BUNLAR DA SOYGUNCU
*- UTANMAZLAR Yağışlı günlerde, Pazarmış, tatilmiş demeyen, mezarlık vampirleri işlerini gayet rahat sürdürüyor. Kimisi ‘ellerinde beş litrelik su şişesi, biz sulayıp, temizleyelim mezarınızı diyor, kabir ziyaretine gelenlere.
olsun!” diye cenazesi olanlara.
‘Gel bahçe işim var!’ deyin bir saniyede ortadan kayboluyorlar.
Beş dakikada en iyi ustadan bile daha fazla kazançları olduğunu söyleyebilirim.
Bir cenaze sahibi iki koli su getirmiş…
Birinden çok az cemaat tarafından alındı, gerisi kaldı.
Kimin aldığını söylemek istemiyorum.
Çünkü içinizden ‘Yuh!’ çekeceğinizi söyleyebilirim.
Diyeceksiniz ‘memleketin bu kadar derdi varken, üç beş kişiye mi bakacağız?”
Bakacaksınız kardeşim bakacaksınız!
Hiçbir insanımızı, özellikle üzüntülü anlarında hiç kimse rahatsız
edemez, durumundan istifada edemez.
Nedense ‘utanmazlar utanacağına, sıkıntısı olanlar utanıyor, onların
sevenleri de…’
Bir zamanlar hem zabıta, hem de polis işbirliği ile bunları topluyordu.
Diyanet de, ‘dua biliyorlar mı?’ diye arada yakalayıp, kuran- ı kerim
okutuyarlardı.
Hatırladığım kadarıyla yüzde 90’ı bilmiyor, kulaktan dolma ezberle
sözde ayet okuyorlardı.
*- KESİN BİLGİ
Aslında kolayca öğrenilebilecek, zor gösterilen işler vardır:
'Eğer öğretirsem bana ihtiyaç kalmaz.' korkusu ile sır gibi gizlenir.
Bunun adına da ‘kilit çalışan!’ olmak denir.
Fakat iş öyle değildir:
Lider kendi olmadan da sistem yürüsün ister.
Yönetici ise tam tersini.
Ve bir şirket sizin liderliğinizde tıkır tıkır işleyen sistemden sizi
çıkarırsa, emin olun o sistem sürdürülebilir olmaz:
O nedenle iş öğretmekten imtina etmeyin.
İş öğretmek başka, sürdürülebilir çözümler, kriz yönetimi, ekip
geliştirmek başka...
Nitekim günün sonunda kendini geliştirmeyen kaybeder.
Kendini gerçekleştirmişler için firma adı değişir ama mevcudiyeti devam eder.
Nerede olunduğunun çok da önemi yoktur:
Bilgi ne altın tepside sunulmalı ne de sır gibi gizlenmelidir.
Siz olmadan yürümeyen sistem kusurludur. Kesin bilgi böyledir.
*- ESKİ ve YENİ
Murat Eştürk anımsattı;
“72 yıl önce bugün Çanakkale Anıtı’nın ilk temeli atıldı.
Temel atılmıştı atılmasına ama aradan 4 sene geçmiş Çanakkale
Şehitliği inşaatı parasızlık nedeniyle tamamlanamamıştı.
Sanatçıların paşası Zeki Müren, konserlerini hemen iptal etmişti.
Önce gazinolardan para toplamaya başlamış sonra da Türkiye çapında
bir turneye çıkmıştı.
Şehir şehir gezip şarkı söyledi ve oradan gelen parayı, abidenin
yapımının tamamlanması için Çanakkale’ye gönderdi.
Ona Müzeyyen Senar da eşlik etti o da ayrı konserler vererek abideye
yardım için özenle çalıştı.
Bugün Çanakkale’de Şehitler Abidesi var ise Zeki Müren ve Müzeyyen
Senar’ın katkısı büyüktür. ‘
Şimdi öyle mi, yardım toplayanları biliyoruz, nereye ne harcadıklarını
da, ceplerini dolduranları da…
*- HER YERDE SORUN AYNI
Ortadoğu ülkesinde bir ülke…
Aracı olan biri anlatıyor:
“Arabama freni bozuldu, iki tamirciden fiyat sordum
Birinci tamirci: 1200…
İkinci tamirci: 450…
Tamir parası söyledi…
Birinci tamirciye geri döndüm ve dürüstçe söyledim:
‘Gittiğim İkinci tamirci bunu 450'ye tamir ediyor...’
Arkadaşım şöyle demişti:
‘Frenleri sadece balataları değiştirerek tamir edemezsiniz…
Onlara sordun mu?
