GÜNEŞİ SABAHA KARŞI KARŞILAYANLAR
Köşe Yazısı

GÜNEŞİ SABAHA KARŞI KARŞILAYANLAR

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
07 Aug 2026 7 dk okuma 140

*- YA ÖYLE, YA BÖYLE!... Bazılarımız için anımsatayım: “Ait olmadığınız bir ortama uyum sağlamak için kendinizi değiştirmeyi bırakın!...”

Sosyal ortamda, toplantılarda, hatta kafelerde bile bu tipleri hemen
görür anlarsınız.

Siyasette gördüklerimiz ise layık olmadıkları yere gelmek için
kılıktan kılığa girenleri nasıl basamak değiştirdiklerini hemen
anlarız.

Bu tipler için ya kulaklarımıza tıpa sokacağız, ya da ağzımızı kilitleyeceğiz…

İyi mi yaparız?

Yakınlarımıza, bizi sevenlere göre doğru…

Ama bence yanlış…

Bu tipleri mutlaka ve mutlaka açıklamalı, tanıtmalı ve haklarında
gerekli olan doğruyu yapmalıyız.

İçimizdeki sahtekarları, dolandırıcılara açıklamamız, duyurmamız gibi..

Ama nedense herkes görmüyor, duymuyor, bilmiyor…

Bu yüzden bu tipler, içimizde ve belli yerlerde yükseliyor…

Hakkı olanların yerine de alıyor…

Ne demiştik?

“Bir yere uygun olman, oraya ait olduğunu göstermez!^

Saat zamanı gösterir, zaman kimin ne olduğunu?..



*- VATANDAŞ ANLATIYOR

Bir okuyucum evindeki kütüphane ve kitaplar arasında fotoğraflarını
paylaşarak, son siyasi gelişmeleri kendine göre ele almış ve
‘KESTİRMEDEN ANLATAYIM MI?” diyerek uzunca anlatmış…

Bazı bölümler sıkıntı yaratacağı için özetini bazı kesimlerini alarak
paylaşayım, yorumunu da sizlere bırakayım:

Anlatayım.

“Birileri topraklarımızı, vatanımızı, bağımsızlığımızı, devletimizi,
Cumhuriyetimizi, Türkiye’mizi, her şeyimizi, kısacası bizi istiyor;

Birileri de bu milletin gözünün içine baka baka 100 yıl önce yine
bunlarla savaşarak, canımızla kurduğumuz, kanımızla kurtardığımız bu
toprakları vermeye çalışıyor…

Bu kadar net.

Gerisi masal.

öyle düşünün: Kağıt üstündeki tabela şirketinin sahibi biri…

Hani milyar dolarlık bir şirketin sahibi kağıt üzerinde bir müstahdem
ya da bahçıvan veya şoför gözükür ya işte öyle...

Bir düşünün bakalım paha biçilemez bu kadim ve verimli toprakları öyle
birine, birilerini bırakılır mı?

 Onlar.

Kim onlar?

Onları da açıkça yazayım da TV lerde bir sürü (lehte veya alehte) kem
küm dinleyerek vakit harcamayın.



*- YÜZYILIN EŞKIYASI

Dünün İngiltere’sinden 1945’te emperyalizm ve sömürgeciliğin bayrağını
teslim almış olan ve bu yüzyılın en büyük eşkıyası ABD, pek tabii baş
yardakçısı Israil ve yardakçıların ustası İngiltere ve ortalık şeysi
Fransa başta olmak üzere Almanya dahil Avrupa Birliği denen tek dişi
kalmış bütün kan emici canavarlar.

Ve her zamanki gibi pusudaki Rusya, her ne kadar işi başından aşkın da
olsa başka bir psikolojik vaka İran, ve Arapların tamamı ve ister
istemez Çin ve diğerleri...

200 yıllık parçalanmayı bekleyen ve bu topraklardan Türkleri
temizlemenin hayaliyle yaşayan akbabalar, sırtlanlar ve çıyanlar.



*- TARİHSEL DURUM

1938’den 1980’e kadar teorik hazırlık ve yeniden planlama safhası,

1980 -2002 arası tatbikat ve eylem safhası

2002- ... arası icra safhası.

Halihazırda icra safhası yani onlar için birinci bölümün, Türk Milleti
için son bölümün son safhasındayız.

Bundan daha da kestirmesi de şu:

23 Nisan 1920 de YA İSTİKLAL YA ÖLÜM diyerek kurulan TÜRKİYE BÜYÜK
MİLLET MECLİSİ'ne bir bakın…

Bir de bizim seçerek gönderdiklerimize?

Hepsi bu.

Şimdi ister TV kanallarında masal dinleyin, ister dizi izleyin, ister
kim ne renk don giydiyse mayolu şımarıklıklarını izleyin.

Kestirmeden olmuyor, gördük ki kestirerek de olmuyor.

Neyi mi?

Sünnet, sünnet.

Hani “pazarlık sünnettir!” derler ya.

O işte.

Pazarlık falan boşuna.

Tek çare Türk Milletinin gerçekleri görmesi…

Yoksa asıl müşteri ABD.

