ROMA HUKUKU YİNE GÜNDEMDE
*- UYANIK SATICILAR! Son zamanlarda radyo ve televizyon ilanlarında, daha doğrusu reklamlarda, ev sahibi hayali gerilerde kalanlara, yani imkanı daha az olanlara, iştahlarını kabartacak ‘arsa ya da tarla ilanlarını görüyoruz.
Bazı uyanık satıcılar, “Bu tarla yakında imara açılacak!” diyerek
insanlarımızı aldatıyorlar.
Peki gerçekten bir tarla nasıl imara açılıyor?
Aslında “tarlayı imara açmak” diye tek başına yapılan bir işlem yok.
İşin içinde imar planları, ilgili idarelerin kararları ve tarım
arazilerinin korunmasına ilişkin mevzuat var.
Önce arazinin mevcut planlardaki durumuna bakılıyor.
1/100.000, 1/25.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planlarda nerede
kaldığı önemli. Ardından arazinin tarım niteliği ve 5403 sayılı Kanun
kapsamındaki durumu değerlendiriliyor.
Özellikle büyük ova koruma alanları ve korunması gereken tarım
arazilerinde süreç çok daha hassas.
*- KELİME OYUNLARI
Bir de şu yanlış anlaşılmasın:
Belediyeye gidip “burayı imara açmak istiyorum” demek, arazinin imara
açılacağı anlamına gelmez.
Planlama kararının; bölgenin gelişimi, ulaşım, altyapı, kamu
ihtiyaçları ve ilgili kurumların görüşleriyle birlikte
değerlendirilmesi gerekiyor. İmar planlarının hazırlanması ve
onaylanması da 3194 sayılı İmar Kanunu'ndaki usullere tabi.
Bu yüzden bir tarla alırken “buraya imar gelecek” cümlesinden çok daha
fazlasını sormak gerekiyor.
Hangi planda?
Hangi kullanım kararı var?
Tarım arazisi niteliği ne?
Büyük ova içinde mi?
Bölgede gerçekten devam eden bir planlama çalışması var mı?
Bunların belgesi yoksa, ortada henüz yatırım kararı verecek kadar
somut bir bilgi olmayabilir.
İmar beklentisi başka, imar hakkı başka.
Kaynak: 3194 sayılı İmar Kanunu, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu, Tarım ve Orman Bakanlığı mevzuatı.
*- DEĞERLERİMİZİ UNUTMAYALIM
Fransız işgali sırasında Çukurova’da kurduğu 8-10 kişilik milis
müfrezesiyle Fransız konvoylarına baskınlar düzenleyen, Atatürk’ün
Tarsus ziyaretinde ayağına kapanması üzerine 'Hangi kadın karadan bir
yiğit doğurabilir ki? Sen ayakta durmaya layıksın' diyerek elinden
tutup kaldırdığı kahraman Onbaşı Adile Hala’dır.
Adile Hala (Adile Doğan), 1870'li yıllarda Tarsus’ta dünyaya geldi.
Çukurova bölgesinin Fransızlar ve işbirlikçi Ermeni çeteleri
tarafından işgal edilmesi üzerine, ilerleyen yaşına rağmen vatan
savunmasında yer almaya karar verdi.
Ailesinden topladığı gençlerle 'Kara Fatma Müfrezesi' olarak bilinen
silahlı bir grup kurdu. Silah ve mühimmat taşıdı, Fransız
birliklerinin geçiş güzergâhlarına taktik baskınlar düzenledi.
Gösterdiği cesaret ve askeri sevk yeteneği nedeniyle kendisine
"Onbaşı" rütbesi verildi.
17 Mart 1923’te Atatürk’ün Tarsus’u ziyareti sırasında silahı ve milli
kıyafetleriyle Paşa’nın karşısına çıktı. Mustafa Kemal Atatürk’ün
elini öpmek için eğildiğinde, Atatürk kendisini tutup ayağa kaldırarak
"Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde
göklere yükselmeye layıksın" sözleriyle tarihi iltifatını etti.
Savaştan sonra Tarsus’ta mütevazı bir yaşam sürdüren Adile Onbaşı,
Türk kadınının vatan sevgisini ve Milli Mücadele’nin Çukurova’daki
bükülmez iradesini temsil eden ölümsüz simgelerden biri olarak
hafızalarda yaşamaktadır.
*- TİTİZLİKLE İNCELEYİP, PAYLAŞIYORUM
Hukukta ‘Roma Hukuğu’ çok önemlidir.
Konu ile ilgili çok kitaplar yazılmış, konferanslar verilmiş, derslere
konu olmuştur.