Sadece supapları mı değiştiriyorlar? Yoksa supaplar ve balatalar mı?"
İkinci tamirciye aradım;
‘sadece supaplar!’ dedi.
Tamirden anlayan arkadaşım söylemişti:
"Eğer sadece supapları değiştirirsen ve balatalar aşınmışsa, birkaç ay
sonra aynı sorun geri döner.
Ve yeni supaplar daha hızlı biter, araba frenlediğinde titrer, tekrar
el işçiliği için para ödemek zorunda kalırsın, ki bu tamirin en pahalı
kısmı…
Her iki tamirciden de tam olarak aynı işin fiyatını iste…”
Her iki tamirciden de tam olarak aynı işin fiyatını istedim:
Supaplar, balatalar ve fren yağı değişimi, fark en sonunda, sadece
çıkan masraf değeri 150,,,
*- PİYASA BÖYLE
Özetle, dünyanın neresinde olursan ol, Tamir fiyatı verdiklerinde, tam
olarak hangi parçaları değiştireceklerini sor ve yazılı olarak
aldıktan sonra piyasa değerlendirmesi yap.
Şunu unutma;
Çünkü daha az parça değiştirirlerse fiyat düşer, ama arıza genellikle
daha hızlı geri gelir.
Klima, lastikler ve şanzıman bakı
mı için de aynı şey geçerli:
Ucuz fiyat, genellikle daha az parça içerir.
Herhangi bir fiyata razı olmadan önce:
Ne değiştireceklerini sor.
Yazdırılmış olarak iste.
Ve aynı işi, aynı iş için karşılaştır.
Çünkü daha az parça değiştirirlerse fiyat düşer, ama arıza genellikle
daha hızlı geri gelir. Klima, lastikler ve şanzıman bakımı için de
aynı şey geçerli:
Ucuz fiyat, genellikle daha az parça içerir.
Herhangi bir fiyata razı olmadan önce:
Ne değiştireceklerini sor.
Yazdırılmış olarak iste.
Ve aynı işi, aynı iş için karşılaştır.
*- DENEMESİ BEDAVA
Buna ‘Tam isabet!’ denebilir.
“Sadece balataları değiştirmek sorunu gerçekten çözmez.
Eğer diskler aşınmışsa, silindir sızdırıyorsa veya sıvı eskiyse,
frenler hâlâ kötü kalır ve kısa sürede tekrar servise dönmek zorunda
kalırsın.
İdeal olan, sistemde tam bir revizyon yapmak ve servisi onaylamadan
önce parça listesini istemek..
Ama Türkiye’de bu geçerli mi?
“Siz baştan şunlar şunlar değişecek!!, diyen birini gördünüz mü?
Ya da, söylediklerinin doğru olup olmadığını…
Bir başka ustaya danıştınız mı?
Belki de içinizden ‘Al birini vur diğerine!’ diyenler çıkacaktır.
Son pişmanlık hiçbir zaman sizi kurtarmıyor…
Bunu inşallah anlatabilmişimdir…
Biri iyi ise diğeri iyi değildir.
Bunu ustasından kalfasına hattı çırağına kadar tüm sanayi bilir.
Artık o kötü defterleri ve kötüleri her yerde mutlaka ayıklamamız lazım.
Her yerde doğru, dürüst, güvenli insanlara, ustalara ihtiyacımız
olduğu açık ve net…
*- KÖKEN ANLATISI
Bedrettin Dalan bir konuşmasında, Türkçenin yazılı tarihten çok daha
gerilere uzanan yolculuğunu bir kez daha gündeme getirmişti bir
konuşmasında.
Almanya’daki Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü’nün uluslararası
bir ekiple yürüttüğü ve Nature dergisinde yayımlanan çalışma,
Türkçenin de içinde yer aldığı geniş dil ailesinin köklerini milattan
önce 9 bin yılına, Kuzeydoğu Çin’deki Liao Nehri vadisine götürüyor.
Araştırmaya göre bu dil grubu, o dönemde tarıma geçen Neolitik darı
çiftçileri tarafından konuşuluyordu.
Çalışma; dilbilim, genetik ve arkeoloji verilerini bir araya
getiriyor. Liao vadisindeki erken tarım toplumlarından çıkan bu dil
dalgası, binlerce yıl içinde kuzeye, batıya ve doğuya yayılıyor.
Türkçe, Moğolca, Tunguz dilleri ile Korece ve Japonca aynı büyük
ailenin kolları olarak bu tabloda yer alıyor.
