KESKİN PİS KOKU KİMDEN NEREDEN GELİYOR
Köşe Yazısı

KESKİN PİS KOKU KİMDEN NEREDEN GELİYOR

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
06 Sep 2026 7 dk okuma 182

*- KESKİN KOKU Konutların belki de yarısına yakını belki daha fazlası da boşaldı! Bunu neredeyse 30 yıl enginar, sonra da karpuz- kavun, biraz da mısır yani ‘darı’ aldığım gerçek üretici Mehmet Dönmez’den öğrendim. Gece saat 03’de uyanıyor, İzmir haline gidiyor, piyasayı öğreniyor, sonra da bir gün önce ‘geliyorum’ diye sosyal medyadan anons eden Mehmet Dönmez de bana sıra öğleden sonra 14.30 civarında oluyor. Böyle dakik manav herhalde yoktur.

“Bu kadar yorulmaya değer mi?” diye soruyorum Mehmet Dönmez’e çünkü
yarın değerli eşi ile Balıklıova’daki bahçesinde ‘Enginar dikimi’
yapacak.
Ocak’ta başlayacak enginar üretimi Mayıs sonuna kadar sürecek.
Mehmet Dönmez, ‘Haziran’da bakanlık tarafından enginar satımı
yasaklanmalıdır. Çünkü haziran enginarını en büyük, en usta aşçılar da
yapsa yenecek hale getiremez.!’ İddiasını tekrarladı.
İnanılacak gibi değil, Karpuzcu Mehmet Dönmez’in, benim gibi ‘katı’
müşterileri var.
‘Ne bir tane fazla, ne de bir tane eksik satarım!’ diyor…
Belirttiğim gibi saatinde müşterisinin evinin önündedir, yoksa karpuz
veya kavunu kapısına bırakır haftaya hesaplaşır.
Memleketin halini de birkaç kelime ile özetler.
Herhalde konukların Eylül ve okulların açılması hazırlıkları nedeniyle
boşalması İZSU’nun da işine geliyor!
Nasıl mı?
Gece ‘derbi’ denilen Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın maçı var.
Herkes merak içinde seyrederken, Urla’da keskin bir koku yayıldı.
Özdere’de olduğu gibi Kuşadası’ndan kalkan bir Yunan turist gemisinin
bizim karasularımıza, büyük cezası olmasına rağmen kaçak olarak
bıraktıkları ‘sintine’ sorunu İzmir körfezinde olası değil ki!
Karşıyakalı Sarışın hatırlattı;
İZSU ya elektrik veya boşaltma makinaları arızalandığı için bu görevi
sessiz sedasız halletmek istemiş…
Bir zamanlar ‘Yüksek elektrik harcandığı ve tasarruf yapılması için’
boşaltma işlemi  ‘arıtma sistemi’ çalıştırılmadan yapılıyordu.
Urla’da yaşayanlar da ‘ağır kokudan’ hemen sorunu çözüyor, bir gün
sonra deniz banyosu almıyorlardı.
Umarı Karşıyakalı Sarışın’ın düşündüğü gibi değil, ne bileyim
çevredeki tarlalar, yasak olmasına rağmen vidanjör ile sulanıyordu.
Daha gerçekçi olay ise yine İZSU denetimindeki  dereye, bir yerin
foseptiğini alan bir vidanjör boşaltmış olabilir.
Bu arada geçenlerde yazdım ama dikkatlerinden kaçmış olabilir,
Tabakhane deresinin  denize 800 metre kalan kısmında birileri
birşeyler boşaltmış, kış gelmeden dere neredeyse kullanılamacak hale
gelmiş.
Kesinlikle taşkına neden olacaktır, bu sahneyi gören herkes bu fikirde.
Ama nedense yoldan geçenler görüyor,  şaşırıyor, ama bir yetkili görmüyor.
Bir direk dikip üzerine ‘yasak’ yazısını koymuşlar o kadar…
İlgisizlik ve dikkatsizlikten, acemilikten meydana gelen büyük can
kayıplarını sık sık yaşıyoruz….
Kıbrıs’ta bir bakan istifa etti ve görevinden alındı.
Olayı hatırlatmama ve anlatmama gerek yok herhalde…
Küçük olaylar, büyük kayıplara nede oluyor…
Ne diyeceğimi bilemiyorum, artık…

