Kendimiz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz
Günaydın Can-Canlarım; Nasıl da değerlendiririz değil mi, el-alemin bizim hakkımızdaki açığa vurulmuş değerlendirmelerini. Başkaları hakkında, yerli yersiz, gerekli gereksiz, önünü arkasını bilmedikleri olayların yorumu ve ait olduğu kişiler hakkında aynı minvalde fikir yürütmelerini. Adeta bilirkişi kesiliriz.
Müsebbip düştü ya, vurun kahpeye misali taşlarız. Neyi değiştirir bu çabalar neticede? Yargısız infaz! Bir durup işin aslı astarını öğrenmeğe çaba gösterip, sonradan haklı olduğumuz konularda ver yansın edebilme özgürlüğümüz yokken yaparız bütün bunları. Fırsat geçti ya...yer yerebildiğin kadar!
Toplumların kuralları, kanunları, o dönemin idarecileri tarafından yürürlüğe konulup, denetlendiği gerçeğini hazmedemeyiz haksızlıklar karşısında. Eh, sen seçtin bu yönetimi! Başa gelen, ipleri eline geçirdiği için, idari kuklaları ona göre tayin etti. Sözünü geçirebilecekleri, bir şekilde, mecbur bıraktığı, son imza atanlar, esas piyonlar satranç tahtasının üzerinde. Senin benim, 'Efkârı Umumiye'nin fikri, onayı alınmıyor. Nede olsa kararı uygulayan, halkın seçip, başa getirdiği yönetim! Çıkıp ulu orta memnuniyetsizliğini haykıra biliyor musun, diğer demokratik ülkelerin vatandaşlarının yaptığı gibi? İçeride bulursun kendini! Böylece, insanlar dilsizleştirildi. Kendimiz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz, bal yapmaz arılara döndük! Hassas konular ve tehlikeli sulara girdik yine! Ama, gel gör ki, acıtıyor yahu! Yaşıyorsun an be an bu ortamı. Gün gelecek, artık düşüncelerimizi de alenen beyan edemeyeceğiz, endişem budur...Hele hele, maazallah, Osmanlı döneminin Sultan II. Abdülhamit'in zamanında uygulandığı gibi rutubetten nem kapma derecesinde sansür ve cezalandırılmalara vardığında. Hani Padişah efendimizin kemerli burnundan dolayı söz konusu yapılıp, yağmur yağışından bile nem kapılırsa; ''hani yağmur çok yağarsa, göller oluşur, göllerde ördekler yüzer, ördeğin burnu uzundur, vay sen padişah efendimizin burnuyla alay ettin!'' tiplemesine dönerse olaylar, işte o zaman 'yandım Allah!' diye çıplak ayak sokaklarda kaçışacak yer ararız...hani maazallah, evlerden dışarı, şeytan kulağına kurşun!!!!
Yorumlar yükleniyor...