım.
Nedense her yerde, ‘engelliler’ için ayrılan otoparkları sıradan
sürücüler tarafından, rahatça, akıl dışı bir davranışla işgal
ediliyor.
İzmir’de bazı duyarlı yurttaşlar, aracın bir tarafında, örneğin
engelli raporunun görünür şekilde olmaması halinde, hemen “112” yi
arıyor.
“112” de sorunu ‘trafik müdürlüğüne’ iletiyor.
Kayıtlı telefon numarası hemen aranıyor ve araç sahibinden otomobilini
müsait bir park yerine götürmesi isteniyor.
İzmirli duyarlı yurttaşlar, bu arada hatalı park yapan aracın
fotoğrafını çekerek emniyet müdürlüğüne de gönderiyorlar, polise
yardımcı oluyorlar. Aynen sivil müfettiş gibi hareket ediliyor.
*-
Yorumlar yükleniyor...