YAZI TURA GİBİ TEK - ÇİFT SİSTEMİ
*-KUSURA BAKMA Bir önceki yazımda sadece 'Roma Hukuku' vardı, hem de orijinal yani İtalyancasıyla... Bunları da, İzmirli hukukçu Av. Yasemin Tamer Şener'den öğrenmiştim. O araştırmış, bana da bir noktada ondan dikte etmek gibi bir pozisyon kalmıştı. Çok yıllar önce Mesut isminde bir Almanca öğretmenim vardı. Birlikte 'Almanca Hikayeler' hazırlamıştık. Kitap basıldı, bizim Mesut Hoca İzmir'den İstanbul'a, 'İstanbul Erkek Lisesi'ne gitti, tayini çıktı. 'Kusura bakma, senin adını yazmayı u
*- ROMA HUKUKU
"Önemli değil!' dedim ama şu anda Avukat Yasemin Hanıma teşekkür
ediyorum, İtalyanca hazırladığı 'Roma Hukuku' hakkında beni
bilgilendirdiği ve özel notlarımı desteklediği için...
Böyle araştırmacı hukukçularımız var, bir de milletvekili olarak işi
karıştıranlar, yasaları halkın değil, güçlüler için çıkaranlar.
Ne demişti, Avukat Yasemin Temer;
‘Iudex est lex loquens– Hakim, konuşan kanundur.’
Ama bir de işi yokuşa sürenler, ya da hikaye konuşanlar…
Örnek vereyim:
*- İZMİRSPORLU
Bir Pazar günü Urla’dan geçen Çeşme otoyolunun araçlar yüzünden nasıl
tıkandığını anlatmış, ‘İzmir’deki randevunuzu unutun’ gibi laflar
etmiştim, İzmir’e başka alternatif yollarının şart olduğunu
vurgulamak istemiştim.
Bunun kesin olduğunu bugün yine anladım.
Nasıl mi?
‘Bornovalıyım’ diye, gecikmeli aracımın vizesi için Bornova’yı seçtim.
Hatta eski Beşiktaşlı, efsane Göztepe’nin fırtına sol açığı, milli
futbolcu Nihat Yöyöz, ‘Neden Urla veya Çeşme’yi seçmedin, yerlerini
bulman çok kolay!’ demişti.
Meğer haklıymış, ‘Taa’ ki, Trafik Hastanesi’ olarak bildiğimiz, Devlet
Hastanesi’nin hemen yakınında idi.
Hatta görevlilerden biri, benim aracımda ‘Kontrol aynasına’ takılı
İzmirspor bayrağını her gördüğünde, ‘Ben kongre üyesiyim!’ diyerek
mutlaka sohbet edip, hatırımı sorarken, eski spor yazarlarından Ali
Kıray için, ‘Bizim en önemli görevlimiz’ diyerek anmamızı sağlardı.
Ama yıllar geçince ‘Kazın ayağı öyle değil!’ diyenlerin haklı
olduklarını gördüm.
*- PAPAZ KUYUSU
Kent içinde, geçenlerde, “Sakın Alsancak’taki yol bakım
düzenlemelerini Eylül’de okullar açıldığı sırada yapmayın!’ uyarısını
anımsadım.
Herkesin tatilde olduğu kocaman kentte, “dur kalklar “ nedeniyle
ayaklarım az kalsın işlevlerini kaybederek hastanelik olacaktı.
Bu bir yana, bizim (Bornova’nın yerli halkının) ‘Papaz kuyusu’ adını
verdiğimiz olağanüstü güzellikteki zeytinlikler yerini betonlara
bırakmıştı.
Yakındaki çimento fabrikası bunlara çalışmıştı.
Yolları şaşırdım, ona sor şuna sor bilen yok…
Akıl alacak gibi değil, aracımın plakası 34, yani İzmir’den bir eksiklikte…
Ya yabancı gördüler, Bornova’nın yabancıları…
Fabrika görünümündeki işyerleri, sanayi tesisleri, kobiler, sanayi
siteleri ve özel (Kolej) denilen özel okullar…
Demek buralardan da paralı öğrenci buluyorlar.
Papaz kuyusunda, ‘İmam bayıldı!’ diyeceğim ama böyle benzetme olur mu,
çıkaramadım…
*- SONUNDA…
İnanın, tariflerle “AKTUR Araç Muayane İstasyonları İşletmesi’nin
Bornova istasyonunu buldum.
Ha sahi bu arada biri bana şu kolaylığı göstermişti Papaz Kuyusu’nda
‘Telefondan yararlansana…
Telefonu unutmuşum…
Zaten fazla kullanmıyorum, arayanlara sonra dönmeye çalışıyorum.
Benim gibi saçlarına ‘aklar’ düşenler, konu ya da adres bulmada bu
kolaylıklardan yararlanmıyor!..
Sonuçta, arkadaşım Nadide’nin bir gün önce, şezlongda uzanmış,
ağaçları ve yeşillikleri izlerken, tatlı esen rüzgarın beni okşamasına
‘Harika bir tatil!’ dediği Urla’ya, trafik ve dur- kalklar içinde ve
45 derece sıcaklığı gösteren araç saati göstergesi kargaşası içinde
Urla’ya döndüm.
İnanın, ağır sıklet dünya şampiyonu Muhammet Ali ‘Clay) ile ringe
çıkmış gibiydim.
Yani hurda haline gelmiş, vallahi adım bile atamıyordum.
Yaşayan bilir…
*- OLUR MU?
Her gün ortalama 300 yeni aracın şehir sokaklarına girdiğini
düşünürsek, akla iki nomta geliyor.
Birincisi , otomobil fabrikaları ya da galeriler en az altı ay ‘yaz
tatiline’ girsinler.
Yani piyasaya yeni araçların girmesini yasaklansın…
Olur mu?
İmkansız!
Ya da, yeni yollar açılsın…
Az önce ‘alternatif yollar!’ demiştim…
Bu da olur mu?
İmkansız!...
Buna bütçe yetmez…
Zaten bu duruma bizi alıştırdılar da!...
*-TEK – ÇİFT SİSTEMİ…
Ben de söyleyeyim:
Bir zamanlar İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura,
‘Bir gün tek, diğer gün çift numaralı araçlar şehir trafiğine girecek’
kararını çıkarttı.
Böylece otomatik olarak kentin trafiğinde yarı yarıya eksilme oluyordu.
Ama sanayiciler, işverenler, keyfi kaçanlar boş durmadılar bazı siyasiler gibi…
Anlamışsınızdır;
Büyük insanların (!) büyük güçleri kararı ve istekleri doğrultusunda
çıkmasını sağlamış oldu.+
Bakalım bu arada bazı siyasiler neler yumurtlayacaklar, merakla bekliyorum.
*-
Yorumlar yükleniyor...