HAYDİ AYAĞA KALKIN
Köşe Yazısı

HAYDİ AYAĞA KALKIN

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
20 Nov 2024 8 dk okuma 130

Sevgi ve huzur dolu bir gün dileğiyle yazmaya başlıyorum. Güzel günler ve güzellikler hepimizin olsun. Yürekten istenenler mutlaka olur, çünkü çalışma ve başarının ilk sırrı budur.

*- YÜREKTEN İSTEYELİM

Sevgi ve huzur dolu bir gün dileğiyle yazmaya başlıyorum.

Güzel günler ve güzellikler hepimizin olsun.

Yürekten istenenler mutlaka olur, çünkü çalışma ve başarının ilk sırrı budur.

‘Yaşlanıyorum!’ diye sakın üzülmeyin, her gün yaşadık ve duyduklarımızdan da biliyoruz, birçoğumuz bu imkândan yararlanamıyor. Hayat herkese verilir, yaşlılık ise seçilmişlere…

Öyleyse sağlıklı bir şekilde yaşamaya ve hayattan tat almaya çalışalım.

‘Seçilmişler’ arasına girmeye çalışalım.

Burada size bir tiyo vereyim:

220’den yaşınızı çıkarın!

Çıkan rakamı saatle özdeşleştirin ve bu sizin ‘Sağlıklı yürüme’ süreniz olsun…

Bazen kelimeler yetmiyor, bir konuyu, bir güzelliği, bir başarıyı anlatmaya.

Okul da siz olun, öğretmen de!

İşte o zaman hayal gücünüzü de çalıştırın ve huzur ile mutluluğa adımınızı atmayı sağlarsınız.

Bütün dilekleriniz olur.

Ama bunlar tembellik, olumsuzlukla değil, çalışarak kazanılır.

Hayatınızın en güzel anları da yaşamı, çevreyi, insanları, canlıları, tabiatı sevmekle bütünleşir.

Haydi ayağa kalkın, silkinin ve ‘Başaracağım’ diyerek ilk adımınızı atın, ileriye doğru koşun…

Ne mutlu ki size, bugün de varsınız…

Seçilmişlere doğru gidiyorsunuz…

*- GÜLLÜK GÜLÜSTANLIK

Sevgili okuyucularım, biz Türklerin en önemli özelliklerinden biri de, çok önemli vakıflara sahip olmamız.

Hatta Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı tüm vakıfların bağlı olduğu bir de genel müdürlüğümüz var.

Parola da şöyle:

‘Vakfet Yaşat, yaşa!..’

Hani son zamanlarda, özellikle ekonomide ‘Kazan kazan!’ sistemi var ya, bunun gibi, işte!

‘Vakıf’ demek, hayır hasenat demektir…

Medeniyetimizin temel taşlarından biridir…

Şöyle de diyebiliriz:

Vakıf, tarih boyunca süregelmiş yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kurumsallaşmış halidir.

O halde vakıf tüm insanlığın mutluluğunu amaçlayan bir sistemler bütünüdür.

*- GAZİ’DEN BU YANA

İstanbul başta olmak üzere, ülkemizde onlarca vakıf bulunuyor.

Evliya Çelebi on sekizinci yüzyılda, ‘…Ben elli yılda 18 padişahlık ve krallık yere seyahat ettim, hiçbir yerde bu kadar hayrat görmedim’ demiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gerek 01 Mart 1922’de, TBMM’nin açış nutkunda, gerek 01 Mart 1923’deki TBMM’nin 4. Toplantı yılını açarken, ‘Efendiler!’ diyerek milletvekillerine seslenirken, ‘Evkaf vekaletinin’ yani zamanın vakıflarının yaptıkları hayır işlerinden sitayişle söz etmiştir. Bu arada Başvekil İsmet İnönü’ye de bu konu üzerinde ehemmiyetle ilgilenmesi talimatını vermiştir.

Günümüzde ise, bir vakfın kuruluşu, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ilgili hükümlerine göre gerçekleşiyor.

Başta öğrenciler ve veliler, yani halkımızın büyük bölümü ‘Vakıf Üniversitelerinden’ haberdardır.

Büyük holdinglerin de vakıfları ve üniversiteleri bulunuyor.

Ama şunu da söyleyeyim;

Her vakıf üniversitesi istenilen güzellik ve değerde değil.

Bunların bir kısmı bazı ‘art niyetli’ hatta ‘dolandırıcı’ diye adlandıracağımız kişi ve yöneticilerin elinde.