Ötekiler, her zamanki gibi satılık beş para etmezler…



*- ŞAŞKINLIKLA İZLEDİM

Çok üzücü bir video izledim.

Endonezya’da çöplerle kaplanan bir nehir, çevre ekiplerinin başlattığı
temizlik çalışmasıyla yeniden ortaya çıkarıldı;

Videodaki görüntüleri görmenizi isterdim.

Yüzlerce çevreci nehire iki yandan giriyor ve akıl almaz bir şekilde
nehire atılanları temizliyor, bir firmanın verdiği kutulara
yerleştiriyor.

Bunlar elden geçirildikten sonra depolanıyor ve satılıyor?

Nereye, kimlere, hangi ülkelere?

Yanıtı yok!



*- PLASTİKÇİLER ÖNDE

Biliyorsunuz geçenlerde açıklandı, Avrupa’nın bu atıkları, çöpleri,
bizim plastikçiler tarafından alınıyor ve bazı işlemlerden
geçirilerek, sanayide kullanılır hale getiriliyor, bize pencere, kapı,
kap- kacak oluyor.

Geri dönüşüm güzel…

Zaten biz bu işin neferlerini her zaman mahallemizde bile görüyoruz,

Çöpleri toplayarak, içlerinden işe yarayanları alıp depolayanları…

Satın alacaklar belli…

Satanlar bizim gördüklerimiz…

Bu işten iyi para kazanıp, güzel bir hayat yaşayanları da var…



*- GÜNEŞİ KARŞILAYANLAR

Bir büyüğümüzün bana şunu söylediği aklıma geldi:

‘Ben geceyarısı ya da sabaha karşı bütün caddelerdeki çöp
konteynerlerinin içinden atılan pet şişelerini topluyor ve satarak
ekmek paramı kazanmaya çalışıyorum.

Sabah ya da gece yarısı bu işi yapmamın nedeni de, tanınmamak ve
yakınlarımın görmemesi…”

Utanılacak bir durum var mı?

Yok…

Ama üzülecek durum çok…

Az önce belirttiğim videonun bir bölümünde ise çöplük olmaktan
kurtarılan nehrin yanındaki yolun gençler için yürüyüş ve spor yapma
merkezi haline getirilmesi…

Demek ki istenirse oluyor…

Nasıl Atalay Ergezen birkaç gündür, “güneşi bisiklete binerek
karşılayın…” diyerek Urla’da yaptığı  çağrıya katılanları filme alıp
tanıtıyorsa, her yerde Urla’nın İskelesi ve bisiklet yolları varsa
sizi ‘sağlıklı nesil için’ çağırıyor…

Haydi yürüyüşe ve temiz havada bisiklet ile ‘Güne merhaba’ demeye…



*- BAKALIM KAÇI YARIŞACAK

İstanbul’dan ülkemize yayılan yarışma belli oldu.

Konu aynı:

“Yeşil Dönüşüm Ödülleri!:..”

Lafı uzatmadan açıklamayı paylaşayım:

“İstanbul Sanayi Odası (İSO) olarak üretim süreçlerinde
"sürdürülebilirliği" odağına alan sanayi firmalarımızın örnek ürün ve
uygulamalarını ödüllendiriyor, başarı hikayelerinin yaygınlaşmasını
destekliyoruz.
1995'ten bugüne markalaşan "İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri" kapsamında
başvurularınız alanında uzman bir jüri heyeti tarafından
değerlendirilecektir.

Ödül almaya hak kazanan firmalar uygulama veya ürünlerini ödül
töreninde kamuoyuna tanıtma fırsatı elde edecek ve ödül logosunu
kullanma hakkına sahip olacaktır…”



*- YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN

Şimdi bir ikinci haberi de aynen paylaşayım, firmalarımızın duyurusuna
katkıda bulunalım:

“İSO GSYF - İstanbul Sanayi Odası Girişim Sermayesi Yatırım Fonu
(SOF), Türkiye'nin sanayi ekosistemine değer katmak isteyen
yatırımcılar ile Ar-Ge odaklı sanayi kuruluşlarını stratejik bir
fırsatla buluşturmaktadır.

Dijital ve yeşil dönüşüm, üretim teknolojileri ve katma değerli üretim
gibi alanlarda yüksek büyüme potansiyeli taşıyan şirketleri ve
girişimleri desteklemeyi, aynı zamanda sanayi ile buluşturmayı
amaçlayan İSO GSYF; Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinin yararlandıkları
teşvik tutarının %3'ünü girişimcilik ekosistemine yatırma yükümlülüğü
için güvenilir bir seçenek sunmaktadır.



%3'lük yatırım yükümlülüğünüzü teknoloji odaklı girişimlere
yönlendirerek yalnızca finansal getiri değil; aynı zamanda
sürdürülebilir büyüme, dijital dönüşüm ve küresel rekabet avantajı da
elde edebilirsiniz.

 İSO GSYF'nin sunduğu avantajları ve size özel çözüm önerilerini
sizlerle detaylı olarak paylaşmaktan memnuniyet duyarız. Daha fazla
bilgi için bize ulaşın:

İletişim:

[email protected] | [email protected]”



YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 362

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 219

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 173

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 352

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...