Ben de size Roma Hukuğundan seçtiklerimi paylaşacağım.
Çünkü benim İtalyancasını da verdiğim bu maddelerden hemen herkes
yararlanabilir, kendi davası ile ilgili olan maddeyi ve hükmü bulmuş
olacaktır.
Titizlikle inceleyip, paylaşıyorum;
Bakın neler deniliyor, ünlü Roma Hukukunda…
“A verbis legis non est recedendum- – Kanunun lafzından
uzaklaşılmamalıdır”, “Abrogata lege abrogante non reviviscit lex
abrogata- Bir kanun ilga edildikten sonra, önceki kanun kendiliğinden
yürürlüğe girmez”, "Absoluta sententia expositore non indiget–
Mükemmel ve mutlak bir hüküm yorumcu gerektirmez”, “Absentia vero
adversario non erit damnandus– Hiç kimse gıyabında (mahkemede hazır
bulunmadığı sürece) bir suçtan mahkum edilemez”, “Actori incumbit onus
probandi – İspat yükü davacıya aittir”, “Ad quaestionem facti non
respondent iudices; ad quaestionem legis non respondent iuratores–
Hakimler, vakıalara ilişkin meselelere cevap vermez; yeminliler –
bilirkişiler, jüri – hukuki meselelere cevap vermez”, “Ames iudicio,
non amore iudices– Hüküm sevgi ile verilmeli, fakat sevgiden hareketle
verilmemelidir”, “Argumenta non sunt numeranda, sed ponderanda–
Deliller sayılmaz, tartılır”, “Bonis nocet, qui malis parcit– Kötüleri
affeden, iyilere zarar verir”, “Cessante ratione legis, cessat lex
ipsa– Bir kanunun amacı ortadan kalkarsa, kanun da kalkmalıdır”,
“Confessio est regina probationum– İkrar, delillerin kraliçesidir”,
“Conventio est lex- – Anlaşma, kanundur”, “Conventio privatorum non
potest publico iuri– Kamu hukuku, tarafların anlaşması ile
değiştirilemez”, “Delicta parentium liberis non nocent- – Ana babanın
suçu çocuklarına zarar vermez”, “Error insyllaba non nocet– Yazı
hatası zarar vermez”, “Etiam tacere est respondere- – Susma dahi cevap
vermektir”, “Feminae pro infirmitate sexus minus ausuras esse
credentur – Cinsiyetlerinin zayıflığı nedeniyle kadınların cesaret
edebileceklerinin daha az olduğuna inanılır”, “Fiat iustitia nec
pereat mundus- – Dünyanın yıkılmaması için adalet sağlanmalıdır”,
“Generalibus specialia derogant– Özel olan genel olanı ilga eder”,
“Haec sunt praecepta iuris: Honeste vivere, neminem laedere, suum
cuique tribuere– Hukukun emirleri şunlardır: Şerefli yaşamak, kimseye
zarar vermemek, herkese kendisinin olanı vermek”, “In conventionibus
contrahentium voluntas potius quam verba spectare placuit–
Sözleşmelerde tarafların kullandığı kelimelerden çok iradelerine
bakılmalıdır”, “In dubio pro reo– Şüpheden sanık yararlanır”,
“Infinita aestimatio est libertatis– Özgürlüğün değeri sonsuzdur”,
“Inter proximos fraus facile praesumitur- – Yakın akrabalar arasında
hile kolaylıkla yapılır”, “Invitus procurationem suscipere nemo
cogitur– Hiç kimse iradesi hilafına temsilcilik yapmaya zorlanamaz”,
“Is, qui tacet, non fatetur– Susan ikrar etmiş olmaz”, “Iudex est lex
loquens– Hakim, konuşan kanundur”, “Iura scripta sunt vigilantibus–
Hukuk dikkatliler (uyanıklar) için yazılmıştır”, “Ius est ars boni et
aequi – Hukuk iyi ve adil olanın sanatıdır”, “Ius respicit aequitatem–
Hukukun hedefi adalettir”, “Iustitiae dilatio est quaedem negatio–
Geciken adalet onun reddi demektir”, “Leges ab omnibus intellegi
debent– Kanunlar herkes tarafından anlaşılabilir olmalıdır”, “Leges
breves esse oportet, quo facilius teneantur – Daha kolaylıkla uyulması
için kanunların kısa olması lazımdır”, “Leges posteriores priores
contraris abrogant – Sonraki kanunlar önceki kanunları ilga eder”,
“Lex est dictamen rationis– Kanun aklın emridir”, “Lex est ratio
