SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ
Köşe Yazısı

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
22 Oct 2026 6 dk okuma 220

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

Takvim yaprakları usulca eksilirken, insan anlıyor ki ömrün zenginliği
yıllarda değil; biriktirdiği sevgilerde saklıymış.

Eskisi kadar hızlı yürüyemesem de olur…

Yeter ki adımlarım beni huzura götürsün.

Ellerim eskisi kadar güçlü olmasa da olur…

Yeter ki bir dostun elini sıcacık tutabilsin.

Gözlerim uzakları seçemese de olur…

Yeter ki iyiliği, güzelliği ve umudu görebilsin.

İnsan yaş aldıkça, evler değil yuvalar, eşyalar değil anılar,
kalabalıklar değil gönül dostları kıymetleniyor.

Bir fincan çayın buharında, çocuk kahkahasında, yağmurun sesinde, bir
ağacın gölgesinde yeniden hayatı sevmeyi öğreniyor.

Ve sonunda anlıyor ki;

Genç kalmanın sırrı aynada değil, kalpte saklıdır.

Gönlünü kırgınlıklardan arındıran, sevgisini eksiltmeyen,
gülümsemekten vazgeçmeyen herkes, hangi yaşta olursa olsun, hayatın en
güzel mevsimindedir.

Sevgili dostlar,  Doğum günün ve yeni yaşınız kutlu olsun.

Sağlık huzur mutluluk içinde daha nice yıllar sevdiklerinle birlikte
kutlamanı yürekten diliyoruz Sevgilerimizle…”

Ne güzel temenni ve anlatım değil mi?



*- KEŞFEDİYOR

“Fitik Asit’ konusu milyonlarca insanımızı ilgilendirdiği için,
doğrudan araştıran ismi, Urlalı Bisikletçi Atalay Ergezen’le görüştüm.

Üç tekerlekli bir bisikleti, elektrikli hale getirmek için uğraşıyordu.

Verdiğim elektronik parçalar gelmiş, monte ederken bir yandan da
‘Sağlıklı yaşam’ için ne yiyip, ne içeceğimizi anlattı.

Sonra da beni bisiklete bindirip ‘test sürüşünü yap bakalım!’ dedi.

Meğer nöropati , yani sinir ucu intihabı olduğumdan, kaslarımı
kuvvetlendirerek, fizyoterapi görevi yapacak bu özel, elektrikli
motosiklet hizmeti verecek aracı mühendis dikkatinde yapıyor, inşa
ediyordu.

Ben de, ‘Bu yalnız bana değil, tüm bacaklarından rahatsız olan herkese
‘imdat’ görevi yapacak bir eser’ dedim.

Milyonlarca insanımızın, genç ihtiyar demeden herkesin ihtiyacı olarak
gerektiğinde motosiklet görevi yapacak bu bisikletin seri imalatı
yapmasını önerdim.

Şimdi gelelim “Fitik Asit’e…



*- YEMEK TARİFİ

Atalay Ergezen Fitik Asit Free- Tabak Dolma’yı anlatıyor:

“Patates, kuru soğan, havuç, sarımsak bütün halde haşlanır.

Kabukları soyulup genişçe bir tabakta çatalla püre hale getirilip karıştırılır.

Servis tabağının ortasına bir parça tavuk ya da başka proteinli
yiyecek yerleştirildikten sonra, tüm tabak püre ile kaplanır.

Yanında turşu, kuzu kulağı, limon ile süslenip servis edilir.

Her hafta tabanına başka bir protein saklanırsa çocuklar için
eğlenceli olabilir.

Yanında ola ki ekmek tüketilirse, yemekten sonra bir çay bardağı
şalgam ya da seyreltilmiş elma sirkesi iyi gider.

Afiyet olsun.

Fitik asidi benim gibi geç duyanlar için link;

(https://www.facebook.com/share/p/19X8PtLJ2e/ )

Sağlığımız için çok önemli olduğunu tekrarlamak istiyorum.



*- KÜLTÜREL MİRASI, ÇÖPTE BULDUI!

Antalya’da zabıta memuru olarak görev yapan 46 yaşındaki İbrahim
Uysal, çöplerin arasında üzerinde 1915 damgası bulunan tarihi bir
askeri sedye buldu.

Tarihi değeri olabileceğini düşünerek ilgili kurumlarla iletişime
geçen Uysal, yaklaşık 3,5 ay süren araştırma ve inceleme sürecinin
ardından sedyeyi Çanakkale’deki savaş müzesine bağışladı.

Bilinen diğer örneği İngiltere’de bulunuyor!

Arşiv belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, bu tip sedyelerin
Çanakkale Cephesi’nde de kullanıldığı belirlendi.

 111 yıllık askeri sedyenin bilinen diğer örneğinin ise İngiltere’de
bulunduğu ifade ediliyor.

