UMUDUN PEŞİNDE
Köşe Yazısı

UMUDUN PEŞİNDE

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
02 Jun 2026 9 dk okuma 52

*- SEN DE KEŞFET Medyadaki ‘Kurban’ ve ‘Kurbanlıklar’ ilanlarını okumuşsunuzdur. Birileri değil, birden fazla kişiler ‘Kurbanı biz keselim!’ diye haraç mezata çıkmışlardı. Ama şartlar şaşırtıcı idi; ‘artış’ değil, ‘açık eksiltme’ gibi bir şey!’ vardı ‘Gel gel!’ ilanlarında…

Fakir fukara ve Afrika ülkelerinin gariban halkına kesilen kurbanları dağıtacaklar ve ‘duaları’ alınacaktı, söylemlere bakılırsa.

Bu ‘kapmaca yarışmasında’ neredeyse bir ‘kurban’, kasaptaki bir kilo kuşbaşı etten bile ucuza geliyordu.

Ama haklarını verelim bu kurban ilancılarının, etten mahrum Afrika halkının ‘kesilen kurbanlıklar’ sayesinde karınlarını doyururlardı.

Tabii ki bu ilan sahipleri aldıkları ‘kurban paralarının’ karşılığında hayırseverlerimize ‘beratlarını’ yani kağıt parçalarını gönderiyorlardı, masraftan kaçmayarak…

Yani aleni dolandırıcı bunlar…

Anadolu insanımızın, inanmışların paralarını böylece cukkalıyorlar,

Yani ceplerine atıyorlar…

Üç beş kuruşu kurbanlık hayvan alınıp, İslami usullerl kesilip Afrika’da bir ülke insanlarına ulaştırılabilinir mi?

Şöyle kendi kendimize bir düşünsek, doğruyu buluruz her halde…

*- BİZDEN BİRİ

Ben bunları düşünürken, yeğenlerimden biri aradı, ‘Anneannem için bir hayır yaptırdım!’ dedi.

Çok mutlu idi…

Tabii ki, ben de annem Makbule Eyice için bir hayır yapılmışsa mutlu olmaz mıyım?

Bir Afrika ülkesi Gana’da tifonun insanlar üzerinde kırım yaptırdığını öğrenen yeğenlerimden S., kendini hayır işlerine atamış varlıklı bir kadın ile temas kurmuş.

‘Ben de Gana’da bir bölge insanının yararlanacağı kuyu açılmasına rahmetli anneannem adına katkıda bulunmak istiyorum’ demiş.

Muradına da ermiş…

Yeğenim S. bana video ve fotoğraflarını göndermiş ve ek olarak da, “Dilek’in Çeşmesi’nin yapımını sağlayıp Gana halkına sağlıklı su konusunda katkıda bulunanların isimlerinin yazılı bulunduğu plaketin çekimini de belirtmiş.

-        - HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMİŞ

Baktım, Ganalılar için ‘eser’ sayılan su kuyusu ve çeşmesinin yapımını üstlenen altı Hayırsever Türk var…

Biri de Makbule Eyice adına yeğenim S. görünüyor.

‘Hayalimdi gerçekleştirdim!’ diyen S’ye, belirttiğim gibi ‘Umarım bu hayır işlerini düzenleyip para isteyenler benim değil senin düşündüğün gibidir’ dedim.

Ve ekledim, ‘Şüphe insanların doğruya ulaşmasını sağlar. Ayrıca imkânın varsa mutlak ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının tahsil masraflarını karşılamaya çalış…’

Daha önce okuttuğu çocuklar okullarını ve üniversiteyi bitirmişler.

Bu arada Gana’da büyükleri adına su kuyusu açtıran Türklerin isimlerine ve adlarına hayır yaptığı büyüklerinin isimlerini öğrenip, inceledim.

Türkiye’de isim ve soyadı benzerleri çok olduğundan ben de bunların isimlerini Baş harfleri ile soyadlarını paylaşayım:

S, Kara, N.- S. Alkanat, Ç.D. Çelebi, S. Kubilay, E. L. Sırımoğlu ve annem Makbule Eyice...

Umarım insanlarımız ‘hayır’ işlerine daha fazla eğilirler.

Herkesin bu dünyada yapacağı işler vardır.

Şunu da söyleyeyim:

Ailemde adlarına cami yaptıranlar da var, okul yaptıranlar da…

İstisnasız hepsi Atatürkçüdürler…

*- UCUZLUK ARTIK YOK

Türkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekici dönüşümlerinden biri Çinli markaların yükselişi oldu.

Bu yapısal değişim, global çapta olduğu gibi ülkemizde de sektörün en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Otomotiv sektörünün önemli ismi Selçuk Nazik, Çinli otomotiv markalarının Türkiye pazarındaki konumunu; vergi yükü, elektrikli araç rekabeti ve tüketici tercihleri açısından değerlendirdi.

2021’de binek otomobil pazarından yalnızca yüzde 1,5 pay alan Çinli markalar, 2025’te yüzde 8,2’ye ulaşırken; Nazik büyümenin artık düşük fiyat avantajıyla değil, yatırım, donanım, kalite, verimlilik ve doğru ürün stratejisiyle mümkün olabileceğini söyledi.

