KİMSEYE GÜVENMEMEYİ ve METETMEYİ, YAĞCILIĞI UNUTALIM
Köşe Yazısı

KİMSEYE GÜVENMEMEYİ ve METETMEYİ, YAĞCILIĞI UNUTALIM

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
21 Jul 2026 6 dk okuma 138

*- HEPSİ HİKAYE Yıllardır duyarız; “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!” diye…

Şöyle de söylenir:

“Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!..” şeklinde…

“Kimselerin sesi olmak” da hep ağızlardadır.

Ama çoğu hikâyeden ibaret…

İnsanoğlu, Adem ile Havva’dan bu yana hep yalnızdır.

Hiç kimse derdini anlamaz, anlamak istemez…

Söylenenler de, hep ağız alışkanlıklarındandır.

Şöyle bir düşünün, “Acaba sıkıntıya düştüğüm zaman yanımda kim oldu?’

Yardım istediğinizdi, ‘imdat!’ diye haykırdığınızda sesinizi
duyanların söyledikleri ise hep aynıdır;

‘Mahkemeye başvur!’

Ama şöyle kafanızı kaldırıp sağa sola baktığınızda ‘timsah gözyaşı’
dökenleri de görebilirsiniz…

Hepsi hikaye!

Benim yorumum da hep böyle iki sözcükten oluşur…



*- MEMNUN OLDUK!

Bugüne kadar normal çalışan ‘arçelik’ marka klima bozuldu.

Bu çöl sıcaklarında görevini yapmadı.

İnternette bulduğum ‘Arçelik’ servisini aradım, bir çağrı merkezi çıktı.

Başımıza geleni anlattım, ‘700 lira servis ücreti alırız’ dediler.

‘Hayır!’ mı diyeceğiz?

‘Ne zaman gelirsiniz?’ sorumuza ise ‘Hemen bugün!’ demesinler mi?

Keyiflendik…

En azından beş altı gün gibi bir yanıt alacağımızı düşünüyordum.

Bir saat falan geçmedi, hani trafikte ‘fırt’ diye yanınızdan geçen
servis araçları var ya, onlardan biri ile geldiler.

Ama üzerinde hiçbir işaret ve yazı yoktu.

İki genç, gayet kibar klimaya baktılar, daha doğrusu dışarıdaki motor
ünitesini açtı, biri…

Amca ‘Bir parça taktım çalışmadı, şimdi bir parça daha takacağım,
çalışırsa motoru kurtardık demektir…’ dedi.

Fiyat söyledi;

‘Çalışırsa maliyete 18 bin 650 lira, çalışmazsa para yok… Motor
değişecek yaklaşık 30 bin lira…”

Ne dersiniz?

‘Dene bakalım!...”

Yandan baksanız da bir şey anlamıyorsunuz ve görmüyorsunuz da…

Mecburen inanacaksınız…

Bir yandan da, ‘İnşallah motor yanmamıştır!’ diye dua ediyorsunuz…

Genç ustadan ‘müjde’ gibi haber;

‘Motor sağlam… Şimdi bir de gazına bakalım…”

“Gelin bakın sistem çalışıyor, teslim alın, iki saat çalışsın….”

Bankadan, bir emeklinin maaşı kadar parayı verdikleri hesaba
gönderiyorsunuz, keyi1 ve mutlulukla gençleri gönderiyorsunuz.

Sonra düşündüm;

‘Bana ne ilk ne de ikinci ‘taktık’ (kullandık) dedikleri parçaları
göstermediler.

Karşıdan gördüğüme göre, takım çantasından da çıkarmadılar. Sadece
tornavida mı ne aldılar, evin dışındaki motorun bulunduğu kutunun
kapağını açmak için.

Değişen parçaları da ne gösterdiler ne de verdiler, ya da bıraktılar…”

“Günahları boyunlarına” dedim.

Hep böyle sözler söylemez miyiz?

