MUCİZE BEKLEMEK FAKİRLİKTİR
Köşe Yazısı

MUCİZE BEKLEMEK FAKİRLİKTİR

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
29 Jun 2026 5 dk okuma 366

- FAKİRLER! Bir uzman, fakir kalmanın yollarını araştırmış, sonra da bunları çizgilerle süslemiş: Tüm gün televizyon izlemek bile fakir kalmanın yollarından biri. Fakir kalmak illa parasız pulsuz kalmak değil, bundan bunu anlıyoruz. Hiç hobin olmaması, hayatta bir tutkunun olmaması da ‘fakirlik’ anlamına geliyor.

Üç örnek daha paylaşayım:

1- Konfor alanına sıkışıp kalmak,

2- Mucize beklemek,

3- Suçu başkalarına atmak…

Günümüzdeki teknoloji araçları,  insanları bu şekilde niteliksiz
bireylere dönüştürüyor.

Mustafa Foçalı da dur durak bilmiyor:

“Nelere alışıyor insan...

Ne alışamam dediklerine, ne unutulmuş vaatlere…

Hayatta yapmam, yaptıramaz denilenlere.

‘Görmezsem ölürüm’ deyip, çekip gidenlere.

Nelere alışıyor insan, alıştıkça şaşırdığı ne çok şeye...!”



*--RENK VERENLER

Doğa bilimciler flamingoları yakından incelediklerinde çok şaşırtıcı
bir detay fark ettiler.

Bu zarif kuşlar aslında o ünlü pembe rengiyle doğmazlar; yumurtadan
gri çıkar ve yıllarca gri kalırlar. Onlara o göz alıcı rengi veren şey
genetik bir kod değil, sadece göllerde yedikleri beta-karoten zengini
karidesler ve yosunlardır.

Bir flamingo, kelimenin tam anlamıyla yediği şeydir.

Eğer beslenmesini değiştirirseniz, o canlı pembelik yavaşça solar ve
kuş tekrar beyaza döner.

Kaan Gülten, ‘Bu hikâyeyi neden mi anlattım?’ diye sorup, anlatımına
devam ediyor:

“Gelelim bugüne...

Aslında bizler de modern dünyanın flamingolarıyız.

Her gün neyi tüketiyorsak, zihnimiz de onun rengini alıyor.

Sorun ne kadar zaman geçirdiğimiz değil, o zamanda zihnimize ne yedirdiğimiz.”

Ufak bir etimolojik not düşeyim:

Bugün genellikle kilo vermek anlamında kullandığımız ‘diyet’ kelimesi,
Antik Yunancada ‘diaita’ (δίαιτα) kelimesinden gelir.

Anlamı kısıtlama değil, ‘yaşam tarzı’dır.

Yani iyi bir zihinsel diyet, dünyadan kopmak değil; bizi yukarı
taşıyacak o kaliteli yaşam alanını, kendi bilgi akışımızı inşa
etmektir.



*- KURTULMAK İÇİN

Sırf ‘gündemden kopmayayım!’ diyerek zihnimi maruz bıraktığım o
karamsar haberler, etrafımda sürekli şikâyet eden insanlara ayırdığım
uzun saatler...

Bir gün fark ettim ki, elimde telefon olmasa bile zihnim dışarıdan
gelen gürültüyle yorulmuş, rengini kaybetmiş.

Ne zaman ki çevremdeki seslerin küratörü olmaya karar verdim, bana
ilham veren dostlara, ufuk açan metinlere yönelip beni aşağı
çekenlerden kurtuldum, işte o zaman zihnimin rengi gerçekten değişmeye
başladı.

Roma İmparatoru ve filozof Marcus Aurelius yüzyıllar önce sanki bugünü
görerek şöyle yazmış: “Ruhumuz, düşüncelerimizin rengine boyanır."

Güncel soru da şu:

“Gün içinde maruz kaldığınız şeyler sizi tüketiyor mu, yoksa harekete
mi geçiriyor?

Sizin zihniniz bugün hangi renge boyanıyor?’

Duymuşsunuzdur, bir zamanlar ‘Kuş Profesörümüz!’ vardı.

Prof. Dr. Mehmet Sıkı, emekli öğretim üyesi…

Nasıl emekli Bodrum Müzesi ve Kalesi Müdürü Oğuz Alpözen’i
eserlerinden uzaklaştırdılarsa, aynı sorun bu değerli hocamızın da
başına geldi, getirildi!

Prof. Mehmet Sıkı, bir ay önce 6 Haziran’da fotoğraflarla desteklediği
mesajında şöyle demişti:

“Sizi çok seviyorum, beni sizden ayıranlar yazıklar olsun ! Yıkılmadık
ayaktayız. Selam ve saygılar....”



*- İZNİNİZLE

Şimdi izninizle yine çok önemli bir değerimize söz vereceğim.

Az önce adından söz ettiğim değerimiz Oğuz Alpözen ustamız bakın ne yazmış:

"Gel sana denizi görmeyen penceremden, balıkların aşkını göstereyim.

Müzeciliğin sihirli kanatlarını takıp, seni yüzyıllar öncesine götüreyim.

Doğu Roma Gemisi'nin kaptanı Georgios'la tanıştırayım.

Bodrum Kalesi'nin son komutanı Teğmen İbrahim Nezihi ile birlikte
kahve içelim" demiştim; oldu. Ama sonra haşin bir rüzgar esti, ne var,
ne yok kaldırıp attı.

Yaşayan müzesi-canlı müzenin dünyadaki İlk örneği birilerine battı.

Eski müze belleklerde, belgesellerde, kitaplarda yaşıyor; biliyorum.
Yapay zeka da biliyor; sevinemiyorum…



Manavda renk renk meyvelere bakıyorum.

Fiyatlarının yüksekliğine  şaşırıyorum.

‘Varlıklar ülkesinde yoksulluk olmasın!’ diyorum.”



*- FRANSIZLAR BOMBALADI

Okuyucularım bilir.

İdealistleri severim, desteklerim, elimden geldiği kadar.

Bunlardan biri de İzmirli büyüğüm arkeolog Oğuz Alpözen.

İleri yaşına rağmen üretmeye, yazmaya. Anlatmaya devam ediyor:

Atatürk "Çağdaş Uygarlık Düzeyinin Üstüne Çıkacağız" demişti.

Türkleşmek, uygarlaşmak, çağdaşlaşmak ülkümüz oldu.

Türk müzeciliğini, dünya müzeciliğinin üstüne çıkarmayı başardık.

Yaşayan müze-canlı müzenin ilk uygulayıcısı olduk.

George F. Bass ve ekibiyle birlikte sualtından çıkardığımız eserleri,
eski gemicilerin sesi ve nefesi olarak sergiledik.

Fransız bombardımanında (1915) yıkılan minareyi, 1990 yılında koruma
kurulundan aldığımız izinle simgesel olarak yaptık.

Amacımız şövalyelerin kalesinin, Türklerin egemenliğinde olduğunu göstermekti.

Rolöve müdürü "hiçbir şey yıkılmayacak" derken, on sekiz sergi salonu
ortadan kaldırıldı.

Bodrum sokaklarında bastonuma dayanarak yürüyorum. Arada bir Bodrum
Devlet Hastanesi'ne gidiyorum.

Son soluğuma kadar Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ni ortadan
kaldıranlara karşı savunmamı sürdüreceğimi bilmenizi istiyorum.”

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...