İYİ Kİ DİKKAT EDİYORUM !
*- HAKLI AMMA… Önder Vural, bir zamanlar ele avuca sığmayan bir dostumuzdu. Tabi yıllar geçince oturma devri başlıyor. Önder Vural, düşünceye dalmış olmalı şöyle diyor: ‘Bir gün öleceğim, birkaç kişi dua edecek, işte o kadar!’ ‘Haklısın!’ demek aklımdan geçti. Ben yine de, ‘Sağlıklı günler diliyorum!’ dedim.
Genelde özelde kime bir yanıt yazsam veya güzellikler dilesem, ilk
lafım ‘Sağlıklı günler’ olur.
Sonra; huzur, keyif, mutluluk, bolluk, bereket, şans, güzellikler falan gelir…
Bazıları ‘dünya erken kalkanlarındır’ der.
Ama bazılarına göre ise bu gerçek değil!
Gerçek, ‘Dünya mutlu uyananlarındır!..’
‘Nasıl, hayır!’ denilenebileceğini öğrenmediğinizde, bedeniniz sizin
yerinize ‘hayır!’ demeye başlar!
Nasıl mı?
Kendini hasta ederek!...
Mustafa Foçalı günü özetlemiş:
Mesele şu ki;
o eski defterleri hala yanımızda taşıyor olmamız.
O satırların üstünü çizip “hata yapabilirim, hatalarımdan ders
çıkarabilirim, herkes hata yapar, hata yapmak beni sevilmeyen biri
yapmaz…” yazmıyor oluşumuz…
*- ÖĞRETMENİ DUYURACAK
Güzelbahçe belediyesinin önemli bir hizmetini anlattım.
Bu arada önemli bir eksikliği belirttim.
İlk yanıt Urla Gökkuşağı Bisiklet Tamircisi Atalay Ergezen’den geldi;
‘İzmir’i döndün mü, Urla’da mısın?’ diye yazdı.
Ardından ikinci mesajı Güliz Güzeldiyar’dan aldım:
‘Çok üzülüyorum…
Ama yapabileceğimiz bir şey yok…
Herkes kendini sorgulamalı..
Nasıl bir insanız?’ diyordu.
Herhalde yeni kadın başkan vekilinin bu küçük sorundan haberi
olmadığını düşünmüştüm.
Güzelbahçe sahilinde ‘Port’ ismi verilen restoran ile aynı binadaki
Güzelbahçe’nin ilk hecesi ile başlayan ucuzluk marketinin üçer dörder
basamaklı girişlerinde, özellikle yaşlı, hasta ve engelli konuklar
(müşteriler) için giriş ve çıkışlarda tutunma barlarının olmadığını ve
büyük eksiklik olduğunu anlatmaya çalışmıştım.
Bir başka okuyucum Ender Avcı öğretmenimizden de bugün şu mektubu aldım:
‘Güzelbahçe’ye seçilen kızımız, Narlıdere Mehmet Seyfi Eraltay
lisesinden öğrencim. Düşüncenizi mesaj olarak atacağım.
Çok güzeldir yer olmuş gerçekten…
Dediğinizin yapılması gerekir, özellikle yaşlılar için’
Herhalde hapiste olan başkanın yerine vekalet eden kadın başkanvekili
sevgili öğretmeninin uyarı ve anımsatmasına kulak verecektir.
Ama nedense Urla Devlet Hastanesi’nden henüz bu konuda ses seda çıkmadı.
Belki de benim gidip tekrar yerinde inceleme yapmamı istiyorlar.
*-
Trafik kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediyorum.
Örneğin kırmızı ışıklara ve tabelalara…
Ama az önce 22 Haziran günü trafik cezası yemişim.
“e” devlet kapısından gönderilen yazıda şöyle deniliyor:
“34PB227 plakalı aracınıza 22.06.2026 tarihinde trafik idari para
cezası karar tutanağı tanzim edilmiştir. Detaylı bilgilere
www.turkiye.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Ceza detay bilgilerine e-devlet kapısındaki Emniyet Genel Müdürlüğü
sayfasındaki Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulamadan
ulaşılabilmektedir. Hizmete gitmek için tıklayınız.”
İnanamadım…
İlk kez ‘tıklayın’ diyerek cezanın bildirildiğini de duydum.
‘Ne me lazım!’ diyerek tıklamadım…
Düşündüm, düşündüm…
Hiç kural hatası yaptığımı anımsamadım…
Belki sinirim düzelince e – devlet’e girer gerçeği öğrenirim.
Ama kesinlikle bir yanlışlık olduğuna inanıyorum….
Yakında bu konuyu da gerçek durumu ile paylaşırım…
İlk aklıma gelen o tarihlerde hasta olduğum ve iki kez hastaneye
gitmiştim, İstanbul’da…
*-
Yorumlar yükleniyor...