MÜFTÜ İSTEYİNCE BORNOVA'DAKİ OKULLARA DİN GÖREVLİSİ VERİLDİ
Köşe Yazısı

MÜFTÜ İSTEYİNCE BORNOVA'DAKİ OKULLARA DİN GÖREVLİSİ VERİLDİ

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
07 Dec 2024 15 dk okuma 214

*- BORNOVA’DA 99 OKULU DİN GÖREVLİSİ Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay’ın açıklamasından öğrendim: 02 Aralık 2024 tarihinde, Üniversite Kenti Bornova’da 99 okula imam atandı. Bornova’da 7’si anaokulu, 32’si ilkokul, 27’si ortaokul ve 33’ü lise tam 99 okuldaki öğrencilere, eğitim verilecek cami adresi Milli Eğitim Müdürlüğüne ‘Kaymakamlık talimatı’ olarak bildirildi. Bornova MEM Şube Müdürü Ahmet Kaya da, 2 Aralık 2024 tarihinde Bornova Müftüsünden gelen listeyi, resmi t

*- ELDEN ELE…

Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay’ın ‘Okulların temizlik, güvenlik, yeterli öğretmen sorunu, bazı illerde ısınma sorunu ve öğrencilere 1 öğün yemek sorunu çözülememişken; yetkililerin tüm bu sorunları görmezden gelip, okullara din görevlisi atamasıyla uğraşması ne derece yerindedir size bırakıyoruz’ diyerek topu bize atıyor. Ben de okuyucularımıza…

*- ÇEDES YARGIYA TAŞINDI

Öte yandan, Ulusal Eğitim Derneği; Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ’Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İşbirliği Protokolü’’ (ÇEDES)’i yargıya taşıdı.

Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Başkanı, 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Münevver Aktaş’ın hazırladığı dava dosyası, 07.09. 2023 tarihinde Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay tarafından Danıştay’a dava açıldı.

Yapılan Protokolün; 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa, 7354 Öğretmen Meslek Kanununa, 657 ayılı Devlet Memurları Kanununa, 430 Sayılı Tevhidi Tedrisat Kanununa ve Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğine aykırı olduğu, Anayasamızın başlangıcındaki Laiklik ilkesine, M.24, M.42, M.6/son hükmüne aykırı olduğu belirtilen dava dosyasında, yürütmenin durdurulması talep edildi.

Yargıtay ilgili dairesi, bilgi edinme kapsamında Osman Gazi Oktay'a gönderdiği yazıda; davanın Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan savunma isteme aşamasında olduğunu bildirdi.

*- MİLLİ EĞİTİMİN YANITI

Ulusal Eğitim Derneği'nin, Bilgi Edinme Yasası gereği; daha önce basında İzmir'de 842 okula, içlerinde yüksekokul mezunu ve formasyonu olmayan din görevlisi atandığına ilişkin haber ve listeler yer alması üzerine, İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdiği dilekçeye, böyle bir görevlendirme yapılmadığı yanıtını almıştı.

*- İHRACATIN GÜLER YÜZÜ

Kasım ayında Türkiye’nin ihracatı; yüzde 3,1’lik azalışla 23 milyar dolardan 22,3 milyar dolara indi.

EİB, ağustos, eylül ve ekim aylarından sonra kasım ayında da üst üste dört ay Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artış hızına imza atmayı başardı.

Ege İhracatçı Birlikleri, kasım ayında ihracatını yüzde 9’luk artışla 1 milyar 528 milyon dolardan 1 milyar 664 milyon dolara yükseltti.

EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 9 tanesi kasım ayında ihracatını artırmayı başarırken, 3 tanesi 2023 yılı kasım ayındaki ihracat seviyesine ulaşamadı.

Sanayi, tarım ve madencilik sektörleri üçte üç yaptı.

*- EGE ŞEHİRLERİ

İzmir, 1 milyar 426 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatını domine etmeyi sürdürürken, İzmir’de kurulu iki serbest bölge kasım ayında 259 milyon dolarlık ihracat katkısı sağladı.

İzmir’in ihracatı kasım ayında yüzde 4 düşüş gösterdi.

