İÇİMİZDEKİ BASTIRILMIŞ DUYGU, ÇOCUKLUK
Köşe Yazısı

İÇİMİZDEKİ BASTIRILMIŞ DUYGU, ÇOCUKLUK

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
06 Jul 2026 4 dk okuma 391

*- EKSİKLERİ TAMAMLAYIN Eski güreşçilerimizden Hüsnü Oral bir liste yayınlamış ve altına da şunları yazmış: “Beni ve bizi Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil eden milletvekilleri. Bulunmaz insanlar” Hüsnü Oral’ın listesini görüp okuyanlar çeşitli yorumlar yapmışlar. Tahmin edersiniz, ‘Hakları’ diyen yok… Genel düşünceyi tek sözcük ile özetleyeyim: ‘Güle güle!’

Sizi fazla merakta bırakmadan konuyu ve okuyabildiklerimi paylaşayım.

Konu, koltuğuna yapışan milletvekillerinden bir bölümü…

Liste; Bugünlük sadece CHP’li milletvekilleri, herhâlde…

Bir ikisini bildiğim için öyle düşündüm, yanılmış da olabilirim.
Bunları yazdığımı göre en azından Hüsnü Oral biliyordur.

Bu arada çevremdi mini bir anket yaptım.

“Hangi milletvekillerini tanıyorsun?” dedim, sonuç mu hüsran!

Yani bilen de yok, bilen de sadece kulaklarını çınlatıyor, hallerini
hatırlarını soruyor…

Engin Altay yedi dönemdir milletvekili, Faik Öztrak 6 dönemdir
milletvekili, İlhan Kesici altı dönemdir milletvekili,  Yaşar Tüzün 6
dönemdir milletvekili, Veli Ağbaba 5 dönemdir milletvekili, Özgür Özel
beş dönemdir milletvekili, Tekin Bingöl beş dönemdir milletvekili,
Uğur Bayraktutan beş dönemdir milletvekili, M. Tanal beş dönemdir
milletvekili, Bülent Tezcan beş dönem milletvekili, M.S. Tanrıkul beş
dönemdir milletvekili, Murat Emir dört dönem milletvekili, A.Tuncay
Özkan dört dönem milletvekili, B. Karadeniz dört dönem milletvekili,
Av. Burcu dört dönem milletvekili, Gamze İlgezdi, dört dönem
milletvekili, Hüseyin Yıldız dört dönem milletvekili, Enis Berberoğlu
dört dönem milletvekili, Oğuz K. Salıcı dört dönem milletvekili, Orhan
Sarıbal dört dönem milletvekili, Seyit Torun dört dönem milletvekili…

Kemal Kılıçdaroğlu listeye alınmamış her nedense, onu siz bilin…

Başka aklınıza gelenleri de Hüsnü Oral’ın listesine ekleyebilirsiniz.



*- İÇİMİZDEKİ ÇOCUK

Seçil Yurtseven içimizde olan ama belki mahalle baskısı, belki de
yetişme tarzı ya da ‘ayıplarlar’ duyguları içinde yapmaktan
çekindiğimiz bir hareketi güzel bir anlatımla kendi şahsında
hatırlatıyor.

‘Gülün, gülümseyin!’ deyince çoğunluk ‘evet’ der ama, ‘çocuk olun!’
denirse durur ve düşünmeye başlar, o kadar…

İşte Seçil Yurtseven, ‘İçimizde kaybolan çocuğu’ ele almış… ‘Nereye
kayboldu?’ diyerek anlatıyor:

Ne zaman bir müzik tıngırtısı duysam eşlik eder hareket ederim.

Ortam ne olursa olsun, hiç bir şey yapamıyorsam içimden müziğe eşlik ederim.

Annem bazen ‘seni eğlenceden aldık !’ bile diyor.

Tabii, iş dünyasında gösteremediğim müzik yeteneklerimin de bu söyleme
katkısı var. Ama beni az çok takip ettiğinizden anlamışsınızdır,
neşeli hallerim sadece müzik duyunca değil.

En yakınlarım, bana hep ‘çocuk gibisin ‘der.

Çoğu zaman bir kadından çok, çocuk gibiyim sanırım.

Bir kafede otururken herkes telefonuna bakarken ben etrafa bakarım.

Ağaçlara, lambalara, yoldan geçenlere, hayvanlara, çiçeklere falan.

Bazen yolun ortasında öyle bir yere tebeşirle çizilmiş kareler içinde
rakamlar oluyor.

AVM ‘lerde de yapıyorlar, belki eskiyi anmak içindir, sanırım sek sek
olabilir adı tam emin değilim.



*- ZIPLAYA ZIPLAYA

Ben mesela, onu görünce zıplaya zıplaya karelerin içinden geçerim.

Bir de tüm çocuklar.

Ana yetişkinlerin bunları yaptığına neredeyse hiç rastlamadım.

Ben atlarken de balık bakışlarını görebiliyorum.

Sonra mutlu olmanın 8 yolu, nasıl mutlu olurum, nasıl enerjik olurum,
hayattan keyif alamıyorum ne yapmalıyım, monotonluktan kurtulmak falan
gibi aramalarla dolu YouTube geçmişi.

Hani terapilerde derler ya içinizdeki çocuk ...

Hıh işte içinizdeki çocuğu susturdunuz, durdurdunuz sonra neden
yüzümüz gülmüyor?

Elbette sürekli çocuk gibi olamayız, elbette sorumluluklar var,
gereklilikler ve mecburiyetlerle dolu hayat.

‘Ama, ama’ diyorum çünkü kocaman bir ama var bu cümlelerden sonra.

Ama, hepimizin de mutlu olmaya, gülmeye ve andan keyif almaya öyle
ihtiyacı var ki! Çocuklar bunu çok iyi başarıyorlar.

Hepsi o anı duyar, hisseder ve keyif alırlar ve bence çocukların özgür
ruhundan, yaratıcılıklarından ilham alınacak çok şey var.

Doğru soruları sormak bile çocukların çok usta olduğu bir konu.

Özellikle kadınlar çoğu konuda o kadar detaycı, o kadar detaycıyız ki.

Bazen kafası yanıyor insanın.

Birine mesaj atıp da hemen o kişi dönmediğinde neler neler kurgulanır,
neler düşünülür...

Mesela bu karmaşık düşünceler konusunda erkekler de kadınlardan biraz
daha başarılı gibi.

Çocuklar ve erkeklerin daha düz ve sade düşündüklerini görüyorum ve bu
muhteşem bir şey.

Birçok insan henüz olmamış konularda, henüz gerçekleşmemiş vakalarda o
kadar detaylı o kadar karmaşık düşünceler içine giriyor ki, henüz
başına gelmemiş her türlü varyasyonu değerlendiriyorlar.

Çok yorucu!

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...