YEDİ LİRAYA EKMEK
*- GÖZLERİNİN RENGİ GİBİ Haliç’in halini anımsayan kaç kişi vardır, 16 milyonluk İstanbul’da? Bence ‘sayıları iki parmağı geçmez!’ denilir ya, o kadar az sayıdadır… Belki ileri yaşlarda bazıları… Bedrettin Dalan vardı, şimdi bir vakif üniversitesinin başındaki kişi… Rengi Avrupa’daki ünlü akarsuların, nehirlerin şu günkü hali gibiydi. Bulanık ve pis kokulu. ‘Gözlerimin rengi gibi yapacağım’ demişti, gazetecilere… Mavi gözlüydü Bedrettin Dalan… Büyük ölçüde hedefe ulaştı, sonra da, yu
*-KOKU UYUTMUYORDU
Şimdi İzmir’e gelelim…
Akdeniz’in, Ege’nin incisi, güzelim İzmir’in ünlü Körfezi son yılların bazı aylarında koku salıyor.
Özellikle Güzelyalı- Göztepe tarafında gece yarıları kokudan uyuyamayanlar oluyor.
Bunu da arayan ve şikayet edenlerden biliyorum.
Ama belirttiğim gibi, yaz sıcaklarında…
Bazen de, sonbaharın başında…
Deniz dibi canlıları nedeniyle….
Uzmanlar nedenlerini açıklıyorlar, toplu balık ölümlerinin de…
İktidar ‘Fırsat bu fırsat’ diyerek CHP’nn Amiral Gemisi İzmir yönetimine salvo atışları yapıyor.
Peki buna ‘Evet’ derler mi?
İşte son yanıtı İzmir ziyaretinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel verdi.
Özel, ‘Körfezi temizleme görevi bakanlıkta, ama yapmıyor!’ dedi.
Konuşmanın özeti şöyle
‘Körfez'i temizleme görevi bakanlıkta.
Yapmıyor.
İzmir'i kokutuyor, sonra hesabını Cemil Tugay'dan sormaya kalkıyor.
Ben olsam yapmam.
O da belediyenin bütçesinden milyarlar harcayıp Körfez'i temizliyor. Vallahi de billahi de İzmir'deki kokudan; kokuşmuş AKP zihniyeti mesuldür, başkası değil!’
*- İZİN VERİLMİYOR
Belediyelerin SGK borçlarından bahseden ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanında olduğunu belirten Özel, ‘Kendisi gemileri denetlemiyor, izin istedik vermiyor.
Körfez'i temizleme görevi bakanlıkta; yapmıyor.
İzmir'i kokutuyor, sonra gelip onun da hesabını Cemil Tugay'dan sormaya kalkıyor.
O da, - ben olsam yapmam- belediyenin bütçesinden milyarlar harcayıp körfezi temizliyor.
Vallahi de billahi de İzmir'deki kokudan; kokuşmuş AKP zihniyeti mesuldür, başkası değil.
Ama belediyenin parasıyla körfezi temizleyen biziz.
Onun aç bıraktığı yoksul bıraktığı insanlara sosyal yardım yapan biziz, yakacak yardımı yapan biziz, çocuğunun beslenme çantasını dolduran biziz, öğrenciye çorbayı veren biziz, okul sütü projesini yapan biziz, ‘hoş geldin bebek’ diyen biziz, ilacını, mamasını sağlayan biziz.
Bunlar yapılınca, CHP'li belediyelerden altı aylık memnuniyet yüzde 58 çıkınca, 'aman bunları durdurun'. “
Herhalde Özel’e cevabı da önümüzdeki hafta doğrudan Reis verecektir.
*- İDDİAYA GÖRE
İddiaya göre, İzmir’in Seferihisar Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürerek vatandaşın yanında olmaya devam ediyor.
Belediyeye bağlı Ürkmez, Akarca, Tepecik, Hıdırlık, Turabiye, Hamam Alanı, İlçe Merkezi ve Karakayalar Halk Ekmek noktalarında, ekmek fiyatları 7 TL’den satılmaya devam ediyor.
Her gün bu noktalardan en az 3500 ekmek satışı gerçekleştiriliyor.
