İKİ MİLYON İZMİRLİ GÜNDOĞDU MEYDANINDA
Köşe Yazısı

İKİ MİLYON İZMİRLİ GÜNDOĞDU MEYDANINDA

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
20 May 2025 15 dk okuma 183

*-19 MAYIS COŞKUSU İZMİR’İ SARDI İzmir’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’ndaki resmi törenle başladı. Gençler gösterileri ile izleyenleri büyüledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ellerinde bayraklarla meydanı dolduran yurttaşların 19 Mayıs coşkusuna ortak oldu. İzmir’de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen resmi törenle başladı. Törene İzmir Valisi Dr. Süleyman Elba

*- GÖSTERİLER BÜYÜLEDİ

Konuşmaların ardından öğrenciler şiir okudu. Törende İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi Halk Dansları, Dokuz Eylül Üniversitesi Folklor toplulukları ile İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tekvando grubu gösterileri büyük ilgi gördü. Güreş, ritmik jimnastik gösterileri ise nefes kesti. Tören Türk bayrakları ile Atatürk fotoğrafının yer aldığı Türk bayrakları eşliğinde sporcuların ve İzmirliler’in meydanda oluşturduğu coşkulu görüntü ile sona erdi.

*- İZMİR’DE TARİHİ GÜN

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor İzmir Mitingi”nde yurttaşlara hitap etti.

Konuşması sırasında sık sık tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini hatırlatan Başkan Tugay, “Türkiye kaybettiği her şeyi tekrar geri kazanacak. Çalışarak başaracağız. Kendimize, halkımıza, değerlerimize inanarak bunu başaracağız. Türkiye’yi zor günlerinden, mücadeleden vazgeçmeyen insanlar çıkaracak” dedi.

CHP tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda organize edilen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor İzmir Mitingi”, Gündoğdu Meydanı’nda büyük bir coşkuya sahne oldu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu, CHP Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyeleri, milletvekilleri, belediye başkanları, parti mensuplarının yer aldığı tarihi mitingde yurttaşlara seslenen Başkan Tugay, “Türkiye elbette büyük ve güçlü bir ülke ama yanlış yönetilince yoksulların ve işsizlerin ülkesi olduk. Cumhuriyet kurulduğu yıllarda idealist, vatansever yöneticileri vardı. Halk da onların etrafında kenetlenmişti. İşte bu şekilde Türkiye hızla büyümüş ve yükselmişti ama şimdi; hata üstüne hata yapıyor, acısını çiftçisiyle, emeklisiyle, öğrencisiyle, işçisiyle, memuruyla ve en önemlisi iş bulamayan gençleriyle tüm halkımız çekiyor. Gençlerimiz başka ülkelerde kendisine gelecek arıyor. Onlara ‘Giderlerse gitsin’ diyor birileri. İçimiz acıyor, çünkü gidenler bizim geleceğimiz. Bu yanlışlara azim ve kararlılıkla hep beraber ‘dur’ diyeceğiz değerli kardeşlerim ve büyüklerim. Türkiye kaybettiği her şeyi tekrar geri kazanacak. Çalışarak başaracağız. Kendimize, halkımıza, değerlerimize inanarak bunu başaracağız” diye konuştu.

*- DUMAN KONSERİ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gündoğdu Meydanı’ndaki 19 Mayıs İzmir Mitingi’nde sahneye çıkan Duman konserine eşi Öznur Tugay ile birlikte katıldı.

Başkan Tugay, “Gözbebeğimiz olan tüm gençlerimizin Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum. Emin olduğumuz bir şey var; bu ülkenin gençleri çok daha iyi bir ülkeyi hak ediyor. Söz veriyorum bunun için çalışacağız” dedi.

Başkan Tugay ayrıca, “Bu akşam Duman burada konser verecek. Onlara bir teşekkür borcum var. Başka bir yerde programları vardı. Bu mitingle beraber bu meydanda bizlerle birlikte olmak istediler. Duman’a İzmir adına çok teşekkür ediyorum ve onları alkışlıyorum” ifadelerini kullandı.

