TARHANA OSMAN, AMERİKA'YA KARŞI
Köşe Yazısı

TARHANA OSMAN, AMERİKA'YA KARŞI

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
18 Sep 2026 6 dk okuma 343

*-DURMAK Bilgeliğin yolu, bilmekten değil dinlemekten geçer. Bu yüzden dünyada, az bilge çok ukala vardır. "Düşünebilmek için durmak, akıştan çıkmak gerekir. Ve bu o kadar doğru bir şeye işaret ediyor ki bakın; bizim Türkçede de bir şeye vâkıf olmak, yani bir şeyi anlamak, köken olarak 'vakafe'den geliyor. Vakafe de nedir? Durmak."

DAĞCILAR YAŞADI

Uzman olduğunu belirten bir okurun önerisi ilginç geldi.
Her doktor yürüyüş öneriyor.
İlk kez böyle bir öneriyi görüyorum.
Zaten dağcılığa meraklılar, Enver Kaya gibi çok sağlıklılar.
Belki de bilmeden engebeli yolu seçmiştir.
Bu görüşe inananlar, kentlerindeki ‘dağcılık kulüplerine’ üye olabilirler.
Uzun yaşayan insanların bulunduğu mavi bölgeler defalarca incelenmiş
ve bu alanlardaki uzun yaşamın gizemi çözülmeye çalışılmıştır.
Bu çalışmalarda ortaya çıkan şeylerden biri de bu bölgelerin ortak bir
özellik olarak engebeli araziler olmasıdır.
Acaba düz coğrafyalarda yaşayanlar ile engebeli coğrafyalarda
yaşayanlar arasında ölüm oranları ve kalp hastalıkları açısından bir
fark var mı?
Yapılan çalışmalar engebeli coğrafyalarda yaşayan insanların daha az
oranda kardiovasküler hastalığa yakalandığını gösteriyor.
Ciddi bir kalp rahatsızlığınız yoksa siz de yürüyüşlerinize rampalı
yollar ve yokuşlar ekleyin.

*- ÇEŞME’NİN KURTULUŞ MİRASI
Çeşme’nin kurtuluşunun 104. yılı kapsamında düzenlenen “Eylül’de Gel –
Süvarilerin İzinde, Tarihin Peşinde” gençlik buluşmasında, Türkiye’nin
6 ilinden gelen 20 genç Çeşme Yarımadası’nın kurtuluş hikâyesinin
izini sürdü.
Farklı disiplinlerden katılımcılar, Germiyan’dan Ildır’a uzanan 10
kilometrelik rotayı bisikletle keşfetti.
İkinci gün ise edindikleri deneyimleri tasarıma dönüştüren gençler,
kurtuluş rotasının görünürlüğü, hikâye haritaları ve deneyim
noktalarına ilişkin 4 farklı proje hazırladı.
Gençlerin sunumlarını dinleyen Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli,
“Çeşme’nin geçmişini geleceğe taşırken sizlerin bakışı, üretimi ve
yaratıcılığı bizim için çok kıymetli” dedi.
Kurtuluş etkinlikleri akşam Cumhuriyet Meydanı’nda Melikjoy konseriyle
sona erdi.

*- YEMEK TABAĞINDA…
Siz bir tabakta önce neye dikkat edersiniz: lezzete mi, sunuma mı?
Bu soru Narlıdere’nin yerlisi, börek ustası, Müjgan Özkan Atabey’den…
Ben lezzetten fazla anlamam, çünkü hayatım boyunca, hep alel acele
yemek yemek, daha doğrusu açlığımı gidermek zorundu kaldım.
Saniye bizim için önemlidir.
Saniye yüzünden, hayatını kaybeden ya da kurtulanları biliyorum.
Bir örnek vereyim:
İzmir- İstanbul uçağı saat 09’da kalkacak Yeşilköy’e inecekti,
sanıyorum 1970’lı yılların başında ya da 1960’lı yılların sonunda.
Arşive bakmak lazım.
Uçak sanıyorum, normal saatinden bir dakika önce kalkmıştı.
Bir yolcu da bu bir dakika yüzünden kapatılan kapıdan geçememişti.
Sonuçtu bir kişi eksik yolcu ile havalanan uçak, denizin üzerinden
inişe geçtiğinde, piste belki de 200 metre kala denize çakıldı.
Kurtulan olmadığı gibi, uçağın enkazına da o zamanki imkanlarla ulaşılamadı.
Bir yolcu bir dakika yüzünden yaşamda kalmıştı.
Yine bir dakika yüzünden sevdiklerine ve işine kavuşamayanlar olmuştu.
Saniyeler önemlidir yaşamda.
Örnekleri çok…
Değerli Müjgan Özkan Atabey, ‘Siz bir tabakta önce neye dikkat
edersiniz: lezzete mi, sunuma mı?’ diyor.
İyi bir tabak, yalnızca lezzetiyle değil; dokuların, aromaların ve
sunumun kurduğu dengeyle tamamlanır.
özel lezzet; sosu, eşlikçileri ve şeflerin, aşçıların dokunuşlarıyla
her lokmada farklı bir detay keşfetmeniz için hazırlanır, bu böyledir.
İşin doğrusu her zaman lezzet öndedir.
Lezzet yoksa, ‘saman mı yiyoruz!’ denir her halde…
Müjgan Özkan Atabey’in son sözü de şöyle:
‘Herkesin kendi işine bakması çok güzel bir şey , deneseniz mi?’

