ŞAPKA DEYİP SAKIN GEÇMEYİN
Köşe Yazısı

ŞAPKA DEYİP SAKIN GEÇMEYİN

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
23 Jun 2026 8 dk okuma 177

*- SAVAŞMA, YOLUNU DEĞİŞTİR Bir kitapta şöyle deniliyor: “Mutsuz uyanmanıza neden olan, hiçbir şey için savaşmayın… Yolunuzu değiştirin… Bu pes etmek değildir… Sadece, bazı şeyler, savaşmaya değmez!...” Peki insan neyi tercih eder: Mutlu ama kör bir cehaleti mi, yoksa acı verse bile o derin farkındalığın ağırlığını mı? Neden etrafındaki bazı insanlar hayatın ayrıntılarına takılmadan neşeyle yaşayabilirken, sen her sözü her hatayı her olayı saatlerce düşünmekten yoruluy

*- FARKINDALIK SONUCU

Dostoyevski’ye göre derin bir kalbe ve güçlü bir zekâya sahip olan
insan dünyayı yüzeyde yaşayamaz.

Zihin gördüğü şeylerin arkasını kurcalar ve her olayın nedenini
anlamaya çalışır.

Farkındalık arttıkça dünyanın adaletsizliği, insan doğasının
çelişkileri ve kişinin kendi iç çatışmaları daha görünür hâle gelir.

Kendi cehaleti içinde huzurla yaşayan insanlar için hayat daha basit
ve akışkandır.

Ancak idrak gücü yüksek olan kişi mutluluğun sığ sularında kalamaz;
gerçeğin daha ağır yüküyle yüzleşmek zorunda kalır.

Dostoyevski’nin dediği gibi:

‘İnsan acı çekmekten vazgeçmeyecektir; çünkü bilincin kaynağı acıdır.’

Bu yüzden hissettiğin derin hüzün ve varoluşsal yorgunluk bir eksiklik değildir.

Aksine, zihninin ve kalbinin taşıdığı kapasitenin bir bedelidir.



*- BAŞIMIZI GÖLGELEYEN NESNELER?!

Atalay Ergezen”in bitip tükenmeyen enerjisine hayranım.

Hafızasına da;

Ben ‘doktor ne dedi?’ diye düşünürken, sevgili Atalay Ergezen birlikte
çalıştığımız 40 yıl öncesini, enayilik yıllarımı anımsıyor.

Hep öyle idi: çalış, çalış, çalış!...

Aslında bir değişiklik yok, şimdi de aynı…

Atalay son yazısında, insanların, “Genellikle ‘aksesuar’ olarak
değerlendiriliyor!” diyerek önemli bir konuyu yine ele almış,
derinlemesine Dostoyovski’nin dedikleri gibi;

“Başı, boynu ve yüzü gölgeleyen nesneler.

Kullanılan hammade, şekli, kullanım biçimi; baş bölgesini serinletiyor
ya da tam tersi ısıyı hapsedip serinlemeyi önlüyor.

Güneşin radyasyon etkisini sarık da önlüyor.

Kat kat sarılmış kafa elbette ısısını tahliye edemiyor.

‘2 Eylül 1925 tarihli Bakanlar Kurulu kararnamesi ile din adamı
dışındaki kişilerin cübbe ve sarık giymesi yasaklandı.’



*- ATATÜRK DİYOR Kİ!

Atatürk’ün İnebolu Şapka Nutku 'ndan satırlar (27 Ağustos 1925)

"Ey memleketini seven ve memleketi, milleti için hayatını fedadan
çekinmemiş bulunan kıymetli vatandaşlar; hep beraber bütün cihana
sarih ifade edelim ki, bunca inkılabın şuurlu kahramanı olan bu
millet, medeniyet güneşinin bütün hararetini almıştır, masetmiştir.

Şüphe etmeğe mahal var mıdır ki, bu hararetin füyuzatı elbette
emrivaki halinde mütecelli olacak, fışkıracaktır."

"Türkiye’nin, hakikaten medeni olan halkı baştan aşağıya vaz’ı
haricisiyle dahi medeni ve mütekamil insanlar olduğunu fiilen
göstermeğe mecburdur.

Bu son sözlerimi vazih ifade etmeliyim ki, bütün memleket ve cihan ne
demek istediğimi suhuletle anlasın. "

"Esnayı seyahatimde köylerde değil, bilhassa kasaba ve şehirlerde
kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif ve itina ile
kapamakta olduklarını gördüm.

