KADINLAR ADİL KOŞULLARDA ÇALIŞMALI
Köşe Yazısı

KADINLAR ADİL KOŞULLARDA ÇALIŞMALI

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
07 Sep 2025 12 dk okuma 172

*- SİZİN OLSUN Sabahattin Ali çok güzel özetlemiş; ‘Uğruna bir şeyler yaptığınız için, pişman etmeyecek insanlar için çabalayın, sizin verdiğiniz tüm emekleri görmezden gelen insanlar için değil. Çünkü bir şeye boşa emek verdiğinin farkına varmak kadar kırıcı bir şey yok hayatta!’ En çok da ‘iyi niyet’ yorar insanı!... İnsanlar sizi, sadece aynı yerden canları yandığında anlarlar… Bir doktor ise şöyle diyor: ‘Önce mutlu olmaya karar ver, Sonra da her yerde ara onu. Çiçekte böcekte,

*- TANINMIŞ İSİM

İzmir Bucalı Doç. Dr. Levent Köstem, tıp camiasında olduğu gibi spor camiasında da bilinen ünlülerden.

Herhalde tedavi ettiği, ameliyatla sahalara döndürdüklerinin sayısını kendisi de anımsamıyordur.

Altay’ın doktorluğunu da uzun yıllar üstlenmişti.

Şimdi mesleğinin yanı sıra zeytincilik yapıyor, Urla’da ünlü bir müzesi de bulunuyor.

CHP’li olarak biliyorum, çünkü Buca’da Meclis üyeliği de yapmış, bazı hatalı durumların düzeltilmesini sağlamıştı.

Konum bunlar değil..

Sevgili ve değerli dostumuz Dr. Levent Köstem’in, bana göre, sinirlenerek paylaştığı şu sözler:

‘Bu kadar güzel bir yer ki eşi çok az.

Alaçatı sörf yapılan koy…

Bildiğim kadarı ile bir çok özelliği bakımından benzeri çok az.

Ama çöpleri, pisliği, kontrolsüz tüm koyu kötü etkileyen rezi  yüksek sesli müziği ile de eşsiz.

‘Madem layıkıyla yapmayacaksınız, ne diye bu görevlere talip olursunuz?’ 

Anlamam…”

*- SADECE BUNLAR

Okuyucularım bilir;

Belediye başkanlarına onu- şunu- bunu bırakın.

İki noktaya eğilin…

Birincisi, temizlik işleri..

İkincisi, yolların bakım ve onarımı...

Bunları yaparsanız gönüllere taht kurarsınız…

Gerisi hikaye, unutulur gider…

‘Bizden!’ diye düşündükleriniz bile ne düşünüyor?

Örnekleri çok fazla…

Ama CHP’li seçme ama AKP’li Menemen…

Ya da Beşiktaş veya Kağıthane hiç fark etmez…

*- FAKİR FUKARA ANASI

Çalışmalarına, özellikle fakir fukarayı gözettikleri gibi ihtayaçlarını karşılayan, öğrenci okutan bir derneğin başkanı Nermin Ekinci’nin hayranlarındanım.

İnanın kaç yıldır tanımama rağmen, bir kere bile tanışıp, bir bardak suyunu veya bir bardak çayını içmedim.

Çeşme Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Nermin Ekinci günlük haberlerinde şöyle demiş:

‘Bugün yapılan GES projesi ÇED toplantısı, halkın tepkisiyle fiilen engellenmiştir.

Çeşme’nin doğal sit alanları, tarım arazileri ve turizm bölgeleri enerji bahanesiyle betonlaştırılamaz.

Hazine arazileri rant için şirketlere peşkeş çekilemez.

Çeşme halkı doğasına ve geleceğine sahip çıkmaktadır, çıkmaya da devam edecektir.

Tüm Yarımadayı koruyan dostlara bizlere verdikleri destek için çok teşekkür ederiz.

Çeşme Kadın Dayanışma Derneği'de her zaman olduğu gibi savunmada yerini almıştır.

Başka Çeşme Yok!’

Çeşme Kadın Dayanışma Derneği yönetimi ve üyelerinin hepsinin saygın isimlerden oluştuğunu anlamışsınızdır.

Bir ara tüzüklerini değiştirdiler ve ‘erkek üye’ almayı da kararlaştırdılar.

Herhalde bunlar, bir zamanlar Sözcü gazetesinin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Enver Kaya’nın anlatımını anımsadım:

‘Gittiğim ve keyif aldığım kurstaki sınıfımızda sadece iki erkeğiz. Meğer ben de merakım kadar becerikliymişim, güzel heykeller yapmaya başladım…”

*- GERİYE GİTMİŞİZ

Ana haberlerde, ailesini yakından tanıdığım, Türkiye’nin önemli tekstilcisi, hatta başkanları, öyle bir konuşma yaptı ki, hangisini anlatsam.