*- İNCE KONU
Okuyucularım Bodrum Müze ve Kalesi’nin emekli müdürü Oğuz Alpözen’i
şahsen olmasa da ismen tanıyorlar.
Oğuz Alpözen ‘aykırı’ tabiatlı, düzgün bir yönetici idi.
Yönetiminde yaptıkları sayesinde hem Bodrum hem de Bodrum Kalesi ve
Müzesi dünya çapında olmuştu, dostu Halikarnas Balıkçısı kadar inatçı
ve mücadeleci insanlardı.
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’yı, yazılarını
değerlendiren Demokrat İzmir Gazetesi’ne gelip, ‘Merhaba Çocuk!’
diyerek dik merdivenlerde karşılaştığı Murat Eştürk’e selam vermesiyle
tanıyorum.
Ben spor muhabiri idim…
Üstat Oğuz Alpözen’i ise yıllar süren çok başarılı süren müdürlüğünden…
Kaç kez de bir deniz motoru ile Bodrum Yassıada’ya gidip,
arkeologların çalışmalarını izleyip görüntülemiş, haberlerini
yapmıştım.
Haksızlık ve yanlışlara büyük bir cesaretle karşı çıkan Oğıuz Alpözen
sorunları ve sıkıntıları, bize göre daha ilerlemiş yaşına rağmen
ısrarla dile getiriyor ve yazıyor.
İşte son yazısı;
“Bodrum Kalesi, Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen Romalı devlet
adamı heykeli neredeydi?
Nereye koydular, görün istedim.
Çiçeklere, ağaçlara ne oldu?
Sorun istedim.
Cumhurbaşkanımız rahmetli Süleyman Demirel'in son çivisini çaktığı
Doğu Roma Gemisi için George F. Bass ne diyor?
Prof. unvanlı Nur Akın, geminin sökülüşünü nasıl savunuyor, yapay zeka
ne yazıyor?
Okuyun istedim.
Alpözen kendi gerçeğini eşi Gülşen'le ve yüzlerce kişiyle paylaşıyor.
Bilin istedim…”
Umarım bir yetkili günün birinde çıkar da, ‘Bu ihtiyar müdür, ısrarla
bir şeyler söylüyor ve yazıyor, ne demek istiyor?” diyerek dinler,
doğru olanlarla yanlış olanları, sarraf terazisinde tartıp yeni
kararlar alabilir…
Bence öne çıkması gereken de budur…
Türkiye’nin siyasetten spora, sanattan filmcilerine kadar aklınıza
gelen tüm ünlüler Bodrum’da yaşıyor, acaba hiç birisi kentin ünlüsü
Oğuz Alpözen’in bağırdıklarını duymuyorlar mı?
Bu da benim merakım işte…
Aklıma geleni söyleyeyim:
Halikarnas Balıkçısı ‘Merhaba’ derdi yolda karşılaştıklarına, arkeolog
Oğuz Alpözen ise ‘Yaşa!’ demeyi seçer, özellikle güzel ve okunucak,
bilgilendirecek yazıları ele alanları, kutlamaları ‘Yaşa’ diyerek
yapar…

*- GURURUMUZ DOKTOR RESSAMIMIZ
Yıldız Arun tıp doktoru…
Ortokul ve lisede, yaz tatillerinde TCDD’nin Alsancak’taki 3. Bölgle
Müdürlüğü’ne çalışıyor harçlığımı çıkarıyordum.
İlk zamanlar stajyer desinatör kadrosunda, saatte 120  kuruş ödeniyordu.
Zamanına göre iyi para idi…
Müdürüm Cumhuriyet tarihinin ilk Makine Mühendislerinden Nuri Arun idi.
Beni sevdiği ve işe aldığı için Alsancak garının tam karşısındaki TCDD
lojmanına annemle, kız kardeşimle giderdik.
İşte yıllar sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ‘çocuk
doktoru’ olan Öğretim Üyesi Yıldız Arun hocamın çocukluğunu
anımsıyorum.
Almanya’da eğitim ve öğretimini görüp Türkiye’nin ilk Makine Mühendisi
olan Nuri Arun vefat edince, adına çıkarılacak dergi için bir yazı
yazmam istenmişti.
İsim hiç aklımda tutamam ama nedense Nuri Arun’u da unutmamıştım.
Bir gün,  İzmir’in ünlü Doktor- Ressamlarından Dr. Yıldız Arun’un yurt
dışı başarılarını duydum, kendisine ‘Nuri Arun’u tanıyıp tanımadığını
yazdığımda ‘Babam’ yanıtını alınca, özel olarak takibime aldım.
İzmir ve Türkiye’den çok neredeyse yurt dışında tüm resim
çalışmalarında ilk davetli Dr. Yıldız Arun idi…
Abartmıyorum, inanılmaz başarıları ve özel davet alıyordu.
İşte sonuncusu…
Paylaşmak istedim…
Okuyucularım da Ressam, öğretim üyesi Dr, Yıldız Arun’u tanısınlar;
“Alman expresyonistlerin izinde, bu resim sempozyumu 32 yıldır Nida’da
yapılıyor.
İlk kez bir Türk sanatçı davet etmişler ( bendeniz) ve bayrağımız ilk
kez göndere çekildi.
Daha sonra Belediye Başkanının konuğu olduk.
Küratör ve sanatçı arkadaşımız Saulius Kruopis’e teşekkürler.
Saulius 32 yıldır gelen sanatçılarla çok görkemli bir kitap yazmış,
sanatçıların resimleri dolu.
Bundan sonraki kitabında sanırım ben de yer alacağım…”
Bilmem Dr. Yıldız Arun’un ağzından verince, ne kadar önemli bir
ressamımız olduğunu anlatabilmişimdir.
Bu arada üzücü bir haberi paylaşayım…
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü de benim gibi ‘Üzüntülüyüz!’
diyerek Resmi Gazete’de yayımlanan haberi duyurdu:
Dokuz Eylül Üniversitesi’nin bünyesindeki ‘Güzel Sanatlar Fakültesi’ kapatıldı.
Öğrencilerin açıkta kalmayacağını belirten Rektörlük açıklamasında,
haklarının korunarak, Sosyal Bilimler Fakültesi’nde eğitimlerini
sürdüreceklerini açıkladı.

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...