Manisa’nın kasım ayındaki ihracatı yüzde 2’lik azalışla 481 milyon dolardan 471 milyon dolara inerken, Denizli’nin ihracatı yüzde 19’luk artışla 324 milyon dolardan 385 milyon dolara ilerledi.

Muğla, 2023 yılı kasım ayında 82,5 milyon dolar olan ihracatını yüzde 40’lık artışla 115 milyon dolara yükselterek Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni oldu.

Balıkesir’in ihracatı yüzde 8’lik artışla 104 milyon dolara çıkarken, Aydın’ın ihracatı 101 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Kasım ayında Kütahya ihracatını yüzde 10’luk gelişimle 31 milyon dolardan 34,5 milyon dolara taşırken, Afyon 29,3 milyon dolar ve Uşak 28 milyon dolar ihracatı hanelerine yazdırdılar.

Böylece, Ege Bölgesi’nden yapılan ihracatın 4 aydır üst üste Türkiye ortalamasının üzerinde arttığı belirlenmiş oldu.

*- ÇİN’DEN KARŞI CEVAP

Çin,Temmuz 2023’de Çip üretiminde kullanılan galyum, germanyum ve antimon gibi önemli madenlerin ihracatına kısıtlama getirmişti.

Şimdi ABD’nin Çin’in yarı iletken endüstrisine yönelik son kısıtlamalarına yanıt olarak, galyum, germanyum ve antimon gibi önemli minerallerin ABD’ye ihracatını tamamen yasakladığını duyurdu.

Hemen yürürlüğe giren yasak, ayrıca ABD’ye yapılan grafit ihracatının daha sıkı bir şekilde incelenmesini de içeriyor.

*- STRATEJİK YANIT

Çin, bu malzemelerin önemli bir üreticisi ve bu hamle, her 2 ülke tarafından da “milli güvenlik” amaçlı olarak ileri sürülürken, iki en büyük küresel ekonomi arasındaki ticaret gerginlik tırmanıyor.

Bu gelişme, Çin’in temel kaynaklar üzerindeki kontrolünü ve teknoloji sektörünü hedef alan ABD önlemlerine verdiği stratejik yanıt.

ABD, yarı iletkenler, kızılötesi teknoloji, fiber optik ve güneş pilleri açısından hayati önem taşıyan bu mineralleri Çin’den ithal ediyor.

Bu mineraller, çeşitli teknoloji ve askeri uygulamalarda kullanılan gelişmiş bilgisayar çipleri üretmek için olmazsa olmaz durumunda.

*- ENDİŞELİ ŞİRKETLER

Türkiye, şirketlerin gündemini meşgul eden en önemli konulardan biri , teknik adıyla ‘Çalışan Riskler!’

Bu nedenle; ‘çalışan risklerine’ dikkat çekmek ve iş dünyasındaki uygulama örneklerini paylaşmak amacıyla, ‘Çalışan Riskleri 2024 Raporu’nun sonuçları hazırlandı.

Raporun sonuçlarına göre; dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaşanan yüksek enflasyon kaynaklı ekonomik istikrarsızlık her alanda çalışan risklerini artırabiliyor.

2024 Raporu’na göre özellikle ücretlendirme ve ödüllendirme alanında işverenler maaşları yılda en az iki kez artırmak zorunda kalırken, sağlık sigortası ve diğer yan hak maliyetleri de yükselmeye devam ediyor.

En yetenekli ve eğitimli çalışanların büyük bir kısmı, daha düşük yaşam maliyetleri nedeniyle yurt dışına göç ederek gelişmiş ülkelere yöneliyor. Bu durum, ülke genelindeki insan kaynakları ve risk profesyonellerini dikkatle yönetilmesi gereken ciddi insan kaynağı riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.

*- KRİTİK ADIMLAR

Yüksek enflasyonun işgücü dinamiklerini tehdit ettiği bu dönemde, sağlık sigortası ve çalışan refahını önceliklendiren yenilikçi yaklaşımlar geliştirmek, Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilir başarı için atması gereken kritik adımlardan olduğu belirtiliyor.

Bir yandan şirketlerin sağlık sigortası ve yan hak maliyetleri artarken, işverenler ayrıca yılda en az iki kez maaş artışı yapmak durumunda kalıyor.