Bildiğim kadarıyla, yeni yıl zamlarıyla ekmek fiyatlarının, birçok yerde, 10 TL’den 12,5 TL’ye yükselmesine karşın, Seferihisar Belediyesi, kendi tesislerinde ürettiği ekmeği uygun fiyatlarla halka sunmayı sürdürüyor.
Benim bakkalımda gramını bilmediğim ama her zaman aldığım ekmek ise 15 lira…
7 liradan daha ucuz ekmek satılan yerimiz var mı, bilmiyorum…
*- YAZARKEN GÜLDÜM, GEÇTİM
Her yıl toplam otomobil satışlarında payı artan elektrikli araçlar enerji verimliliği ve çevre dostu sürüşle geleceğin ulaşım aracı olarak öne çıkıyor.
Ancak, doğru şekilde kullanılmadıklarında elektrikli araçlarda da enerji israfı yaşanabiliyor.
Enerji Verimliliği Haftası’nda elektrikli araç sahiplerine uygulanabilir ve pratik tasarruf ipuçları sunuldu.
Belirtildiğine göre, söz konusu ipuçları çevreyi korurken araç sahiplerine de daha uzun bir menzil imkânı tanıyor.
1. Rejeneratif Frenleme Modunu Kullanın: Bazı araçlarda sürüş modlarıyla seçilen rejeneratif frenleme sayesinde yavaşlama sırasında enerji geri kazanılır. Ani frenlerden kaçınıp yavaşlama sürecini iyi yöneterek enerji tasarrufu yapabilirsiniz
2. Optimum Sürüş İçin Hızı Koruyun; Elektrikli araçlarda yüksek hızda sürüş ve performans sürüşü bataryanın daha hızlı tükenmesine neden olur. Orta hızda sabit bir sürüşle enerji verimliliği artırılır.
3. İklimlendirmeyi Verimli Kullanın: Klima veya ısıtıcıyı doğru zamanda kullanın. Bunun yerine, koltuk ısıtıcılarını tercih etmek daha az enerji tüketebilir.
4. Lastik Basıncı Tüketimi Etkiler: Düşük lastik basıncı, sürtünmeyi artırır ve enerji tüketimini yükseltir. Doğru lastik basıncı ile hem menzili artırabilir hem de enerji tasarrufu sağlayabilirsiniz.
5. Batarya Yönetimine Dikkat: Bataryayı %20’nin altına düşürmeden ve %80’in üzerine çıkarmadan şarj etmek, hem enerji kaybını azaltır hem de bataryanın ömrünü uzatır. Aynı zamanda daha hızlı şarj için bu aralıkta olmak gerekir.
6. Yokuş ve Rampada Hızı Kontrol Edin: Yokuş çıkarken gereksiz hızlanmaktan kaçının ve inişte rejeneratif frenlemeyi aktif kullanarak enerjiyi geri kazanın.
7. Gereksiz Yükten Kaçının: Araçta taşınan ekstra ağırlık, batarya tüketimini artırır. Yalnızca gerekli eşyaları taşıyarak daha verimli bir sürüş sağlanabilir.
8. Planlı Sürüş Yapın: Sürüş rotanızı önceden planlayarak hem mesafeyi hem de enerji tüketimini optimize edebilirsiniz. Trafiğin az olduğu zamanları tercih ederek gereksiz dur-kalktan kaçınabilirsiniz.
9. Aerodinamik Verimlilik Önemlidir; Tavan bagajı, bisiklet taşıyıcı gibi aksesuarlar aracın aerodinamiğini bozarak enerji tüketimini artırır. Kullanmadığınızda zamanlarda bu aksesuarları çıkarın.
10. Yazılımı Güncel Tutun: Elektrikli araç üreticileri, yazılım güncellemeleriyle enerji verimliliğini artıran yenilikler sunar. Araç yazılımınızı güncel tutarak daha verimli bir performans elde edebilirsiniz.
Bence bu öneriler ‘Laf olsun, torba dolsun!’ cinsinden ‘Sözde tasarruf’ diye şimdi parası olana moda olan elektrikli araç sahiplerine önerilmiş…
Yazarken güldüm, geçtim…
*- YOKSULLUK ve YOLSUZLUKLA MÜCADELİ EDİLMELİ
Şimdi bir gerçeğe daha döneyim;
Üzülerek söylüyorum; 2025 borç yılı oldu!
Yılın ilk haftasında kredi kartı borç rekoru kırıldı.