Bilhassa bu sıcak mevsimde bu tarz kendileri için mutlaka mucibi azab
ve ızdırap olduğunu tahmin ediyorum."

"Medeni ve beynelmilel kıyafet bizim için çok cevherli, milletimiz
için layık bir kıyafettir.

Onu iktisa edeceğiz.

Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon ... Başta siperi şemsli serpuş.

Bunu çok açık söylemek isterim:

‘Bu Serpuşun İsmine Şapka denir.’

"Arkadaşlar, sureti mahsusada telaffuz ediyorum. Korkmayınız, bu gidiş
zaruridir.

Bu zaruret bizi yüksek ve mühim bir neticeye isal ediyor.

İsterseniz bildireyim ki bu kadar yüksek ve mühim bir neticeye vusul
için lazım gelirse, bazı kurbanlar da verelim.

Bunun ehemmiyeti yoktur.

Mühim olarak şunu ihtar ederim ki, bu halin muhafazasında taannüt ve
taassup, hepimizi her an kurbanlık koyun olmak istidadından
kurtaramaz."



*- ŞAPKA AKSESUAR DEĞİLDİR

Sevgili Atalay, uyumamış, çalışmış…

Yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini toplamış, bize iletmiş.

Şimdi de bunlardan çıkardığı şu yorumda bulunmuş:

“Kimse kimsenin elinden sarhoş olma özgürlüğünü almamalı üzerine
kurulu "özel alan" serbestimiz üzerinden düşünceler geliştirilebilir.

Henüz "aksesuar", "aidiyet sembolü" dışındaki alanlara taşamamış şapka konusu.

Okullarda, teneffüslerde bahçede oynayan çocuklar. Törenlerde,
saatlerce ayakta duran çocuklar.

Sahi, çarşıya pazara gölgelik tenteler geriliyor.

Okullarda, spor alanlarında böyle şeyler neden yok?

Henüz başı güneşten korumanın, serin tutmanın önemli olup olmadığı
hakkında kolektif bir kanaatimiz yok.

Daha doğrusu kolektif kanaatimiz var.

Çoluk çocuk, günün en sıcak saatlerini deniz kıyısında, gezi
teknelerinde geçirebildiğimize göre...



*- ŞAPKAN YOKSA, OYNAYAMAZSIN

Ama birçok ülkede, çocukları şapka ile koruma altına almak için birçok
uygulama ve kampanya yapılıyor.

Bunlardan birisi Avustralya.

1980'lerden itibaren ‘SunSmart’ programı altında ‘Slip, Slop, Slap,
Seek, Slide’ kampanyasını yürütmektedir.

Bu çerçevede geliştirilen "No Hat, No Play" (Şapkan Yoksa Oyun da Yok)
veya güncel adıyla "No SunSmart Hat, Play in the Shade" (Güneş Şapkan
Yoksa Gölgede Oyna) politikası, erken çocukluk eğitim merkezleri ve
ilkokullarda zorunlu bir kural haline getirilmiştir.

Bu kural, çocukların dış mekan aktiviteleri sırasında geniş
siperlikli, lejyoner tarzı veya kova tipi koruyucu şapka takmasını
zorunlu kılmaktadır.



*- BİR İKİ ÖRNEK

Lejyoner Şapka:

Çıkarılabilir veya sabit ense koruma parçası sayesinde boynunuzu
doğrudan güneş ışığından korur.

Ekstra yüz koruması (maske) ile entegre modelleri de mevcuttur.

Kova (Boonie) Şapka: Geniş siperliği ile baş, yüz ve kulak bölgesine
gölge sağlar.

Çoğu outdoor modelde sıcak havalarda hava akışı sağlayan file detaylar
yer alır.UPF 50+ Koruması: Ultraviyole ışınlarını engelleyen özel
kumaş teknolojileri tercih edilir.



*- DEMAS YAPABİLİR

"...Söz konusu yapısal nörodejenerasyon ve atrofi etkileri, güneşe
maruz kalma süresi günlük iki saati aştığında doğrusal olmayan bir
ivmeyle hızlanmakta ve özellikle erkekler ile 60 yaşın altındaki
bireylerde daha belirgin olmaktadır.