Sadece ‘sektörün bilmem kaç sene geriye gittiğini’ söylemem yeter herhalde.

Halbuki biz bu konuda belki de dünya liderliğine oynamaya hazırdık.

Nedenini yetkililere bırakıyorum.

Ben de size bu sektörde ‘fark yaratan’la yapılan söyleşiyi paylaşayım:

“16. Sezon Fark Yaratanlarımızdan Pervin Aydar Emeklioğlu’na sorduk;

Tekstil sektöründe kadınların adil ücretlerle nitelikli istihdamını sağlamanın ne önemi var?

‘Tekstil sektöründe kadınların adil ücretlerle ve nitelikli bir şekilde istihdam edilmesinin sadece ekonomik bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün temelini oluşturduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de tekstil, kadın istihdamının en yoğun olduğu sektörlerden biri; ancak bu yoğunluk, çalışma koşullarının iyi olduğu anlamına gelmiyor. Kayıt dışı çalışma, sigortasızlık, düşük ücretler ve uzun saatler, sektörün yaygın sorunları arasında yer alıyor.

Çevresel açıdan da hızlı moda üretimi, çok fazla su tüketimi, kimyasal kullanımı ve atık anlamına geliyor; yani hem doğaya hem insana zarar veren bir sistemden söz ediyoruz.

*- KADINLARIMIZ

Kadınların adil koşullarda çalışması, sadece kendi hayatlarını iyileştirmekle kalmıyor; ailelerine ve toplumlarına da olumlu etkiler yaratıyor.

Ekonomik bağımsızlık, çocukların eğitimine, aile içi karar süreçlerine ve toplumsal katılıma doğrudan katkı sağlıyor.

Adil ve nitelikli istihdam, kadınların hayatına değer katarken, toplumsal ve çevresel etki yaratmak isteyen markalar için de güvenilir bir çözüm sunuyor.

Bu nedenlerle, tekstil sektöründe kadınların adil ücretlerle nitelikli istihdamını sağlamanın hem toplumsal hem bireysel ölçekte büyük bir önemi var.’

Sosyal girişimci, sivil toplumun önemli isimlerinden, fark yaratan bu değerli emekçi Pervin’i kutluyor, başarılar diliyorum.

*- DOSTLUK VAR

1896 yılında elektrikli ampulün büyük mucidi Thomas Edison, şirketinde genç bir adamın deneysel bir araba yaptığını öğrendiğinde bir araba tasarımı üzerinde çalışırken görmüş ve fotoğrafını paylaşmıştı.

Bir zamanlar yine bahsetmiştim:

Edison bu genç adamla, Henry Ford’la, New York'ta bir şirket partisinde tanıştı ve benzinli araba fikrinden oldukça etkilendi.

Elektriği güç kaynağı olarak gören Edison, Ford'u hevesle cesaretlendirerek, ‘Genç adam, olay bu!

Aldın işte!

Bence bir şeyler yakaladın!

Sizi takiplerinize devam etmeniz için teşvik ediyorum!’

Saygıdeğer mucit tarafından cesaretlendirilen Henry Ford işine devam etti ve sonunda onu zengin eden bir araba icat etti.

*- ANIMSAYALIM

9 Aralık 1914'te Edison'un laboratuvarı ve fabrikası yangında tahrip edildi.

67 yaşında, hasar sigortanın karşılayamayacağı kadar büyüktü.

Küller soğumadan önce Henry Ford Edison'a gerekirse Edison'ın daha fazlasına sahip olabileceğini söyleyen bir notla 750.000 dolarlık bir çek verdi.

1916'da Ford evini Edison'un yanına yerleştirdi.

Edison daha sonra tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunda, Ford da birbirleriyle yarışabilmek için tekerlekli sandalye aldı.

Thomas Edison, Henry Ford'un kendine inanmasını sağladı, hayat boyu bir arkadaşlık kurdu.”

Bu yazılandan çıkan ders ise şöyle:

Asla başkalarının başarısını kıskanma!

Bir yarışı kazanamazsan karşındaki kişinin rekor kırmasına yardım et.

Senin mumun, bir başkasının mum yakmakla ışığını kaybetmez.

Birbirimizi desteklemenin ve yüceltmenin bu örneğini anımsayalım…

*- BİR İNSANI TANIMAK İÇİN

Yazar Doğan Cüceloğlu’na sorulunca yanıtını almış.

Bakalım neler demiş?

En iyisi birlikte okuyup, öğrenelim:

“Evlenmiş boşanmış, elli yaşlarında aklı başında biri olarak tanıdığım Hanımefendi’ye üzerinde çalıştığım ‘Evlenmeden Önce’ adlı kitaptan söz ettim.

Doğan Bey, dedi, ‘şimdiki aklımla yeniden evlenecek olsam, kişiyi daha iyi tanımak için neler yapmalıyım?’