*- TARHANA OSMAN..
Tarhana Osman adını hiç duydunuz mu?
Adı gibi hikayesi de çok dikkat çekici.. Amerikan süt tozunun
kanserojen olduğunu ispat etti ve yasaklanmasını sağladı.
1950'li yıllarda Amerikan margarini ve buğdayına karşı savaş açtı..
Yine 1950'li yıllarda Türkiye'ye Marshall yardımı çerçevesinde ABD'den
büyük miktarda süt tozu yardımı yapıldı.
Suya karıştırılan bu süt tozları bütün okullarda öğrencilere içirildi.
Öyle ki kendi sütünü üreten köylerde bile zorla bu sulandırılmış süt
tozları verildi..

*- AMERİKANIN BAĞIŞI SÜTTOZU
Asıl adı Osman Nuri Koçtürk olan Tarhana Osman, hem Türkiye'de hem
Amerika'da biyokimya eğitimi almış ve bu konularda çeşitli
araştırmalar yapmıştı...
O dönemde Amerikan süt tozuna karşı büyük bir harekât başlattı...
Amerika'nın kendi ülkesindeki üretim artıklarını, tüketilemeyecek
kadar kötü olan gıdaları Türkiye'ye sattıklarını belirten Koçtürk, süt
tozunda kansere yol açan "aflatoksin" mantarı bulunduğunu ispat etti
ve yıllar sonra yasaklanmasını sağladı.

*- İSYAN BAYRAĞI
Tarhana Osman ikinci isyan bayrağını ise Amerikan margarinine karşı açtı...
O dönemde Amerika, Türkiye'ye çok ucuza soya yağı satmaya başlamıştı.
Piyasayı istila eden ABD soyası ve margarini, yerli tereyağı ve
zeytinyağının yerini almaya başladı..

Hidrojene margarin tüketimiyle birlikte Türkiye'de kalp damar
hastalıkları ve kolestrol sorunları adeta patlama yaptı...
Türkiye'de bunlar olurken ABD'de ise hidrojene yağ tüketimi sağlık
sebepleriyle azalıyordu...
Süt tozu ve margarinin ardından ABD, Türkiye'ye "cüce buğday" adını
verdiği genetiğiyle oynanmış GDO'lu buğdayı da satmaya başladı..
Tarhana Osman, Amerikan buğdayının hem topraklarımızı hem de
insanlarımızı zehirleyeceğini söyleyerek büyük bir mücadele başlattı..

*- TARHANA TÜKETİN
Gittiği her yerde Amerikan gıda ürünlerinin yerine halka tarhana
yapmayı ve tüketmeyi öneriyordu.
Tarhana Osman lâkabı ona buradan kaldı...
Koçtürk'ün çabaları ihracat lobilerini çok kızdırıyordu. Hatta Bir kaç
kez saldırıya uğradı.. Peki Tarhana Osman kimdir?
1943 yılında Ankara üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesinden
mezun oldu. Ardından TSK'ya girdi. Daha sonra eğitimini tamamlamak
için ABD'ye gitti ve Missouri Üniversitesi beslenme kürsüsünde
çalışmaya başladı.
1953'te yurda dönerek Askeri Biyoloji Enstitüsü kimyagerliğine atandı.
 Ankara Tıp Fakültesi Biyokimya kürsüsünde önce uzman sonra gida
kontrolü ve hijyen doçenti oldu...
1956'da Et ve balık Kurumunda Merkez Labaratuvarları Müdürü ve
Teknoloji Müdürü olarak görev yaptı. 1994 yılında vefat etti..

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 366

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 219

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...