summa, quae iubet quae sunt utilia et necessaria, et contraria
prohibet– Kanun en yüksek akıldır, faydalı ve lüzumlu olanı emreder ve
tersi olanı yasaklar”, “Lex est, quod populus iubet atque consistit–
Kanun halkın emrettiği ve koyduğudur”, “Lex iniusta non est lex– Adil
olmayan kanun kanun değildir”, Lex iubeat, non disputet– Kanun
emreder, tartışmaz”, “Lex moneat, priusquam feriat– Kanun
cezalandırmadan önce uyarmalıdır”, “Litorum usus publicus est– Kıyılar
herkes tarafından kullanılabilir”, “Male iure nostro uti non debemus–
Hakkımızı kötüye kullanmamalıyız”, “Minor in delictis maior habetur–
Haksız fiillerde küçük yaştaki kimse büyük kabul edilir”, “Necat iudex
ultra petita partium– Hakim tarafların talepleri dışına çıkamaz”,
“Necessitas non habet legem- Zaruret kanun tanımaz”, “Nemo punitur
pro alieno delieto–Hiç kimse başkasının işlediği suç için
cezalandırılamaz”, “Nihil iniquis venali iustitia- Satın alınabilen
adaletten daha kötü bir şey olamaz”, “Non bis in idem – Aynı konuda
dava tekrar olmaz”, “Notorium non eget probatione– Herkesin bildiğini
ispat gerekmez”, “Omnes homines aequales sunt– Bütün insanlar
eşittir”, Pectus facit iuris consultum– Hukukçunun kalbi olmalıdır”,
*-: FOSİL YAKIT KRİZİ
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizinin başlamasından bu yana yükselen
fosil yakıt fiyatları Türkiye’ye şimdiden 9,04 milyar dolarlık ek
maliyet getirdi.
Gerilimin sürmesi halinde bu rakam yıl sonuna kadar 24,59 milyar
dolara kadar çıkabilir. Gerilim hızla sona erse bile Türkiye’nin karşı
karşıya kalacağı ek maliyetin 14 milyar doların üzerinde olması
bekleniyor.
Avrupa’da artan kuraklık ve düşen nehir seviyeleri kömürlü termik
santralları vurdu. Kömürün aşırı su tüketimi ve neden olduğu kirlilik
37 aktif kömürlü termik santrala sahip Türkiye için de büyük bir
tehdit oluşturuyor.
Uzmanlar COP31 Başkanı Türkiye’nin su varlıklarını korumak ve iklim
krizi ile mücadele etmek adına acilen kömürden çıkış takvimini
açıklaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Çevre, Şehi̇rci̇li̇k ve İkli̇m Deği̇şi̇kli̇ği̇ Bakanlığı ve Çelikler
Holding, Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na yapılması planlanan ek
ünitelerin ÇED olumlu raporunun iptaline birkaç gün arayla ayrı ayrı
itiraz etti.
Bakanlığın itiraz dilekçesinde COP31 Başkanlığının logosu yer aldı.
İki yeni ek ünite için ÇED olumlu raporuna karşı hazırlanan iki
bilirkişi raporu da ÇED raporunun uygunsuzluğuna işaret etmişti.
İklim krizinin son yıllarda hayatımıza soktuğu bir gerçek, mevsim
normalleri dışında yaşanan hava olayları:
Kurak geçen baharlar, kar yağışının özlemle beklendiği kışlar ve
sıcaklıkların aniden düşerek sağanak yağışların oluştuğu yazlar.
Bu aşırı hava olayları insanların gündelik yaşamlarını olduğu kadar
dünyaya ve doğaya dair algılarını da etkiliyor.
İnsanlar yaşananlara açıklama getirmek istiyor.
İklim inkârcıları ise bu ihtiyacı kendi çıkarları doğrultusunda
kullanmaktan çekinmiyor. Temmuz ayında sıcaklıkların 20’li derecelere
düşmesi ve sağanak yağışları “Hani nerede iklim krizi?” başlıklarıyla
sosyal medyada paylaşıyorlar.
Gerçekte ise cevap açık ve net:
Neden insan kaynaklı iklim krizi!
Yeni bir rapora göre, COP31 müzakerelerine başkanlık edecek olan
Avustralya, fosil yakıtlara, yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla
dört kat daha fazla devlet desteği sağlıyor.
zirvenin ev sahibi ve başkanı Türkiye de kömüre yönelik milyarlarca
liralık alım garantileri ve sübvansiyonlarla fosil yakıtları
desteklemeyi sürdürüyor.
*-
Yorumlar yükleniyor...