Doğan Cüceloğlu;

1- Aç olduğu zaman nasıl hissediyor ve nasıl davranıyor, ona bakardım.

Duygusal bakımdan olgun değilse, aç insan sabırsız ve bencil davranmaya başlıyor.

2- Öfkeli olduğu zaman, bir şeye kızdığı zaman nasıl konuşuyor, nasıl davranıyor, dikkatle gözlerdim.

Bencil insanın kızgınlığı ile olgun insanın kızgınlığı farklıdır.

Diyebilirim ki bir insanın olgunluğunun en iyi göstergeci öfkesini nasıl yönettiğidir.

3- Kendini yalnız hissettiği zaman ne yapıyor?

İçine kapanıp dünyaya küsen ve onu suçlayan bir tavır içine mi giriyor, yoksa yalnızlığıyla dost olup, hayatın bu hallerini de sakin bir olgunlukla kabul edebiliyor mu?

4- Yorgun olduğu zaman nasıl davranıyor?

İnsanın bencil olup olmadığını en iyi yorgunken nasıl hissettiği ve davrandığı gösterir.

İlişkinin önemini kavramış olgun insan ne kadar yorgun olursa olsun diğerlerini de düşünerek davranır.

*- NEREYE DOĞRU?

Biz neyiz, ya da nereye doğru gidiyoruz!

Bunun en güzel örneğini, dikkatli okuyucu ve dinleyicilerden Ali Güreli, dostlarıyla paylaşarak gayet güzel anlatmış.

Okuyunca, sanıyorum birçok kişi aynı soruyu soracaklardır,

‘Bizler nereye gidiyoruz?’

İnanın bana da benzer yazılar ve videolar gönderenler var.

‘Ben bunlara inanmıyorum!’ yanıtını veriyorum.

Bunları genelde, ‘trol’ denilen ‘sinekler’ uyduruyor, bir şeyler umarak.

Ali Güreli yazmış:

“Bu gün şöyle bir iletiye rastladım.

Burnu estetikli konuşmalar orta şekerli bir kadın, ‘ ,, eyyyy’ diyor, ‘Özgür Özel sen!’ diyor, ‘Ekrem İmamoğlu ile anlaşıp kafa kafaya verip Antalya’dan Muhittin Böcek’i aday yapmak için 20 milyon dolar nakit aldın mı?’ diyor. 

Adı Tamarmış!

*- İFTİRACI MAHALLE KARISI!

Yer Manisa’da bir benzin istasyonu.

‘Muhittin’ diyor, ‘Sen de cevap ver!’

Kadın kim?

Ben duymamıştım da meğerse meşhurmuş!...

Can Tanrıyar’ın karısı veya eski karısıymış.

Kadın için ekşi sözlük,  ‘iftiracı bir mahalle karısı!’ diyor ve daha bir çok benzer yorum.

Bunu paylaşacaktım, paylaşıma kapalıydı.

Sen CHP’ ye kayıtlı değilim ama sayfamda bir sürü CHP de görevli sosyal medya arkadaşım var.

Belediye başkanı olan da var, milletvekili de…

Ve de, eski yeni teşkilatta görevli arkadaşlar…

Bahsettiği insanlar, adeta canı ile uğraşıyor ve ‘bu tarz insanlara cevap verme, dava açma’ vakitleri yok.

Ama bu günler geçecek nasıl olsa; ‘kayıtlarına alsınlar ve ortalık sakinlediğinde bu tür insanlara sorsunlar yirmi milyon dolar nakit nasıl taşınır?’

Benzin istasyonunda verdiği insan, neresine sokar?

Bu para bankadan nakit çekildi ise kayıtlara geçecektir.

Bankaya nakit yattı ise yine kayda geçecektir.

*- ANLATSIN, ÖĞRENELİM

‘Anlatsın!’ parmağını sallayarak suçlama yapan kadın ve bu haberin ‘yalan olduğunu bilerek’ paylaşan troller.

Kayda geçsin arkadaşlar, yarın değişir her şey…”

Ali Güreli’nin yazısını paylaşmadan önce ne dedim?

‘Nereye gidiyoruz? Dedim, bu tiplerle…

Ama benim için en önemli cümle şuydu:

‘Anlatsın!’ parmağını sallayarak suçlama yapan kadın ve bu haberin ‘yalan olduğunu bilerek’ paylaşan troller…’

Yani bana gönderenler de Ali Güreli’ye göre, sinekler, yani troller…

Arap hayranları biliyordur herhalde, Arabistan’da ‘troller’ Türkçesiyle ‘Trol’ olarak adlandırılıyorlar…

Sizi gidi sinekler, sizi!...

Tamaralar şunu bilmiyor;

Karşılarına ‘Kül yutmaz’lar, örneğin Ali Güreli gibi senin tanışamadığın, konuşamadığın, randevu alamadığın önemli kişilerin gerçek dostudur.

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...