Çöplerin arasında kaybolup gidebilecek tarihi bir eserin korunmasına
vesile olan İbrahim Uysal’a, kültürel mirasımıza gösterdiği duyarlılık
için ben de teşekkür ediyorum.

 Bir asır öncesinden günümüze ulaşan bu tarihi emanet, artık
Çanakkale’de yaşatılacak!

Hepimiz Çanakkale’yi seviyoruz.

Her insanımızın da mutlaka seyahat ile ziyaret etmesini de öneriyorum.

1915 Çanakkale Savaşını şehitlerimizi görmeden bu günlerin önemini
anlamak zor olur.



*-KİBRİT KUTULARI…

Erkan Atik, belki de moda olduğu şekilde, yapay zekaya yaptırdığını
sandığım bahçeli güzel bir evin fotoğrafını paylaşarak şöyle diyor:

“Çok katlı apartmanlar, insanlığa atılmış en büyük kazıktır!’

Erkan Atik konuya  şöyle giriyor:

“Ülkemizdeki tüm konutların resimde görüldüğü şekilde 50m2 ev + 50m2
bahçe = Toplam 100m2’ lik müstakil nizam düzeninde inşa edildiğini
varsayarsak, bu yapılar ve bahçeleri tüm Türkiye coğrafyasının
(yüzölçümünün) binde 4 ü kadar bir alanı kaplardı. Yani yaşadığımız
İzmir ilinin yüz ölçümünün dörtte bir alanına sığardı.

Hal böyle iken şehirlerimizde bu kibrit kutusu gibi gökdelenlerin
yapımına akıl sır ermiyor?”

Erkan Bey, böylece ‘müteahhitlerin’ anlaştıkları belediye yetkilileri
ile ‘Hizmet ediyoruz”’ hikayeleri de geride kalmış oluyor.

Yani gökdelenler, kentlerine konut sorunlarını çözmeyip, birilerinin
çok büyük, düşünemeyeceğimiz kadar çok menfaat sağladıkları ortaya
çıkıyor.



*- HAKKI OLANA

Önemli konulara sadece ‘Yaşa!’ diyerek kısa ama sınırsız anlamı olan
bir sözcükle yorum yapan sevgili üstat büyüğümüz Oğuz Alpözen bugün
şunları yazmış.

“Eylül ayının başında Lotte Freuchen Jeppesen, 10 Ekim'de eşi Prof.
Jeppesen'in adının, Bodrum'da bir sokağa verileceğini müjdeledi.

Sevindim.

8 Ekim'de mimar Laçin Karaöz aracılığıyla Bodrum Belediyesi'nin
Jeppesen çağrısını aldım.

Törenin 17.30'da başlayacağını bildiriyordu.

Saat 17.00'de hazırdım. Yol boyunca Bodrumlu beni sevgiyle sarmalıyordu.

Açılışta takım elbiseli, boyun bağlı, şövalye nişanlı tek kişiydim.

 Lotte'ye "Merhaba" dedim

Ertesi akşam evimizde Prof. Jeppesen'in eşini, kızını, damadını,
torunlarını, Tülay ve Ali Uçarer'in de katılımlarıyla ağırladık.



*- CEZASIZ KALMAZ!

Kimilerince "Persona non grata (istenmeyen kişi)" olarak görüleceğimi
on yıllar öncesinden sezinlemiş, şövalye armamın kenarına "Hiçbir
başarı cezasız kalmaz, en azından iftiraya uğrar" diye yazdırmıştım.

Emekli olduktan sonra Bodrum Kalesi içinde bulunan Mavsolos Sarayı'nın
temel duvarlarının korunması için yaptırdığım sundurma nedeniyle de
suçlandım.

Yüce Türk yargısının önünde tüm suçlamalardan aklandım.

Prof. Jeppesen'in kitabını bana ithaf etmesinden sonra (2000), Jakob
Munk Hojte ve Poul Pedersen "The Zephyrion Peninsula in Halikarnassos"
adlı kitabı Prof. Jeppesen ve kazı başkanı Alpözen'e ithaf etmelerine
de sevindim.”

Ben de hizmette sınır olmayan bu insanlara sevgimi gönderiyorum.

‘Sevgiyle kalın’ cümlesini beğeniyorum ama herkese değil hak edene
söylemeli ve yazmalıyız.

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 367

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

EZELDEN KANDIRILMAYA ALIŞTIK

*- FELAKET Bugün ‘Bana Ne?’ Dediğin Felaket, Yarın Senin Kapını Çalabilir! Bir örnek vereyim, belki bazılarının kafasına ‘dank!’ der… “Fare evde bir kapan görünce telaşa kapılır ve yardım ister: Tavuk, ‘Bana ne!’ der. Koyun, ‘Elimden bir şey gelmez!’ der, İnek, ‘Benim için mi? Ben mi kapana gireceğim’ der.

19 Oct 2026 20

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...