Kendimi yalnız hissettim…

Kimi kime şikayet edeceğiz…

Açık ve net olan ‘Arçelik’ gibi bir ünlü markamızın adını
kullanıyorlar ve de benim gibi onlarca müşteri elde ediyorlar…

İyi ki, ‘Söküp götüreceğiz, burada tamir edemeyiz!’ demediler.

Biliyorum;

Ünlü markalarımızın adını kullanarak, sözde o firmanın adamı gibi
davranıp sizi malınızdan edenler de oluyordu, bir zamanlar…

Belki de yine bir yerlerde vardırlar…

Belki büyük firmalara şikayetler geliyordur, adınızı kullanıyorlar, diye…

Hangi birisiyle mücadele edecekler…

Bizim gibiler de seviniyor, ‘Ne yapalım, bozulacağı varmış, iyi ki
hemen gelip yaptılar!’ diye…

Söyleyeceklerim bu kadar…

Ben boş bulundum, ‘Parçaları göreyim!’ demedim…

Zaten görsem ne olacak, fiyatını bilmiyorum ki, ‘Tamam’ demekten başka
şansım yok…

Zaten onlar da bunu biliyorlar….

‘Aman eline düştük!’ diye düşündüğümüzü de…

Umarım aldanmamışızdır…

Ama biliyorum, bu yazıyı okuyanlar ‘Geçmiş olsun, siz bir bardak soğuk
su için!’ diyorsunuzdur…



*- BEKLİYORLAR

Bazen şikâyet ettiğimiz şeylerin, bir başkasının en büyük hayali
olduğunu fark etmiyoruz…
Hayatın koşuşturması içinde elimizdekilere o kadar alışıyoruz ki,
zamanla onları sıradan görmeye başlıyoruz. Sonra da sahip
olduklarımızı değil, eksik gördüklerimizi konuşuyoruz.
Evimizin küçük olmasından şikâyet ediyoruz; oysa dünyanın bir yerinde
güvenle başını sokabileceği bir çatı için dua eden insanlar var.
İşimizin yoğunluğundan yakınıyoruz; oysa aylarca, hatta yıllarca iş
bulabilmek için kapı kapı dolaşan insanlar var.
Sabah erken kalkmaktan şikâyet ediyoruz; oysa yeniden ayağa
kalkabilmek, kendi işini kendi görebilmek için mücadele eden hastalar
var.
Çocuklarımızın yaramazlıklarından yoruluyoruz; oysa bir çocuğunun
sesini duyabilmek için ömrünü hasretle geçiren anne ve babalar var.
Ailemizi, dostlarımızı, sağlığımızı, yürüyebilmeyi, görebilmeyi,
duyabilmeyi çoğu zaman doğal kabul ediyoruz. Oysa bunların her biri,
bir başkasının her gün ettiği duanın karşılığı olabilecek kadar
kıymetlidir.
Elbette insanın daha iyisini istemesi, hedeflerinin olması güzeldir.

Daha güzel bir hayat kurmak için çalışmak da doğaldır.

Ancak hedeflerimiz, elimizdeki nimetleri görmemize engel olmamalıdır.

Çünkü teşekkür, şükür, gelişmenin karşıtı değil; bereketinin başlangıcıdır.
Belki de mutluluk, her istediğine sahip olmakta değil; sahip
olduklarının değerini fark edebilmektedir.
Bugün bir an durup etrafımıza bakalım.

Şikâyet ettiğimiz kaç şey, aslında yıllar önce kurduğumuz hayallerdi?

Ve bugün elimizde olan kaç nimet, bir başkasının gözünde ulaşılması
zor bir özlemdir?
Hayata biraz da başkalarının penceresinden bakabilirsek,
şikâyetlerimiz azalır, şükrümüz artar.

Şükür arttıkça huzur çoğalır; huzur çoğaldıkça da insan hem kendine
hem çevresine umut olur.
Unutmayalım…

Bazen omuzlarımızda yük gibi taşıdığımız şeyler, bir başkasının her
gece hayal ve dua ederek kavuşmayı beklediği en büyük nimettir.

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...