BORNOVA'DA CUMHURİYET BANDOSU
*- BORNOVA’NIN GURURU Bornova Anadolu Lisesi’nin adı, yıllarca önce buranın yatılı öğrencisi olan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel sayesinde sık duyulur oldu. Son zamanını bilmiyorum ama Bornova Anadolu Lisesi, bölge okulları gibi tamamın yatılı idi.
-ve yıllardır Bornova Anadolu Lisesi Türkiye’nin en önemli
okullarından biri haline geldi.
Bornova Anadolu Lisesi’ni bitiren bir öğrencinin açıkta kalması diye
bir neden olmadı yakın zamana kadar.
Bu yüzden özellikle Ege Bölgesi’nde tüm aileler ilkokulu bitiren bir
evladını, mutlaka imtihanı kazanıp Bornova Anadolu Lisesini kayıt
yaptırmak istiyordu.
Okulun geniş spor alanlarının dışında, özel bir çam korusu bile vardı.
Kapısının önünde ise sürekli yalaga akıp bahçelere giden bir kaynak
suyu bulunuyordu.
Bornova’ya gidiş yine iki yanı çam ağaçları ile süslenmiş yoldan
oluyordu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin özel bağları
arasındaydı bu yol…
Aşıklar yolu da denilebilir…
Bunları yazmam, Cumhuriyet Bayramı öncesinde Bornova Anadolu
Lisesi’nin öğrencilerinin oluşturduğu harika olarak adlandırılan
‘Bando’ takımının Bornova caddelerinde büyük alkışlar içinde
yaptıkları gösteri.
Yine öğrenciler tarafından çekilen videoyu görmenizi öneririm.
*- TOPÇU BANDOSU
Bornova Anadolu Lisesi’nin, Türk bayrakları ile coşkulu öğrencilerin
bando eşliğinde yaptıkları büyük gösteri, 57'nci Topçu Tugayının
‘Bayrak törenlerini’ anımsattı Bornovalılara…
İstanbul, Bursa, Balıkesir, Manisa yönünden İzmir’e gelen araçların
Sabuncubeli rampasından sonra Bornova ve İzmir girişlerinde sağ
taraftaki Topçu Tugayının kapısından özellikle mille bayramlarımız ve
özel gönlerde ‘fener alayı’ na öncülük yapan askeri bando, Bornova
tren istasyonu yakınındaki askeri hastaneye hafta sonları gelir
‘Göndere Bayrak Çekme’ törenine katılır ve yine milli marşlarımızı
çalarak herkesin hayran ve gururlu bakışları ile kışlalarına dönerdi.
Bu tören yakın zamana kadar yıllarca sürdü…
Umarım yeni komutanlarımız da bu konuyu ele alır ve tekrar o güzel
günleri Bornovalılara yaşatırlar…
Bornova Anadolu Lisesi’nin bandosu bana çocukluğumu, gençliğimi ve
evladımla birlikte alkışladığım, gurur duyduğum, göğsümün kahraman
askerlerimizle kabardığı günleri anımsattı.
İzmir Bornova Anadolu Lisesi öğrencileri ‘okul bandolarının
yürüyüşlerini’ çektikleri videonun tanıtımını şöyle yapmışlar:
“Cumhuriyet Bayramı coşkusunu şimdiden Bornova sokaklarına taşıdık.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Bayrak Yürüyüşü kapsamında Bornova Anadolu
Lisesi olarak öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve okul yönetimimizle
bandomuz eşliğinde kortej yürüyüşümüzü gerçekleştirdik.
Ay yıldızlı bayraklarımızla attığımız her adımda Cumhuriyetimizin
gururunu yaşadık.
Yol boyunca bizlere eşlik eden ve coşkumuzu paylaşan tüm Bornovalılara
gönülden teşekkür ediyoruz.
İzmirbornovaanadolulisesi”
*- SANATIN EŞSİZ RUHU
İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nden bir etkinlik haberi daha vermek istiyorum.
Neden bütün mühendislerin, doktorların, bilim insanlarının,
araştırmacıların bu okuldan çıktığını anlatmak için de bir örnek
olabilir.
Çeşitli fotoğraflarla süsledikleri haberi öğrencilerin ağzından dinleyelim:
“Sanatın coşkusunu ve renklerini okulumuza taşıdık
25 Ekim Dünya Sanatçılar Günü kapsamında öğrencilerimiz, dünya sanat
tarihine yön veren ünlü ressamların ve onların ölümsüz tablolarının
kılıklarına girerek görsel bir şölen gerçekleştirdiler.
Canlanan tablolarla attığımız her adımda sanatın o eşsiz ruhunu ve
yaratıcılığın gücünü okulumuzda hep birlikte yaşadık. Etkinliğimize
katılan herkese gönülden teşekkür ediyoruz
Bu anlamlı etkinlikte öğrencilerimize rehberlik eden değerli danışman
öğretmenlerimize, büyük bir özenle hazırlanan öğrencilerimize ve emeği
geçen herkese teşekkürler…”
*- BİLİMSEL ÇALIŞMALAR
Güncel olayları araştıran ve kaleme alan isimlerimizden biri de Erkan Ayan…
Erkan Ayan konulara hakim olduktan sonra kaleme alıyor ve mutlaka
kaynakçalarını da, akademisyen gibi yazılarının altında paylaşıyor.
