Kendimiz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz
Köşe Yazısı

Kendimiz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz

SERVET ÇOLAK
SERVET ÇOLAK
03 Nov 2026 2 dk okuma 242

Günaydın Can-Canlarım; Nasıl da değerlendiririz değil mi, el-alemin bizim hakkımızdaki açığa vurulmuş değerlendirmelerini. Başkaları hakkında, yerli yersiz, gerekli gereksiz, önünü arkasını bilmedikleri olayların yorumu ve ait olduğu kişiler hakkında aynı minvalde fikir yürütmelerini. Adeta bilirkişi kesiliriz.

Müsebbip düştü ya, vurun kahpeye misali taşlarız. Neyi değiştirir bu çabalar neticede? Yargısız infaz! Bir durup işin aslı astarını öğrenmeğe çaba gösterip, sonradan haklı olduğumuz konularda ver yansın edebilme özgürlüğümüz yokken yaparız bütün bunları. Fırsat geçti ya...yer yerebildiğin kadar!
Toplumların kuralları, kanunları, o dönemin idarecileri tarafından yürürlüğe konulup, denetlendiği gerçeğini hazmedemeyiz haksızlıklar karşısında. Eh, sen seçtin bu yönetimi! Başa gelen, ipleri eline geçirdiği için, idari kuklaları ona göre tayin etti. Sözünü geçirebilecekleri, bir şekilde, mecbur bıraktığı, son imza atanlar, esas piyonlar satranç tahtasının üzerinde. Senin benim, 'Efkârı Umumiye'nin fikri, onayı alınmıyor. Nede olsa kararı uygulayan, halkın seçip, başa getirdiği yönetim! Çıkıp ulu orta memnuniyetsizliğini haykıra biliyor musun, diğer demokratik ülkelerin vatandaşlarının yaptığı gibi? İçeride bulursun kendini! Böylece, insanlar dilsizleştirildi. Kendimiz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz, bal yapmaz arılara döndük! Hassas konular ve tehlikeli sulara girdik yine! Ama, gel gör ki, acıtıyor yahu! Yaşıyorsun an be an bu ortamı. Gün gelecek, artık düşüncelerimizi de alenen beyan edemeyeceğiz, endişem budur...Hele hele, maazallah, Osmanlı döneminin Sultan II. Abdülhamit'in zamanında uygulandığı gibi rutubetten nem kapma derecesinde sansür ve cezalandırılmalara vardığında. Hani Padişah efendimizin kemerli burnundan dolayı söz konusu yapılıp, yağmur yağışından bile nem kapılırsa; ''hani yağmur çok yağarsa, göller oluşur, göllerde ördekler yüzer, ördeğin burnu uzundur, vay sen padişah efendimizin burnuyla alay ettin!'' tiplemesine dönerse olaylar, işte o zaman 'yandım Allah!' diye çıplak ayak sokaklarda kaçışacak yer ararız...hani maazallah, evlerden dışarı, şeytan kulağına kurşun!!!!

SERVET ÇOLAK'ın Diğer Yazıları

Budur gelinen nokta!

Günaydın Can-Canlarım; Hepinize, hayırlı haftalar olsun. Ağzınızın tadı yerinde, alışkanlıklarınızı terk etmek durumunda olmadığınız, gönlünüzce olsun yaşantınız. Bugünlerde, hepsini bir arada yaşayabilmek biraz zor ama, Allah gücünü de veriyor bre kurban!!!

02 Nov 2026 346

''Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar olacaktır.''

Sevgili Can-Canlarım; Hepinize, var olmanın hafifliğini iliklerimize kadar işlemiş olan 'Cumhuriyet Sevdalıları' olarak seslenmek istiyorum.

29 Oct 2026 285

Karışma, insanların etlisine, sütlüsüne

Günaydın Can-Canlarım; Bu aralar sürekli paylaşımlardan veya 'büyük adam' olarak kabullendiklerimizin sözlerine takılıp üzerinde kendi duygu ve fikirlerimi söylemek adetim oldu. Hatta, geçen gün bir paylaşımımdan sonra, yakın arkadaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; 'seni kim kızdırdı böyle?' diye...

20 Oct 2026 341

İşte böyle sürer gider hayatımız

Günaydın Can-Canlarım; Bir-iki günlük güzel yağıştan sonra, pırıl pırıl bir pazar sabahına günaydın...filvaki, öğlen saatleri oldu ama, yine de güzel bir güne merhaba. Gökyüzü pırıl pırıl, etraftaki ağaçların yaprakları yeni banyo yaptılar ya, bütün yazın tozunu, izini silercesine ışıldıyorlar güneşe olan sevgilerinden...bu gördüğün manzaraya şükran duymamak mümkün mü?

19 Oct 2026 181

Anlaşılmadık bir şey var mı???

Günaydın Can-Canlarım; **Hatalı olmadığım bir konuda, benden ilk adımı bekleyen herkesin yolu açık olsun. O devir bitti artık.** Demiş, her kim dediyse, ağzına, yüreğine sağlık!

17 Oct 2026 287

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...