HAYAT DİKİŞE BENZER
Köşe Yazısı

HAYAT DİKİŞE BENZER

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
26 Jul 2025 10 dk okuma 201

*- BİRİLERİ İÇİN… Emine Elat, ‘Şaman öğretisine göre ‘Yaşamak nedir?’ sorusunu şöyle açmış; ‘Doğada hiçbir şey, kendisi için yaşamaz! Nehirler kendi suyunu içemez, Ağaçlar kendi meyvelerini yiyemez, Güneş kendisi için ısıtmaz Ay kendisi için parlamaz, Çiçekler kendileri için kokmaz, Toprak kendisi için doğurmaz, Rüzgar kendisi için esmez, Bulutlar kendi yağmurlarından ıslanmaz. Doğanın anayasasında ilk madde şudur: ‘Her şey birileri için yaşar!’ Birbiri için yaşamak doğanın kanunudu

*- İLMİK GİBİ

Emine Elat Hanım anlatmaya devam ediyor:

‘Hayat dikişe benzer!

Her anı, her yaşanmışlık ilmik gibidir.

Sabırla örülür, dikkatle işlenir…

Ama bazen bir hata, bir kırgınlık, bir yanlış söz,  tıpkı dikişteki bir sökük gibi, gevşetir tüm yapıyı.

Küçücük bir ip çekilir, ardından koca bir geçmiş çözülmeye başlar…

İşte o an anlarsın,

Hayatın bazı yerleri, bir daha asla eskisi gibi olmayacak!

Bir dikişi söktüğünde kumaş yıpranır,

İz kalır!

Ne kadar dikkatli dikersen dik, o iz hep oradadır.

Aynı ipi kullansan da, aynı ellerle yeniden başlasan da, o ilk halin sadeliğini, pürüzsüzlüğünü yakalayamazsın.

Çünkü bazı kırılmalar, sadece dışta değil, içte olur.

İnsan ilişkileri de böyle değil mi, zaten?

Bir güven yıkıldığında, bir sevgi yarım bırakıldığında, bir söz geri alındığında, ne kadar toparlamaya çalışsan da, o ‘ilk hali!’ artık yoktur!...”

*- TEKRARLAYACAĞIM

Şimdi çok yıllar önce bir okuyucumun gönderdiği mektubu tekrar yayınlayacağım.

Belki anımsayanlar olacaktır.

Aynı gün, bu yazının altına, ara başlıkla, Ümraniye’de bir ‘gözlük hastanesine’ gittiğimi, bedava denilecek bir fiyata değerli gözlüğümü eskisi kadar güzel, kırıldığı yerden, yaptırdığını anlatmıştım.

Bu tür esnaf kalmadı!

Bunu hepimiz biliyoruz.

Belki aynı esnaf aynı yerdedir, çünkü yazı belirttiğim gibi o tarihte 35 yıllık bir esnafımızı dile getiriyordu.

İyileri unutmamalıyız, iyilikleri de…

Yazının içinde geçen rakamlardan zaten zamanımızda değil daha önceki yıllarda kaleme alındığını belgeliyor.

‘Her şey gönlünüzce ve dilediğiniz gibi olsun’ temennisiyle yazıyı tekrar paylaşıyorum.

*- FERMUAR HİKAYESİ

“Oğlumun montunun fermuarı bozuldu.

Şu ince, hafif, katlayınca el kadar olan montlardan.

Tamir ettirmek için, bir alışveriş merkezinin alt katındaki terziye telefon ettim.

Fermuarı 300 liraya değiştireceğini söyledi.

‘Çok fazla!’ dedim.

‘Montlar bu şekilde, biraz pahalı oluyor’ diye cevap verdi.

Mont hassas, sökerken dikerken bozulsun istemiyorum, işini iyi yapan bir ustanın elinden geçsin istiyorum. Biraz pahalı olmasına da razıyım ama bu rakam bana çok fazla geldi.

İnternete girip araştırdım, karşıma fermuarhastanesi com çıktı.

Aradım, telefona Vehbi bey çıktı.

Durumu anlattım, montun fotoğraflarını istedi.

‘Tamir edebilir miyiz bir bakalım, olmazsa fermuarı komple değiştiririz!’ dedi.

Fiyat sordum.

‘8 lira yeni fermuar, 30-40 lira da dikim, en fazla 50 liraya hallolur’ dedi.