Bu ne demektir?
Hani medyada ‘uzman’ diye bize sunulan isimler var ya, onlara bir
noktada meydan okumaktır.
‘Siz bir iki yerde okuduklarınızı (anlasalar canım yanmaz) bizlere
yalan yanlış anlatırken, işte bilimsel çalışmaların ve anlaşmaların
doğru ele alındığı, yayınlandığı yerler, diyor.
Son zamanlarda Yunanlılar yine bizi Amerika’ya şikayet ettiler,
yaramaz, şımarık bir çocuk gibi.
‘Tükürsek boğulurlar!’
Bunu biliyorlar ama kaşınıp duruyorlar.
Her neyse, bir tokatlık canı olanlara ve onların destekçilerine anlatalım:
*- ULUSLARARASI ANLAŞMALAR
“Akdeniz'in klasik uluslararası deniz statüsünün ötesinde, kıyıdaş
ülkelerin haklarını gözeten "Akdeniz Uluslu Özel Deniz Statüsünde"
olduğu savunulur.
Ege Denizi ve Doğu Akdeniz coğrafi yapıları ve hukuksal nitelikleri
bakımından uluslararası hukukta "yarı kapalı deniz" (semi-enclosed
sea) statüsündedir.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (BMDHS) 122. maddesine
göre; iki veya daha fazla devlet tarafından çevrilen, diğer bir denize
dar bir geçitle (boğaz veya kanallarla) bağlanan ya da tamamen veya
büyük ölçüde kıyıdaş devletlerin karasuları ve münhasır ekonomik
bölgelerinden oluşan denizler bu statüde değerlendirilir.
Bu statünün getirdiği temel özellikler ve haklar şunlardır:
Özel Sınırlandırma İhtiyacı (Sui Generis): Açık denizler veya geniş
okyanuslar için geçerli olan otomatik "200 millik Münhasır Ekonomik
Bölge" gibi kurallar bu bölgelerde doğrudan uygulanamaz.
Çünkü kıyıdaş devletlerin birbirine olan mesafesi bu geniş alanları
tanımaya yetmeyecek kadar dardır. [1, 2]
İşbirliği Yükümlülüğü: BMDHS'nin 123. maddesi uyarınca, yarı kapalı
denizlere kıyıdaş olan devletlerin; deniz çevresinin korunması,
bilimsel araştırmalar ve balıkçılık gibi hakların yönetiminde ortak
hareket etmesi ve tek taraflı oldu-bittilerden kaçınması gerekir. [1,
2]
Hakkaniyet İlkesi: Türkiye'nin de uluslararası arenada savunduğu
üzere; Ege ve Doğu Akdeniz'deki yetki alanları belirlenir kın coğrafi
adaletsizlikleri önlemek adına adaların konumu, kıyı uzunlukları ve
oransallık gibi "hakkaniyet ilkeleri" (equity principles) gözetilmek
zorundadır.
Bu bağlamda;
Yunanistan - Mısır Anlaşması Hukuken Geçerli Değil..
Bu anlaşmanın dayandığı Girit, Karpathos, Kassos, Rodos ve Meis hattı,
Yunanistan'a iddiasının aksine bir takımada devleti olmadığı için kıta
sahanlığı hakkı vermiyor.
Sonuçta, ülkenin yüzölçümünün sadece %17'si adalar, adacıklar ve
kayalıklar'dan oluşuyor ve bu adalar Yunan anakarasının 200 mil
yakınında.
Bu tür adalara karasuları kadar hak verilir.,”
Bir de Kıbrıs’ ı ele alsak, Kıbrıs ‘a halkın haklarını korumak ve
barışı getirmek için Başbakan Bülent Ecevit zamanında Başkanları
Kaddafi ile bize büyük destek veren Libya’yı ele alsak herhalde Yunan
bandıralı gemilerin Akdeniz’de bir adım atacak yerleri olmaz…
*- ULUSLARARASI HUKUK
Yunanistan’ın Girit ve Rodos Üzerinden Hukusuz Talepleri: Yunanistan
Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti arasında 06/08/2020 tarihinde
akdedilen Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma Andlaşması (diğer bir
deyişle iki taraflı Münhasır Ekonomik Bölge) Yunanistan’ın bizzat
kendisinin taraf devlet olduğu 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz
Hukuku Sözleşmesi’ne (BMDHS) aykırı niteliktedir ve sözleşmeyi ihlal
etmektedir.
ULUSLARARASI HUKUKTA, bir ana kara/kıta ülkesi kendi egemenliğine ait
olan adaların kendisine ait kara suları haricinde kıta sahanlığı veya
deniz yetki alanı yoktur.
Yunanistan, ana karası olan bir devlettir, sadece adalardan oluşan bir
devlet değildir.
*-
Yorumlar yükleniyor...