Budur gelinen nokta!
Günaydın Can-Canlarım; Hepinize, hayırlı haftalar olsun. Ağzınızın tadı yerinde, alışkanlıklarınızı terk etmek durumunda olmadığınız, gönlünüzce olsun yaşantınız. Bugünlerde, hepsini bir arada yaşayabilmek biraz zor ama, Allah gücünü de veriyor bre kurban!!!
Bu gün sizlerle CEMAL SÜREYYA'nın bir şiiri üzerine hoşbeş yapacaktım. O, satırlardaki kinaye ciddiye alınmasın, özellikle kırgın olduğum bir arkadaşım yok hamdolsun. Zira ben bazen 'ver yansın' ettiğimde, yakınlarım; ''Ne oldu, kim kızdırdı seni böyle?'' diye mesaj atıyorlar...Yok, kurban, ben artık, büyüdüm, olgunlaştım, etrafımı tertemiz yaptım! Beni, üzen, sürekli kızdıran, ya da özellikle uğraşmaya çalışanlardan arındım. Onun için de şimdi sizlerle paylaşacağım şiir, aynen benim hislerime tercüman olmuş.
**Baktım sana kızgın değilim,
Kırgın değilim,
Dargın değilim,
Kısacası; ben artık sana hiçbir şey değilim.**
İşte bu! Budur gelinen nokta! O kadar dolmuşsunuz ki, açıvermişsiniz, gönlünüzün kapaklarını, taşınamayacak kadar ağır gelenleri salıvermişsiniz başka barajları doldursunlar diye. Yeni seçilmiş, gelenlere yer açılsın...yok, yer vermek istemiyorsanız da kapalı gişe devam edersin hayat sahnendeki oyuna...
Aradan bir zaman geçirdikten sonra da, ÖZDEMİR ASAF'ın sözleri tercihiniz oluverir, kim bilir:
**Sonra çekildim bir kenara,
Seyrettim bütün olup biteni,
Baktım kimde ben nekadarım,
Kim bende ne kadar kalmış diye...**
Ve içinizden, aklınızdan geçenler dökülüverir ulu orta;
''Yahu, ben de aynen böyle düşünüyorum!'' diye. Ama ustalar, bizim yerimize, ilişkilerinden edindikleri tecrübeleri, adeta, bizim yerimize dillendirmişler...Adeta aynen bizim hissettiklerimiz, ama, tek bir cümle içine sığdırılmış yılların tecrübeleri...
Yorumlar yükleniyor...