Üşenmedim, kalktım Maslak’tan Üsküdar’a gittim.

Vehbi Selçuk, 52 yaşında, evli, iki çocuk sahibi.

Üsküdar’da Atlas Çıkmazı Kapalı Çarşı’daki tuhafiye dükkanında 35 yıldır fermuar tamiri yapıyor.

İyi ki gitmişim, iyi ki gitmişim.

Bir kere yeni fermuara bile gerek kalmadı, Vehbi bey fermuarı tamir etti ve 10 lira aldı.

Daha fazla vermek istedim, kabul etmedi.

Böylece beni, hizmetin asıl bedelinin otuz katını vermekten kurtardı!

Fermuar hastanesinde bozulan her türlü eşyanız, ustanın mahareti ve aletleriyle yeniden kullanıma hazır bulunuyor.

*- GÖZÜNÜZDE BÜYÜMESİN

Fermuar Hastanesi deyince aklınızda devasa bir yer canlanmasın. Üsküdar’da eski bir pasajda, taş çatlasın 10 metrekarelik bir tuhafiyeciden bahsediyoruz.

Ben fermuarımı yaptırırken kapıda beş kişi kuyrukta bekliyordu.

Sohbete başladık. İki kişi benim gibi Avrupa yakasından gelmiş. Tanıdık müşteriler de vardı.

Herkes Vehbi beyin ustalığına ve dürüstlüğüne iknaydı.

Vehbi bey, geçenlerde 35 bin liralık bir montun (evet, var o fiyata montlar) fermuarını tamir ettiğini anlattı.

Mont bir bankanın üst düzey yöneticisinin oğlununmuş. Tamire getiren yöneticinin şoförüymüş. Şoför işi hallettiği için çok mutlu, daha fazla para vermek istemiş.

Vehbi Bey, ‘Ben hizmetimin karşılığını alırım’ diye cevap vermiş.

Web sitesinden de belirttiği gibi, eksik fermuar dişleri de dahil her türlü fermuarı onarıyor Vehbi Selçuk.

Paraşüt, balıkadam, çizme, çanta, bavul… fermuarı bozulan her türlü eşyanızı yeniden kullanmanızı sağlıyor.

“Babam hep ‘Arayan değil aranan adam ol’ derdi. Dükkanımız özellikle fermuar tamiri konusunda tanınır hale gelince arkadaşlarına ‘İşte şimdi aranan adam oldu’ demeye başladı.”

*- ZEKA GERİLİĞİ

Sinirlenince ben de ‘Geri zekalı!’ derim karşımdakine…

Bazen de, ‘Sen geri zekalı mısın?’ diye sorarım…

Hata yaptığımda da, kendi kendimi ‘Herhalde geri zekalıyım!’ diye kendi kendime söylenirim.

Ama bu laflar hep yakınlarımla kendi aramızda kalmıştır, kalır.

Ama artık kocaman adamlar da, yetkililer de, hiç çekinmeden, sıkılmadan bu sözleri kullanabiliyor, dolaylı yoldan değil apaçık kendisiyle aynı görüşte almayanı kısaca ‘geri!’ diyerek, ‘Geri zekalı’nin kısaltılmış halini kullanabiliyor.

Prof. Dr. Erkan Sevinç de, herhalde son zamanlarda bu tür sözlerin siyaset sahnesinde olduğu gibi halk arasında da çok konuşulmasından etkilenerek, bir çalışma yapmış…

Beğendim…

Okuyucularımın da bu bilgilerden yararlanmaları düşüncesiyle paylaşıyorum.

*- ZİHİN YETERSİZLİĞİ

Prof. Dr. Erkan Sevinç anlatıyor:

“Mental retardasyon, zihinsel işlev kapasitesi, normal kabul edilen sınırların anlamlı ölçüde altında olan ve uyumsal davranışlarda yetersizlikleri olan bireyleri tanımlamak için kullanılır.

Zihinsel işlevlerde görev alan beyin bölgelerinin, sinir hücrelerinin ve beyin ağında meydana gelen bir sapma veya zihinsel işlevlerde görev alan beyin bölgelerinde meydana gelebilecek bir zedelenme sonucu oluşur.