Umarım onlar da akıllarını başlarına alırlar ve vakıf üniversitelerimizin de dünya standartlarında olmasını sağlarlar, tabii bu da liyakat esası ve değerli gerçek akademisyenlerle olur.

*- SABANCI VAKFI ve DOLANDIRICILAR

Şimdi size örnek bir vakıftan, ‘Sabancı Vakfı’ndan, yaptıkları, hepimizi ilgilendiren önemli bir açıklamadan söz edeceğim.

Sabancı Vakfı’nın uyarı ve bilgilendirici açıklaması şöyle:

‘Sabancı Vakfı adı ve logosu kullanılarak oluşturulmuş sahte sosyal medya hesapları, web siteleri veya telefon numaraları üzerinden burs başvurusu alındığına dair mesajlar vakfımıza oluşmaktadır.

…

Vakfımız ile ilgisi bulunmayan sahte web siteleri ve telefon numaraları ile gelen ihbarlar üzerine yasal işlemler yapılmaktadır…’

Öğrencilerin mağdur olmaması için bu duyuru yapılıyor.

Ama nedense bizler okumayı ve araştırmayı bilmediğimizden, daha doğrusu tembelliğimizden hep kolaycılığa kaçtığımızdan dolandırılmamız bile çok rahat oluyor.

*- SİSTEMİN YÜRÜYÜŞÜ

Siz sanıyor musunuz,  bu telefon numarası dolandırıcılara ait?

Söyleyeyim:

Mutlaka sıradan, saf ve temiz diyeceğimiz, hiçbir günahı ve suç kaydı olmayan birinin, çalıntı ya da kayıp bir telefon numarasıdır.

Şu da olasılıklar arasında, sizin ya da sıradan birinin tıpa tıp kimliği çıkartılıyor, bu arada öğrendikleri şifre ile e- devlette kendisine ait bilgilere erişip, adına telefon ve bilgisayarlar alıyorlar.

İşte sizin, bizim adımıza aldıkları telefon, bilgisayar ve elektronik cihazları dolandırıcılık aracı olarak kullanıyorlar.

Ben de buna dikkat çekmek istiyorum.

En yakın emniyet müdürlüğüne ya da savcılığa uğradığınızda kabarık dosyaları öğrenebilirsiniz.

Şimdilik bu kadar…

*- BU TOPRAKLARDAN KAZANDIKLARINI

Ama şunu da sizinle paylaşmak istiyorum, Sabancı Vakfı’nın kurulmasının nedenini;

Söyledikleri şu:

‘Bu topraklardan kazandıklarımızı, bu toprakların insanları ile paylaşmak!’ ilkesini benimseyen Sabancı kardeşler (Ailesi), bu düşünceden yollarına devam ederek, hayır işlerini düzenli bir şekilde yürütebilmek amacıyla 1974 yılında kurdukları Hacı Ömer Sabancı Vakfı (Sabancı Vakfı)’nı kurdular.

Bu girişimlerinde en büyük desteği de, tüm mal varlığını vakfa bağışlayan anneleri merhume Sıdıka Sabancı’dan aldılar.

*- EĞİTİM, KÜLTÜR ve TOPLUMUN GELİŞMESİ

Türkiye’nin en büyük aile vakıflarından biri olan Sabancı Vakfı, misyonunu da şöyle açıklıyor:

‘Türkiye’de eğitime, kültürel ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunmak ve bireylerin hayatında fark yaratmak.

Büyük ve önemli vakıflarımızın temel değerlerini de söyleyeyim:

‘İnsan sevgisi, paylaşma, öncülük, samimiyet!’

Hepimizin yürekten istediği özellikler değil midir, bu saydıklarım?

Şunu da söylemeden edemeyeceğim, gerek Sabancı Vakfı, Koç Vakfı, gibi büyük vakıfların faaliyetlerinden ve mal varlıklarından sağlanan gelirlerden aile fertlerinin hiçbir yararlanmıyor.

Kalıcı eserleri saymaya kalksam bir kitap doldurabilirim.

Zaten bütün Türkiye vakıfların eserlerini biliyor.

Umarım, aynı düşünce ve disiplin ile ülkemize ve insanlarımıza büyük katkı ve eserler kazandıran gerçek vakıfların sayıları her geçen gün artar.

Yazımı, Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür, eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) olduğunu paylaşarak bitiriyorum.

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 367

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 220

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...