Beklentileri karşılayamayan yaklaşımlar, yetenekli iş gücünün yurt dışına göç etmesine yol açarken, insan kaynakları ve risk profesyonellerinin karşılaştığı insan kaynağı risklerini de derinleştiriyor.

Raporda dikkat çeken bir diğer önemli nokta, şirketlerin sağlık hizmetleri dönüşümüne katkıda bulunmak için psikolojik ve fiziksel güvenliği öncelikli hale getirmeleri gerektiği.

Türkiye’deki şirketlerin yüzde 58’i pandemilerin yıkıcı etkilerini kabul ederken, sağlık sisteminin krizlere karşı dirençli olmasını sağlamak için daha fazla önleyici bakım ve wellbeing kültürü oluşturma ihtiyacı ortaya çıkıyor.

Yüksek enflasyonun etkisiyle, ödül ve değer eşitsizliklerinin artışı, iş gücü dinamiklerini tehdit ediyor.

Türkiye genelindeki işverenler, sağlık, zenginlik ve kariyer boşluklarını doldurarak bu eşitsizlikleri azaltmalı ve tüm çalışanlar için refah yaratma yoluna gitmeli.

Rapora göre; şirketler, dijital fırsatları benimseyerek ve işyerinde psikolojik, fiziksel güvenlik ile ruh sağlığı uygulamalarına önem vererek sağlık hizmetlerinin dönüşümüne katkıda bulunabilir.

*- SİGORTA PRİMLERİ YÜZDE 500 ARTTI

Araştırmanın Türkiye sonuçlarına göre; şirketlerin yüzde 58’i

Enflasyonist baskılarla karşı karşıya kalan Türkiye’deki işverenler, özellikle, sağlık sigortası maliyetlerindeki artış, son iki ila üç yılda sigorta primlerinin yüzde 500’e varan oranda yükselmesiyle önemli bir zorluk yaşıyor.

Tıbbi enflasyonun etkisini azaltmak için, şirketlerin tıbbi ve engellilik iddialarının sıklığını, etkisini ve süresini dikkate alan stratejik bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor.

Kuruluşlar, sağlık ve yan haklar programlarında sürekli değişikliklere de hazır olmalı.

*- OTOMOBİL YERİNE. ‘ARABA ÖDENEĞİ!’

Örneğin, şirket araçları Türkiye’de son derece değerli bir avantaj olarak görülse de artan maliyetler nedeniyle giderek daha fazla işveren, otomobil vermek yerine araba ödeneği sağlamayı tercih ediyor. Esnek yan haklar planları, işverenlerin maliyetleri sabit tutarken iş gücüne daha değerli faydalar sunmalarına yardımcı olabiliyor.

*- YANLIŞ YÖNETİM

Şirketlerin yüzde 44’ü, yapay zekanın yanlış yönetiminin kuruluşlar üzerinde yıkıcı veya yüksek bir etki yaratabileceğini düşünüyor.. (Küresel ortalama yüzde 54) Yüzde 36’sı, teknoloji yetenek ve becerilerine ulaşabilmek için daha yüksek ücret ve yan haklar sağlama baskısının yarattığı endişeyi dile getiriyor. (Küresel ortalama yüzde 38)

Türkiye’de şirketlerin yüzde 49’u, yüksek enflasyon ve belirsiz ekonomik koşullarda çalışan maaş artışlarına yönelik beklentileri yönetme konusunda endişeli.

Türkiye genelinde işverenler, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti krizinin etkisiyle yöneticiler ve çalışanlar arasındaki ödül ve değer eşitsizliklerinin arttığını belirtiyor ve bunun iş gücü dinamiklerini etkilemesinden giderek daha fazla endişe ediyor. İşverenler; sağlık, zenginlik ve kariyer boşluklarını doldurarak bu eşitsizlikleri azaltmaya ve tüm çalışanlar için refah yaratmaya yardımcı olabilir.

