OKU İŞTE, NASIL OKURSAN OKU...
Köşe Yazısı

OKU İŞTE, NASIL OKURSAN OKU...

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
18 Jul 2026 5 dk okuma 123

*- BÜYÜK MİRAS Bir zamanlar Barış Manço şöyle demişti: “Hayat sevmeyi bilenler için güzeldir. İyilik en büyük mirastır. İnsan gönlüyle büyür, sözüyle iz bırakır. Geriye kalan ise güzel hatıralardır…”

Biraz da din dersi:

“Oku! emri, Okumanın bütün anlamlarını içerir.

Gözle oku, zihinle oku, gönülle oku, Kitab-ı oku tabiatı oku, tarihi
oku ve hepsinden öte kendini oku.

Okuyarak oku, düşünerek oku duyarak oku, yaşayarak oku.

Mustafa İslamoğlu’ne teşekkkkürler…



*-SINAV SİSTEMİ
Her yıl yüz binlerce çocuk, geleceğinin birkaç saatlik bir sınavın
sonucuna bağlı olduğu düşüncesiyle uzun ve yorucu bir hazırlık
sürecine giriyor.

Sınavlar elbette eğitim sisteminin bir parçasıdır; ancak bir çocuğun
potansiyelini, karakterini, hayallerini ve gelecekteki başarısını tek
başına ölçemez.
Ne yazık ki zamanla amaç öğrenmekten çok sınav kazanmak hâline geliyor.

Çocuklar bilgi edinmenin heyecanını yaşamak yerine, daha fazla soru
çözmeye ve daha az hata yapmaya odaklanıyor.

Oysa gerçek yaşam; ezberlenen bilgilerden çok, problem çözme becerisi,
iletişim kurabilme, yabancı dil kullanabilme, sorumluluk alabilme ve
değişen koşullara uyum sağlayabilme yetkinliklerini gerektiriyor.

*- YAŞANMAMASI GEREKİR
Sınav odaklı yaşam, birçok çocukta yoğun stres, başarısızlık korkusu,
özgüven kaybı ve tükenmişlik hissi oluşturabiliyor.

Özellikle ergenlik döneminde yaşanan bu baskı, yalnızca akademik
başarıyı değil; çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimini de
etkileyebiliyor.

Birkaç yanlış cevap yüzünden kendini yetersiz hissetmek, yıllarca
verilen emeğin boşa gittiğini düşünmek ve geleceğe dair umudunu
kaybetmek, hiçbir çocuğun yaşaması gereken duygular değildir.

*- ANALITIK DÜŞÜNCE
Oysa her çocuğun öğrenme biçimi, ilgi alanı ve gelişim hızı farklıdır.

Kimi akademik alanda, kimi sanatta, sporda, teknolojide ya da sosyal
becerilerde öne çıkar.

Eğitim sisteminin görevi bu farklılıkları ortaya çıkarmak olmalıdır;
tek bir sınavla hepsini aynı ölçüye göre değerlendirmek değil.
Bugün dünya hızla değişiyor.

Üniversiteler ve iş dünyası artık yalnızca diploma ya da sınav puanına bakmıyor.

Birden fazla dil bilen, farklı kültürlerle çalışabilen, analitik
düşünebilen, ekip içinde sorumluluk alabilen ve bağımsız hareket
edebilen bireyler ön plana çıkıyor.

Geleceğin başarısı, sadece sınav performansıyla değil; yaşam
becerileriyle şekilleniyor.
Bu nedenle ailelerin kendilerine şu soruyu sorması gerekiyor:
“Çocuğum sadece bir sınava mı hazırlanıyor, yoksa hayata mı hazırlanıyor?”
Bazen en doğru karar, aynı yolda daha fazla zorlamak değil; çocuğun
potansiyeline uygun yeni yolları cesaretle değerlendirebilmektir.
Çünkü önemli olan tek bir sınavı kazanmak değil, çocuğun hayatı
boyunca mutlu, üretken ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir birey
olmasını sağlamaktır.

İşte bu bakış açısıyla, alternatif eğitim modellerini değerlendirmek
artık bir tercih değil, geleceğe yapılan stratejik bir yatırım hâline
gelmiştir.



*- ‘KALEMİNİZE SAĞLIK’

Canan Akyüz yazı ve yorumlarına, Almanca, ‘Her şeyi anlıyorum ama
konuşamıyorum’ cümlesiyle  bu cümleyle başlıyor, her nedense,,,

Merak ettim, neden?

Almanca öğretmeni olduğunu ve genelde tüm öğrencilerinin kendisine
aynı cümle ile geldiklerini belirtiyor..

Sonunda kendisin de bunu anlatabilmek için paylaşmayı seçmiş,

Neyse bu kısmı gülle ve uzun atlamacı ve bunlara ilaveten 100 metreci
Nüvit Belevi’ye bırakalım…

Acaba kendisi de Almanca konuşur ya da bir zamanlar öğrenirken,
Muharrem Öğretmenimizi bu soru ile yaklaşmış mıdır?

Ya da içinizde yabancı dile okur ya da öğrenirken Canan Akyüz
öğretmenimize olduğu gibi, ‘Her şeyi anlıyorum ama konuşamıyorum!’
dediniz mi?

Bu cümle bana siyasileri ya da siyasetle ilgilenenlerin bazılarını
anımsattı, ‘Her şeyi biliyorum ama konuşamıyorum!’ dediklerini…

Bir tipler var, onlara her dönemde rastlarız:

‘Beni kızdırmasınlar, bildiklerimi söylersem, kıyamet kopar!’ gibi
laflar ederler..

Aslında bir hiçtirler, söyledikleri de ‘palavradan’ ileriye gitmez…

Şimdi yine sözü Canan öğretmenimize veriyorum, önceki yazı ile ilgili
yorumuna dikkat çekmek için veriyorum;

“Çok değerli bir paylaşım.

Özellikle şu cümle üzerinde düşündüm:

“Çocuğum sadece bir sınava mı hazırlanıyor, yoksa hayata mı hazırlanıyor?”
Son yıllarda yalnızca üniversitelerde değil, uluslararası dil
sınavlarında da bilgi tek başına yeterli görülmüyor.

Artık iletişim kurabilme, farklı bakış açılarını anlayabilme,
eleştirel düşünebilme, ekip içinde iş birliği yapabilme ve problem
çözebilme gibi sosyal yetkinlikler de en az akademik bilgi kadar
önemseniyor.
Belki de geleceğin en önemli sorusu şu olacak:

Çocuklarımız doğru cevapları ezberliyor mu, yoksa doğru soruları
sormayı öğreniyor mu? Çünkü öğrenme, çoğu zaman cevabı bilmekten
değil; merak etmeye devam etmekten başlıyor.

Kaleminize sağlık…!

Şunu da ilave edelim:

“Almanca öğrenmek başka, Almanca konuşmak başkadır!

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 362

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 219

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 173

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 352

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...