*- BEDAVAYA RAĞBET YOK

Geri dönüşüm ve ‘Sıfır atık!’ son günlerde değil yıllardır gündemde,

Bir zamanların tanınmış gazetecisi Ertuğrul Kale, iki yıl dünyayı dolaşmış ve ‘Karbon ayak izi’ne ait bilimsel çalışmalar yapmıştı.

Zamanın bir Büyükşehir Belediye Başkanına, bu projeden, bir kuruş belediyenin bütçesinden masraf yapılmadan Ertuğrul Kale’den karşıksız alınabileceğini söylemiştik.

Olur mu?

Büyük paralar isteyen başkaları vardı, tabii ki onlar tercih edileceklerdi.

O günler geldi geçti, şimdi ‘Sıfır atık’ gündemini koruyor.

Gelişmelere şöyle bir göz atalım:

“Geridönüşüm için geldi” denilen atıkla “gerçekten geri dönüştürülen” arasındaki uçurum bir diğer büyük sorun.

*- İTHAL EDİYORUZ

Kanunen Türkiye sadece %1 kirlilik payı olan “temiz ve geri dönüştürülebilir” plastik ithalatına izin veriyor.

*- DERELER ve ARSALARA

Ancak Greenpeace ve TMMOB gibi kuruluşların incelemeleri, ithal plastiğin %50’ye varan kısmının (gıda kalıntısı, karışık malzeme vb. nedenlerle) geri dönüştürülemez olduğunu belgeliyor.

Bu “kirli” plastikleri işlemenin ekonomik veya teknik bir karşılığı olmadığı için, limandan çıkan konteynerler takip de edilmediğinden; kağıt üstünde “ithal edilmiş” görünen bu atıklar yol kenarlarında yakılıyor, nehirlere veya boş araziye dökülüyor.

Duke Üniversitesi verilerine göre Türkiye’deki toplam plastiğin (yerli+ithal) sadece %6’sı geri dönüştürülüyor; %33’ü doğaya dökülüyor, %61’i ise gömülüyor.

*- MERKEZ ADANA

Anlatmıştım:

Türkiye’nin plastik geridönüşüm ve işleme sanayisinin önemli merkezlerinden biri olan Adana, aynı zamanda bu faaliyetlerin çevresel maliyetinin en görünür olduğu merkezlerden biri haline geldi.

Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ve ekibinin yürüttükleri çalışmalar, Seyhan Nehri’nin Akdeniz’i en çok mikroplastikle kirleten nehirlerden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Akdeniz, dünyada mikroplastik yoğunluğunun en yüksek olduğu denizlerden biri ve Türkiye kıyıları da bu kirliliğin en yoğun olduğu alanlar arasında yer alıyor.

*- ÇAĞRI YENİLENİYOR

Greenpeace Akdeniz, yerli atık yönetimini baltaladığı gerekçesiyle plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması çağrısını yineliyor. Avrupa Birliği’nin (AB) güncellenen Atık Sevkiyat Yönetmeliği uyarınca, 21 Kasım 2026’dan itibaren AB’den OECD dışı ülkelere (Malezya, Vietnam, Endonezya vb.) plastik atık ihracatı en az iki buçuk yıl süreyle tamamen yasaklanacak.

Türkiye, bir OECD üyesi olduğu için plastik atık ihracatı yasağından muaf kalsa da artık Avrupa Komisyonu’nun izleme listesine alındı. Bu durumda Türkiye’ye gönderilen atıkların sadece teslime ulaştığına dair beyanla yetinilmeyecek; her bir tonun sürdürülebilir yöntemlerle yeni bir ham maddeye dönüştürüldüğünün kanıtlanması istenecektir. Türkiye’nin Avrupa Komisyonu tarafından izleme listesine alınmasının temelinde, mevcut atık yönetim kapasitesine dair duyulan güven eksikliği ve izlenebilirlik (traceability) sorunları yatıyor. Sıfır Atık vizyonunun kağıt ÜZERİNDEKİ başarıları ile Adana gibi merkezlerdeki denetim boşlukları arasındaki bu çelişki, Türkiye’nin artık sadece kendi beyanlarıyla değil, AB’nin bağımsız denetçileri ve dijital izleme sistemleriyle “kanıt yükümlülüğü” altına girmesine neden oldu.

*- GERİ KAZANIM

OECD ve Greenpeace’in itiraz ettiği bir diğer nokta, Türkiye’nin yakılan plastikleri “geri kazanım” oranına dahil etmesi. 2024–2025 TÜİK verilerine göre yaklaşık 5 milyon ton atık çimento fırınlarında veya enerji santrallarında yakıldı. Uluslararası standartları GRI ve GHG Protokolü’ne göre yakma, bir geridönüşüm yöntemi değil.

1 ton plastik yakıldığında atmosfere 2 tondan fazla karbondioksit salınıyor.

Bu nedenle plastik yakmanın “doğrudan emisyon” olarak raporlanmaı gerekiyor.

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 367

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 220

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...