*- NEDEN OLUNUYOR

Çalışan ve işveren arasındaki ilişki, sadece iş sözleşmesinde belirtilen işlerin yapılmasının ötesinde, karşılıklı dürüstlük ve güvene dayanan bir bağ. Bu bağın temelini oluşturan dürüstlük ve bağlılık ilkelerinin ihlal edilmesi, kurumsal kültürün zayıflamasına ve bunun sonucunda şirket operasyonlarını derinden etkileyebilecek ihmallerin veya suistimal vakalarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Çalışanlar ve işverenler arasındaki ilişkinin doğası gereği, çalışanların görev ve sorumluluklarını yerine getirirken şirket menfaatlerini gözeterek hareket etmeleri bekleniyor.

Bu beklentinin temelinde yatan dürüstlük ve bağlılık ilkeleri ihlal edildiğinde ise şirket içi iletişimin bozulduğu, kendini tekrar eden hataların veya ihmallerin arttığı ve suistimal vakalarının ortaya çıktığı gözlemleniyor.

*- PATRONLARDAN YANA

“Ülkemizde ve dünyadaki diğer iş hukuku düzenlemelerinde dürüstlük ve bağlılığın ihlal edilmesi çalışan adına önemli bir kusur olarak ele alınıyor. Türk İş Kanunu’nun 25’inci maddesi uyarınca doğruluk ve bağlılığa uymayan eylemler işverenin haklı nedenle fesih hakkını doğuran bir durum olarak tanımlanmış, hırsızlık, cinsel taciz, işverenin ticari sırlarının ifşa edilmesi, görev ve sorumluluklara ilişkin bulundurulması gereken vasıflar ve şartlarla ilişkin yanıltıcı beyanda bulunulması, görevin kötüye kullanılması gibi ihlallerle örneklendirilmiştir.

Verilen bazı örneklerle ilgili tanımlar ve sınırlar çok net olmakla birlikte ilgili kanun maddesinde de belirtildiği üzere dürüstlük ve bağlılığa ilişkin ihlaller bu örneklerle sınırlı değil.

Bu nedenle dürüstlük ve bağlılığa uymayan eylemlerin doğru yorumlanabilmesine yönelik önemli bir ihtiyaç oluşuyor.”

*- TÜRK DÜNYASINDA KADIN

“Türk Dünyasında Kadın” çalıştayının açılış konuşmasını Kırım Türk Kadınlar Birliği Başkanı Safinar Cemil Kırımoğlu yaptı.

İki gün devam eden ve altı oturumdan oluşan çalıştay programında her oturumu takiben serbest kürsü ayağında tüm katılımcılar temsil ettikleri Türk topluluklarının güncel meselelerini ve kadın merkezli sorunlarını dile getirerek çözüm önerilerinin tespiti bağlamında değerlendirmelerde bulunarak Türk Dünyasının sesini duyurdular.

Programda hem dilimize hem de kavramlarımıza sahip çıkmanın önemine vurgu yapılarak “Orta Asya” yerine “Türkistan” kavramının kullanılması gerekliliğinin altı çizildi.

Diğer taraftan Türk kültüründe olumlu imaja sahip olan “töre” kavramının “töre cinayeti” olgusu içinde yaygın kullanımının oluşturduğu olumsuz algı ile Türk’ün töresinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı buna karşın Türk Dünyasının törede birleşmeye ihtiyacı olduğu ifade edildi. X

Yine Türk Dünyasının güncel meselelerinden biri olan ortak Türk dili kullanımının Türk Dünyasını birbirine iletişimin her boyutuyla daha da yakınlaştıracağına dair inanç üzerinde fikir birliği sağlandı.

*- BÜTÜNLEME SAĞLANIR MI?

Çalıştayın düzenleme ve uygulama aşamasında sadece kadınlar yer aldı ve bu yönü ile de ilk defa düzenlen bir çalıştay olma özelliğini taşıdı. ‘Türklüğümüz Özümüz, Birliğimiz Gücümüz’ şiarıyla yola çıkan

Prof. Dr. Muallâ UYDU YÜCEL, kapanış oturumunda çalıştayda Türk kadınının gücünden bahsederek, bu gücün Türk Dünyasında tekrar hatırlatılması için çeşitli faaliyetler yaptıklarını ve buna devam edeceklerini, yıllardır birbirinden uzak coğrafyalarda sahip oldukları kültürün mirasını yaşayan ve yaşatan kadınlarla yollarına devam edeceklerini, bütünleşmeyi sağlamak için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini belirtti.

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...