Amerika Zihinsel ve Gelişimsel Yetersizlikler Birliği’nin 1992 yılında zihin yetersizliği hakkında yaptığı tanımlama şu şekilde:

‘18 yaşından önce ortaya çıkan zihinsel işlevlerde belirgin derecede gerilik ve bununla birlikte görülen iletişim, öz bakım, günlük yaşam, sosyal beceri, toplumsal hizmetlerden yararlanma, kendini yönetme, sağlık ve güvenlik, işlevsel akademik beceriler, boş zamanlarını kullanma ve iş becerileri olarak sıralanan 10 uyumsal davranıştan en az ikisini ya da daha fazlasında yetersizlik gösterme durumu’

2002 de tanımlama güncellendi.

O da şöyle…

*- 18 YAŞ ÖNCESİNDE

‘Zihinsel işlevlerde ve uyumsal davranışlarda gözlenen önemli düzeyde sınırlılıkların karakterize ettiği; bilişsel, sosyal ve pratik uyumsal becerilerde kendini gösteren bir yetersizlik türüdür ve bu yetersizlik türü 18 yaşından önce ortaya çıkmaktadır’

Zeka geriliğinin belirlenmesinde zeka testlerinden yararlanılıyor.

Türkiye’de yaygın olarak kullanılan WISC-R’e göre !Q su 69 ve aşağısı zihin yetersizi.

Zihin yetersizliğine sahip bireylerin bazılarında engelliliğin oluşum nedenleri bilinmemekle birlikte, genel olarak bilinen nedenler arasında bulaşıcı hastalıklar ve zehirlenmeler, travma ve fiziksel etkiler, metabolizma ve beslenme bozuklukları, genetik nedenler, akraba evlilikleri, menenjit, şiddetli gribal hastalıklar, yetersiz çevre koşulları ilk planda sayılabilir.

*- EMBESİL’İN TÜRKÇESİ

Zekâca geri anlamında kullanılan tarihteki ilk terimin idiot (idiocy) olduğu sanılmakta ve Yunancadan gelen bu terimin ‘meslek/ beceri sahibi olmayan kişi’ anlamında kullanıldığı görülmekte.

1928 tarihinde yapılan bu adlandırmada, durumu daha hafif olanlar için, Latincede ‘zayıf’ anlamına gelen embesil (imbecility), durumları bundan daha da hafif olan ve normal gelişen bireylere oldukça yakın olanlar için de moron (morons) terimleri kullanılmış.

Türkiye’de ise zihin yetersizliğini tanımlamak için ilk olarak ‘mental retardation’ kelimesine karşılık ‘geri zekalılık’ terimi ortaya atılmış.

1980’li yıllara gelindiğinde bu terimin yerini ‘zekâ geriliği’ ve ‘zihin özrü’ gibi terimler almış.

Aynı yıllarda ‘mentally handicapped’ teriminin karşılığı olarak ‘zihin engeli’ terimi yaygın olarak kullanılmaya başlamış.

2010’lu yıllara girerken bu terimlere ‘intellectual disability’ teriminin karşılığı olarak ‘zihin yetersizliği’ terimi eklenmiş.

Literatürde yapılan bilimsel çalışmalarda ve çeşitli kurumlarda, zihin yetersizliğini tanımlamak için, ‘zeka özürü’, ‘zeka geriliği’, ‘zihin engeli’, ‘zihinsel engel’, ‘zihinsel yetersizlik’ ve ‘zihin yetersizliği’ gibi farklı terimler kullanılıyor.

*- ARAMIZDA VARLAR

Zihinsel engellilik, genel nüfusun yaklaşık %2-3’ünü kapsıyor.

Etkilenen kişilerin %75-90’ı hafif düzeyde zihinsel engelli.

Vakaların yaklaşık dörtte birinin genetik sebeplerden kaynaklandığı ileri sürülür.

Prof. Dr. Erkan Sevinç, günümüzdeki bazı gelişmeleri ve sözleri ele alıp örnekleme yapmış yazısının bu bölümünde.

Birileri üzerine alabilir, ya da yanlış algılama olabilir düşünce ve endişesiyle buraları yazmaya gerek bulmuyorum.

Ama değerli hocamızın yazısının son cümlesini paylaşmadan edemeyeceğim.

Cümle şu:

‘Özür dilenecek birileri varsa o da zihinsel özürlü kardeşlerimizdir.’

Ama artık ‘özür’ sözcüğünün yerine ‘engel’ sözcüğünü kullanıyoruz, bunu da anımsatayım.

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...