Dalan’ın vurgusu net:
Orhun Yazıtları Türkçenin bilinen en eski yazılı belgeleridir; fakat
bir dilin yazıya geçmesinden önce uzun bir konuşma tarihi vardır.
Max Planck verileri, bu konuşma tarihinin 9 bin yıl öncesine kadar
izlenebileceğini gösteriyor. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un
Köklere Doğru: Türk Dilinin Dokuz Bin Yıllık Macerası kitabında da
aynı çizgi takip edilir: tarımın doğuşu, erken yerleşimler, dillerin
coğrafyaya yayılması ve Türkçenin bu uzun zincirdeki yeri.
Arkeoloji burada dile bağlanır.
Yazı yokken de insanlar konuşur, tarım yapar, göç eder, kelime taşır.
Liao vadisindeki darı tarlaları, Ceytun benzeri erken yerleşimler ve
sonraki bin yıllardaki hareket, dilin de toprağın da aynı zamanda
yayıldığını düşündürür.
Videoda dinlediğiniz şey budur: Türkçenin yalnızca 8. yüzyıl taşlarına
değil, Neolitik tarım çağının derinliklerine uzanan bir köken
anlatısı.
*- 20 BİN YILLIK
Kızılderili dilinde çok sayıda Türkçe kelime var, onların Amerika
kıtasına geçişinin takribi 20 bin yıl önce olduğu hesaplanıyor.
Bu durum, Türkçe'nin en az 20 bin yıllık bir dil olduğunun en büyük kanıtıdır.
Dalga geçenler hem dilini hem ruhunu hem de tarihini kaybetmiştir.
Sümer diline bakın Kızılderili dillerine bakın,
Tahsin Mayatepe'nin neden MAYA TEPE soyadı aldığına bakın başka ilaca gerek yok.
Türkler en eski milletler Topluluğu dur ve dünyaya dağılmıştır,
Videoda konuşan Bedrettin Dalan’dır.
Yeditepe Üniversitesi kurucusu. Max Planck / Nature araştırmasına
dayanarak Türkçenin köklerini M.Ö. 9 bin yıla, Liao vadisindeki
Neolitik tarıma götüren konuşma.
İsim satırı güncellendi.
Türkler olmasa dünya üzeri medeniyet kavramı olmaz. İnsanlara
medeniyet kurmuşlar yönetimi kaybedipi soykırıma uğramış bir ırkın
temsilcileriyiz
Kıskananlar olacak ama ..Gerçek “güneş” gibidir balçıkla sıvanmaz..;
çatlatır, kurutur
Biz Anadolu topraklarında 50.000 yıldan daha fazladır varız sayfamda
National Geographic belgeseli var paylaştım başa tutturdum izleyin.
Hatta Pontus Rumu da kuranlar bizleriz, Roma imparatorluğunu da kuran
bizleriz sayfamda gönderilerde var okuyun
İyi ki Türkiye, iyi ki Türkçe, iyi ki Atatürk, ‘Ne Mutlu Türk’üm’ Diyene
*- VAHŞİ YAPILAŞMA
Şehir Plancıları Odası Başkanı Akif Burak Atlar, uçaktan Sazlıdere
Baraj Havzası üzerindeki vahşi yapılaşmayı görüntüledi.
Atlar videoyu sosyal medya hesabında şu ifadelerle paylaştı:
“ İstanbul’a inerken çektim.
Sazlıdere Baraj Havzası üzerindeki vahşi yapılaşma havadan işte böyle görünüyor.
Bu korkunç tablonun görünmesini istedim.
Ne yazık ki İstanbul, bu anlayışın yarattığı ekolojik yıkımın ve
büyüttüğü afet risklerinin bedelini ödemeye devam edecek.
Bizler, bu memleketin şehir plancıları, her türlü şarta rağmen rant
politikalarıyla mücadele etmeyi sürdüreceğiz…”
*- ÖĞRETMEN: KEŞİF LİDERİ
Prof. Dr. Sinan Canan anlatıyor:
“Keşif lideri kavramı zaten öğretmenliğin için de olan bir özellik
sadece, örnek olma, kendini tanıma (keşfetme), ileride
yapabileceklerini keşfetme, kendini bulma, kendine güven duymayı
sağlama vs vs bir çok özellik daha var öğretmenlik mesleği içinde...”
Herhalde bunu duyan her öğretmen ‘Ben keşif lideriyim’ demeyi hak
ettiğini belirterek, ‘Ben keşif lideriyim’ diyecektir.
*-
Yorumlar yükleniyor...