Yani bir yandan elektrikli araç alanlar, öte yanda borç batağında kurtulmaya çalışanlar.
Kayıtlara göre, kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarındaki artış dikkat çekiyor.
Aralık 2024’ün son haftası ile Ocak 2025’in ilk haftası kıyaslandığında borcun; tüketici kredilerinde 2,7 milyar lira, kredi kartlarında ise 2,8 milyar lira arttığını görüyoruz.
‘Aile yılı dediler ama 2025 yılı şimdiden borç yılı oldu! diyen muhalefet milletvekilleri, ‘Yoksulluğu bitireceğiz’ diye geldiler, vatandaşı batağa sürüklediler” sözleriyle tepkilerini dile getiriyorlar.
Toplam takipteki tüketici kredileri 59 milyar 756 milyon, takipteki kredi kartı borçları ise 56 milyar 701 milyon liraya çıkmış durumda.
Belirttiğim gibi, bir yandan vatandaş borç içinde çırpınırken, diğer yanda şatafatından vazgeçmeyenler.
Gördüğümüz, okuduğumuz kadarıyla, 2024 yılı mayıs ayında Cumhurbaşkanı kararıyla yayımlanan ‘Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ lafta kalmış gibi.
Asgari ücrete, emekliye, memura yapılan zam ortada.
Sosyal yardımlarla ayakta kalmaya çalışanları da duyuyor, biliyoruz.
Vatandaş geçinemediği için kredi kartına yükleniyor, kart borcunu ödeyemeyince kredi çekiyor.
Borcu borçla kapatarak ay sonunu getirmeye çalışıyor.
Nedense bakanlıklar; filolarına yeni araç katmaya, lüks otellerde toplantı ve davetler düzenlemeye devam ediyor.
Sözde yeni araç alımları yasaklandı, alınmıyor ama kiralanıyor, bu paralar yine halkın cebinden çıkıyor.
Umarın 2025’de, 3Y (Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar) ile mücadele edilir.
*- DURMAK YOK
Av. Murat Fatih Ülkü ile Senih Özay benim çok eski dostlarım.
Dikkat ederseniz, sanatçı kızıyla övünen Senih Özay artık ‘avukat’ titrini kullanmıyor.
‘Yeter artık!’ diyor ama yine de ‘bazı hukukçular gibi’ mücadelesini bırakmıyor.
Bu iki ‘özel’ hukuk insanımız şöyle diyor:
“Apple firması, Iphone telefonlardaki ‘siri’ yazılımının izin ve onayları olmadan kullanıcıların konuşmalarını kaydetmesi, kaydettiği konuşmaları (ticari amaçla) üçüncü kişilerle paylaşması eylemiyle ilgili Türkiye’de de hesap vermek zorundadır.
Bundan kaçamaz.
*- HUKUKSAL SÜREÇ
‘Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının kişilik hakları, kişisel değerleri, onur ve saygınlıkları en az ABD yurttaşlarınınki kadar değerlidir.
Kapitalizmin tipik bir simgesi olan Apple firması kapitalizmin beşiği olan ABD’de vermeye hazırlandığı hesabı Türkiye’de de vermek zorundadır
İşte biz de İzmir’den, Apple firmasının siri yazılımıyla yaptığı, izinsiz ses kayıtları nedeniyle hukuki sorumluluğun yaşama geçmesi için ve bu sorunun ihlalin toplumsal bir boyut kazanarak Apple firmasını hesap vermeye zorlaması için hukuksal süreci başlatıyoruz.’
*- ÖZELLİKLE VURGULANMIŞTI
Bilindiği gibi, Apple firması tarafından; “Siri” yazılımı/özelliği Iphone telefonu kullanıcısı tarafından seslenilmesi üzerine devreye giren bir özellik olarak tanıtılmıştır.
Uzun yıllar kullanıcıların Siri yazılımını devreye sokan, ‘hey Siri’ biçiminde seslenmeleri ile devreye girdiği ve bunun dışında aktif olmadığı, ‘tetiklenme’ ve sonrasında sorulan sorular dışında devreye girmeyen ve kayıt yapmayan bir yazılım/özellik olduğu ısrarla vurgulanmıştır.