Başkan Tugay ve eşi Öznur Tugay Duman’ın solisti Kaan Tangöze’ye çiçek takdim ederek selfie çekildi.

Daha sonra Duman tutuklu olan gençler için Gezi Parkı’na ithaf ettiği “Eyvallah” şarkısını söyledi.

Başkan Tugay ile eşi Öznur Tugay seslendirilen şarkılara eşlik ederek konsere katılan gençlerle de selfie çekildi.

*- TÜRK KİMDİR?

Ömer Haluk Narbay 28 Ekim 2024 tarihinde, ‘Cumhuriyetimizin

101. Yıldönümü Kutlu ve Ebedi Olsun!’ diyerek şu yazıyı göndermişti:

‘Bu vesile ile Atatürk’ün ‘TÜRK KİMDİR, NEDİR?’ konulu el yazısı ile kaleme aldığı ve benim ilk defa öğrendiğim ifadeyi evinin duvarında astığını belirterek konferans veren lakin ismini maalesef tespit edemediğim muhterem zatın, belgeyi göstererek yaptığı konuşmayı aynen naklediyorum;

“Bu memleket dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna medeniyetin yüksek tecellisine sahne oldu.

Bu sahne, yedi bin senelik en aşağı bir Türk beşiğiydi.

Bu beşik tabiatın yağmurları ile yıkandı.

O çocuk tabiatın yıldırımlarından kasırgalarından evvela korkar gibi oldu.

Sonra ona alıştı onların oğlu oldu.

Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu.

Şimşek, yıldırım, güneş oldu!

T ü r k.  B u d u r!

* yıldırımdır,

* kasırgadır,

* dünyayı aydınlatan güneştir!“

Buraya ayrıca çok beğendiğim ruhuma kazınmış çok önemli iki söylevden birer cümle koyacağım

1.si -Türkiye Cumhuriyeti’nin 3. On yıl sivil ilk Cumhurbaşkanı ATA’nın 2. Başbakanı Rahmetli Celal Bayar’ın Atatürk’ün naaşının Ankara Anıtkabir’e naklindeki konuşmasından:

‘ATATÜRK SENİ SEVMEK MİLLİ İBADETTİR.’

Bu ifadenin Anıtkabir monte edilmesi için çok yazdım maalesef gerçekleşmedi.

2. İse: Yazar Daniel Dunouli’nin muhteşem söylevinden:

‘TÜRK MİLLETİ!

UNUTMA Kİ ATATÜRK’Ü ALLAH’A BORÇLUSUN ,

GERİYE KALAN HER ŞEYİ, AMA HER ŞEYİ İSE ATATÜRK’E…’

Rahmet olsun.

Nur içinde yat Aziz Atam,

En derin minnet sevgi ve saygılarımla.

Armağan ettiğin Cumhuriyet’in 101. Yıldönümü kutlu ve ebedi olsun…..”

Haluk Narbay, sağ görüşlü tüm bir Türk milliyetçisidir.

‘Doğruya doğru eğriye eğri’ diyen bir dostum.

Her yorumunda, siyasi ya da yerel yorumlarında, mutlaka kendine göre çözüm yollarını da gösteren bir aydınımız.

Genel ve yereli iktidarların olumlu yönlerine de gören, olumsuzlukları da çekinmeden ortaya koyan bir emekli bürokrat.

Şimdi de, ‘Hiç kimse görmüyor, yazmıyor’ diye özellikle ‘yandaş’ diye adlandırdığımız basına yüklenen Haluk Narbay, Diyarbakırlı iki avukatın (Hangi hukuk fakültesi mezunu oldukları belirtilmemiş) Türkiye Devleti ve Lozan anlaşması aleyhine Türkiye’de ve yurt dışında açtıkları davaları dile getirmiş.