Aracılık (mediation) analizleri, güneş radyasyonunun yol açtığı bu
anatomik beyin hasarlarının, uzun vadeli bilişsel gerileme ve demans
(bunama) riskine doğrudan aracılık ettiğini doğrulamıştır.

Dolayısıyla, başı doğrudan güneş ışınımından koruyacak bir şapka
takmak, beynin yapısal bütünlüğünü korumak ve yaşlılık dönemindeki
bilişsel fonksiyon kayıplarını önlemek için kritik bir nöro-koruyucu
bariyer işlevi görmektedir...."

"...Şapka, küresel ekonomiden nörofizyolojiye, kamusal sağlık
politikalarından sosyo-politik devrimlere kadar insan yaşamının çok
farklı alanlarında belirleyici roller üstlenmiş çok boyutlu bir
araçtır.

Ekonomik pazar verileri, ABD ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde
şapkanın yoğunlukla bir kişisel imaj, spor kültürü ve moda aksesuarı
olarak tüketildiğini; buna karşın Avustralya gibi yüksek UV maruziyeti
olan coğrafyalarda ise şapkanın hayati bir koruyucu tıp enstrümanı
olarak işlev gördüğünü kanıtlamaktadır.

Tıp ve spor bilimleri literatürü, doğrudan baş bölgesine yönelen güneş
radyasyonunun hem fiziksel iş kapasitesini $\%20$ oranında düşürdüğünü
hem de beyinsapı ve serebral sıcaklık artışına bağlı olarak
motor-bilişsel doğruluğu $\%11.2$'ye varan oranlarda akut olarak
gerilettiğini kesin deneysel kanıtlarla ortaya koymaktadır.

Daha da önemlisi, uzun vadeli nörogörüntüleme çalışmaları (UK
Biobank), başın güneş radyasyonundan korunmamasının gri ve beyaz madde
hacimlerinde ilerleyici atrofiye ve mikro-vasküler beyin hasarına yol
açarak uzun vadeli bilişsel gerileme ve demans süreçlerini
tetiklediğini doğrulamıştır.

*- TEZ KONUSU OLABİLİR

Sonuç olarak, açık hava faaliyetlerinde, spor müsabakalarında ve
çalışma hayatında iklim koşullarına uygun, gözeneksiz malzemeden
yapılmış, en az $2.75\text{ inç}$ siperlik genişliğine sahip
şapkaların kullanılması, sadece dermatolojik kanser risklerini
asgariye indirmekle kalmayıp, akut bilişsel odaklanmayı korumak,
fiziksel dayanıklılığı sürdürmek ve uzun vadeli beyin sağlığını
korumak adına bilimsel olarak hayati bir zorunluluktur."

Anti parantez;  insan anatomisine uygun yapay iklimlendirme koşulları
sağlanmadan, sonuçlar ‘sebep’ gibi görünmeye devam eder.

Doğanın ikliminin bir krize dönüşmemesi rasyonel tedbirlerle mümkün.

Şapka hakkında aktuel gelişmeler:

(https://www.nnchaber.com/kizilkaya-belediyesi-nden...

https://www.alparslandiyari.com/.../babalar-gunu-nde.../

https://www.vietnam.vn/.../dang-sau-non-la-hinh-ronaldo...

https://www.milliyet.com.tr/.../golgede-bile-tehlike.../1

https://www.adiyamanlilar.net/hasat-sapkadan-tarim... )

Sevgili Atalay Ergezen, önce tarih sayfalarına derinlemesine dalmış.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Serpuş’ yani ‘Şapka’ ile ilgili
konuşmalarından özet çıkarmış.

Ama konuşmaların asıllarına kesinlikle dokunmamış, bir yanlış anlama
olmaması için.

Sonra konuyu geniş çerçevede ele alıp, çocuklara kadar indirgemiş.

Öyle ki, kullanılması gereken şapkaların ölçülerini bile vermiş,

En önemlisi, araştırmacı kimliğiyle, paylaşımları aldığı bilgileri yazmış.

Tam bir tez konusu…

Bundan iyisi olamaz.

Kendisini kutluyorum…

Eminim çok yararlanan akademisyenlerimiz çıkacaktır.

Belge ve önemli kayıt olarak gelecek nesillere yararlı olması için
bilimsel notları da ele almaya çalıştım, affınıza sığınarak…

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...