*- KESİNLEŞME ÖNCESİ
Iphone aygıtının ‘hey siri’ kalıbını algılayabilmesi, yani kullanıcının sesinin “hey siri” kalıbıyla eşleşip eşleşmediğini belirleyebilmesi için, sürekli dinleme yaptığı konusundaki kuşkular zaman içinde derinleşmiş, bu konuda ortaya çıkan yoğun yakınmalar sonucu ABD’de bir dava, ABD hukuk sistemine göre dava öncesi süreç yaşanmıştır.
Bu süreçte, Apple firması, ‘siri’ yazılımın kullanıcıların konuşmalarını izinsiz biçimde kaydettiğini örtülü biçimde kabul eden açıklamalar yapmıştır.
*- İZİN ve RIZA OLMADAN
Iphone telefonlardaki “siri” yazılımının/özelliğinin kullanıcılarının izni ve rızası olmadan devreye girerek konuşmaları kaydettiği ve bu konuşmalardaki bilgileri (ticari amaçla) üçüncü kişilerle paylaştığı net biçimde kanıtlanmış durumdadır.
*- HİÇ YOKTAN
Geçenlerde torunumu okulundan aldım, eve dönüyoruz.
İleride trafik sıkışmıştı, durdum.
Az önce yanından geçtiğim motosikleti kullanan genç, yanımda durdu ve aracın camına vuruyor.
‘Ne oluyor?’ diyerek, camı açacaktım, torunum ‘Aman Dede açma!’ uyarısında bulundu.
Motosikleti kullanan, ehliyeti olup olmadığı belli olmayan gencin arkasında oturan, sanıyorum babası ‘Ne yapıyorsun?’ gibi, bir yandan dürtüklüyor, diğer yandan da bir şeyler söylüyordu.
Sinirlendin, kapıyı açıp inecektim, sol tarafta olan üç dört kişi, ‘Bırak cahille cahil olma!’ uyarısında bulunup, beni yatıştırmaya çalışırlarken, motosikletli gence, ‘Arabada çocuk var!’ dedim ama umurunda değil.
Trafik açıldı, yoluma devam ettim…
Bunları yazmazdım ama ne hale geldiğimizi anlatmak istedim.
Yazmamın nedeni de, şimdi paylaşacağım bir yazı.
Değerli takipçilerimden Hilmiye Aldemir’in başına gelen!
Değerlendirmesi size kalıyor:
*- NEFES VEREN ÖĞRETMEN (!)
Hilmiye Aldemir Öğretmenin anlatıyor:
‘İnsanlar patlamaya hazır bomba gibi!
Sataşmaya bahane arıyorlar.
Bugün Migros’tan alışveriş yaptım.
Dar alanda yanımdan bir gencin geçtiğini anımsıyorum.
Sonrasında, arkasını döndü ileri geri konuşmaya başladı.
Meğer yanımdan geçerken ben ona ‘nefes’ vermişim.
Bende ‘hastalık’ varmış!
Bu yüzden, ona göre, bilinçli bir şekilde nefes vermişim.
‘Bana mı, diyorsun?’ diye sordum.
‘Evet!’ dedi.
‘Ne oldu?’ diye sorduğumda, ‘Nefes’ verdiğimi söyledi…
Ben farkında değilim!
‘Ne yapalım, nefes alıp vermeyelim mi?’ dedim.
Söylediğim gibi farkında bile değilim…
‘Oğlum sen sataşmak için geziyorsun, galiba!’ dedim.
Bana görgü öğretmeye çalışıyordu.
‘Ben öğretmenim, görgü kurallarını ben sana öğreteyim!’ deyince, benim unvanımın (sıfatımın) onu ilgilendirmediğini de öğrenmiş oldum.
Ne günleri yaşıyoruz!
Yanımdan geçen adam bana saldırıyor, gerekçesi ise ‘Nefes alıp vermişim, ona gitmiş!’
Saldırı yalnız tekme tokat olmaz ki!
Lafla da olur…
Öğretmen hanıma olduğu gibi…
Umarım eğitimciler, yöneticiler, hatta tüm makam sahipleri gençliğin halinin patlamaya hazır olduklarını görürler ve doktorlarla, siyasetçilerle, iktidarla birlikte çözüm yollarını arayıp, bulurlar…
Daha geçenlerde, yaşı 90’a gelen bir bilim adamımız, tartıştığı genç adamın silahından çıkan kurşunlarla can verdiğini unutmayalım!?
Yorumlar yükleniyor...