Konu son zamanlarda, fesih olduklarını belirten PKK’liların ilk isteklerinden olan ‘Lozan Anlaşmasının İptali’ yönünde…”

Sevgili Haluk Narbay bu ilk hareketleri değil ki…

Bunun gibi niceleri var, kayıtlarda…

Ama bunlar temsilcisi olduklarını iddia ettikleri grupları kullananlar…

Biliniyorlar…

Ama arkadan iş çevirmeyi adet haline getirmişler…

Bunlara ‘Yazıklar olsun!’ diyerek gülüp geçmek lazım ama, yılanın başının ezilmesi gerektiğini de söylemeden edemeyeceğim.

Zaten bunlar biliniyor ve her hareketleri de mutlaka takip ediliyordur, devletin dürüst ve güvenli görevlilerince…

Şimdilik bu kadarını söyleyebilirim.

Yine Haluk Narbay’dan öğrendiğim ve vesikasını da gördüğüm bir Kürt haber ajansının haberine göre, iki Kürt avukatın Ankara 6’nci İdare Mahkemesi’nde benzer davayı açtıklarını ama red edildiğini de öğremiş oldum.

Şunu da söyleyeyim:

Biliyorsunuz, başta İnsan Hakları Mahkemesi olmak üzere uluslararası tüm mahkemeler, iddia makamlarının önce kendi yaşadıkları ülkelerdeki mahkemelerde haklarını (!) savunmalarını, sonucu gidemezlerse ve de haklı bir noktaları varsa o zaman parasını yatırarak dava açabileceklerini belirtiyorlar.

Bazıları da mahsus ve bilerek, bir noktada kendilerinden söz ettirmek için öften püften iddialarla, sessizce dallandırıp budaklandırmadan açtıkları, bu ‘Lozan davası’ gibi davaları bilinçli bir şekilde kaybettikten sonra, seslerini uluslararası arenada duyurmak için bu yollara başvuruyorlar.

Aynen bir zamanlar Ermeni çetelerinin devamı olanların yaptıkları gibi…

*- “SEKTÖR ZORDA ANCAK DOĞRU ADIMLAR ATILIRSA FIRSATLAR DA VAR”

Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Üye Buluşmaları kapsamında Hazır giyim sektörünün önde gelen temsilcilerini panelde bir araya getirerek sektörün sorunlarını ve fırsatlarını masaya yatırdı.

Panele, TGSD Müşterek Başkanları Dr. Ümit Özüren ve Toygar Narbay, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş katılırken, panelin moderatörlüğünü EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya yaptı.

Başkanlar küresel fırsatların kaçırılmaması için kamu desteklerinin gecikmeden devreye alınması gerektiğini vurguladı.

*- “HAMMADDE İHRACATI YAPMAMAMIZ LAZIM”

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya açılış konuşmasında EGSD projeleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Panelin moderasyonunu yapan Akçakaya, hazır giyim ihracatındaki düşüşle birlikte, tekstil ve hammaddeler ihracatında yaşanan artışın sektördeki yapısal sorunun bir göstergesi olduğunu söyledi.

Hazır giyim üreticisinin, artan maliyetler nedeniyle pamuğunu, ipliğini işleyemeden kumaş olarak ihraç ettiğine dikkat çeken Akçakaya, “Katma değerli ürün üretmek varken, hammaddeyi satıyoruz. Bu sürdürülemez. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor” dedi.

2025’in ilk çeyreğinde Ege Bölgesi’nin hazır giyim ihracatının yüzde 6 düştüğünü, buna karşın tekstil hammaddeleri ihracatının yüzde 30 arttığını aktaran Akçakaya, Türkiye'nin bu kaynakları kendi içinde işleyememesinin ana nedeninin “yüksek iç maliyetler ve düşük kur politikası” olduğunu vurguladı.

Tecrübemizin, eğitimli personelimizin ve üretim gücümüzün, yıllarca inşa ettiğimiz bu yapının yurtdışına taşınmasına göz yummamamız gerektiğine dikkat çeken Akçakaya, “Henüz çok fazla olmasa da Mısır’a giden firmalarımız var. Hammaddemizi, bilgimizi, insan kaynağımızı dışa aktararak aslında kendimize rakip yetiştiriyoruz” diye konuştu.

*- “TRUMP’IN GÜMRÜK KARARI YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALADI”

TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Uzak Doğu ülkelerine uyguladığı yeni gümrük tarifelerinin Türk hazır giyim sektörü için fırsat yarattığını söyledi. Çin, Vietnam ve Bangladeş gibi ülkeler yüzde 49’a varan oranlarda gümrük vergilerine maruz kalırken, Türkiye’nin yalnızca yüzde 10 vergi ile avantajlı ülkeler arasında olduğunu söyleyen Narbay, “Bu fark bizi tekrar oyuncu olarak sahaya çıkarıyor, bu fırsatı değerlendirmemiz lazım” dedi.

Narbay, sadece ABD pazarı değil, Avrupa’nın da Çin-Tayvan geriliminden kaynaklı alternatif tedarik arayışında olduğunu belirterek, “Doğru bir strateji ile bu iki büyük pazarda güç kazanabiliriz. Ancak maliyet baskısı altında ezilen sektörümüzün rekabetçi konuma gelebilmesi için acil kamu müdahalesi şart. Kur destekleri, KGF garantileri ve Eximbank kredileri olmadan bu fırsatları değerlendiremeyiz” dedi.

Mısır’a kayan üretimin sektörün büyüklüğünü düşündüğümüzde fazla olmadığını belirten Narbay, “Yine de şartlarımızı, sektör paydaşlarının çözümü yurtdışında arama ihtiyacı duymayacak hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

*-  “MARKALI ÜRÜNLE DEĞER YARATMAK ARTIK ZORUNLULUK”

TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren de sektörde yaşanan ciro kayıplarının artık sadece geçici bir sorun olmadığını, kalıcı çözüm bulunmadığı takdirde istihdam ve üretim zincirinde onarılamaz kırılmaların yaşanabileceğini vurguladı.

Fason üretimin değil, markalı ihracatı merkeze almak zorunda olduklarını söyleyen Özüren, “80-100 dolarlık birim fiyatlarla ihracat yapabilmek için tasarıma, dijitalleşmeye ve şeffaf üretim zincirlerine yatırım şart” dedi. Özüren ayrıca kamu desteklerinin ölçek gözetmeden tüm firmalara yayılması gerektiğine de dikkat çekerek şunları ekledi:

“Kur desteklerinde sadece döviz dönüşümüne bakılıyor. Katma değeri yüksek üreticilere özel destek mekanizmaları getirilmedikçe sistem ithalatçıyı teşvik eder hâle geliyor. Biz üretimi koruyarak büyümek istiyoruz”

*- “2026 YILINI DA KAYBETMEYELİM”

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş ise Türkiye’nin yüksek bilgi ve üretim kabiliyetine sahip hazır giyim sektörünün ancak ölçülü kur politikası, finansal destekler ve üretim zincirinin içeride tutulması ile yeniden ayağa kalkabileceğini söyledi.

Artık sektörü ayakta tutmak için atılması gereken adımların zaman kazanmak için değil, kalıcı yapısal dönüşüm için atılması gerektiğini vurgulayan Sertbaş, “Ciddi bir krizin içindeyiz. 2024 yılı kayıp yıl oldu, 2025 yılı da görünen o, sektörümüz için çok iyi gitmiyor. 2026 yılını kaybetmemek için özellikle teşvikler ve krediler noktasında ciddi adımlar bekliyoruz” diye konuştu.

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

EN BÜYÜK ÖDÜL

*- YANILGI Hayatın en büyük yanılgılarından biri, mutluluğu “bir gün”e ertelemek. Oysa zaman geri alınmıyor; yaşananlar silinmiyor ve hangi günün son günümüz olduğunu bilmiyoruz. Kendine iyi gelmek için hayatının kusursuz bir hale gelmesini bekleme. Çünkü bazen hayatı gerçekten yaşamak, ‘sonra’ dediğimiz şeyin hiç gelmeyebileceğini fark etmekle başlar. Sağlıklı ömürler diliyorum…

26 Oct 2026 238

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 378

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 222

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 175

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...