EYLÜL AYNEN MART AYI GİBİ
Köşe Yazısı

EYLÜL AYNEN MART AYI GİBİ

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
03 Sep 2026 5 dk okuma 189

*- HOŞ GELMEDİ… Tuğçe Yerdelen, ‘Hoş geldin eylül’ başlıklı yazısını göndermişti. Emeğe saygı duyduğum için kullanmak için sakladım, fotoğraflarıyla birlikte. Sonra da ‘Bugünün işini yarına bırakma!’ diyerek sizinle paylaşmak istedim. Geçen gün ‘İçimizde potansiyel değerli yazarlarımız var ama nedense bunları bilmiyoruz’ gibisinden laflar etmiştim.

“Yaz mevsiminin güzelliklerini gölgeleyen, bizi mutsuz eden, orman
yangınlarıyla biz de yandık, yüreğimizle kahrolduk. Son yılların en
sıcak günleri ve savaşlar, kuraklık güzelim yaz mevsiminde her gün
üzüntülü haberlerle geçti.
“Hoş geldin eylül, merhaba!” deyip, Tugçe Yardelen’e selamlarımızı iletelim.
“Buluşmaların okula dönüşlerin, kavuşmaların ayı bize güzellikler getir.
Altın ışınlarıyla yakmayan güneşin sonsuz mavi gökyüzün griye dönüşse
bile mutlulukların, barışın, bol yağmurlu sonbaharın müjdecisi olman
dileğiyle…
Ne demiş, Cemal Süreya:
“Bir gün aklına gelecek olursam,
Bana şiir ısmarla,
Eylülü konuşalım.”
Yaz, ardından üzüntüleri bırakarak çekildi.
Güneşin altın parıltısı, artık bir ferahlık değil, içimizi tüketen bir
ağırlık gibi üzerine çöktü günlerin.
Alevlerin yuttuğu ormanları izlerken yalnız ağaçların değil,
yüreğimizin de yandığını hissettik.
Haberler; savaşların, kuraklığın, acının diliyle konuştu.
Yaz, çocuk kahkahalarıyla değil, çoğu zaman sessiz ağıtlarla doldu.
Sanki gökyüzüne serilen ince bir perdeyle yazın ateşini söndürdün.
Senin gelişin, bir ayın diğerine dönüşü değil; insanın içinden geçen,
görünmeyen bir yolculuktur.
Çünkü eylül, yalnızca mevsimlerin değişimi değildir; ruhun da başka
bir mevsime adım atışıdır.

*- VEDA ve BULUŞMA AYI
Sen biraz hüznün kardeşisin, evet.
Sararmış yaprakların her düşüşünde bir vedayı fısıldarsın.
Ama aynı zamanda umutla örülmüşsün:
Kavuşmaların, okul sıralarında yeniden açılan defterlerin, yıllar
sonra rastlanan dost bakışlarının ayısın.
Gidişleri sessizlikle karşılasak da gelişleri heyecanla kutladığımız
bir zamansın.
Altın ışıklarını artık yakmadan gönderen güneş, seninle birlikte
sükûnete bürünür. Rüzgâr, yazın telaşını ardında bırakıp insanın
yüzünü okşar.
Gökyüzün grileşse de bu gri, umutsuzluğun değil, bereketin rengidir.
Çünkü bulutlar, yağmurun habercisidir.
Ve yağmur, yanan toprağı serinletir, küllerin arasından yeniden
filizlenmeye hazırlanan hayatı besler.
Eylül, sen aslında bir öğretmensin.
Doğanın dilinden sabrı anlatırsın bize.
Düşmeyi, solmayı, geride bırakmayı, ama aynı zamanda yeniden başlamayı
öğretirsin. Seninle birlikte insan, kendi içindeki fazlalıkları döker,
düşüncelerini arıtır.
Yazın coşkulu gürültüsünden sonra sen, dingin bir şarkı gibi
kulaklarımıza dolarsın.

*- GERİDE KALIR
Cemal Süreya’nın dediği gibi, bir gün akla gelirsen “Eylül’ü konuşmak”
şiir ısmarlamaktır kendine.
Çünkü sen, sözcüklerin gizli bahçesini açarsın.
Senin ayın, insanı daha çok düşündürür, daha çok yazdırır, daha çok
özlemle doldurur. Seninle hatıralar da değişir:
Yazın gürültüsü içinde unutulmuş bir bakış, senin sessizliğinde
yeniden canlanır.
Yüreğimize serinlik, gözlerimize umut, topraklarımıza bereket getir.
Bizi yakıp tüketen yangınların ardından yeniden filizlenme gücü ver.
Barışın, yağmurun, kavuşmaların ve sükûnetin mevsimini başlat.
Biz, senin gelişini sadece takvimden okumuyoruz.
Biz senin gelişini havadaki kokudan, gökyüzündeki buluttan, yaprağın
sararmasından, kalbin derin bir nefes alabilmesinden anlıyoruz.
Hoş geldin eylül…
Ve hoş bulduk sana.

*- BEKLANTİSİ OLANLAR
Eylül ayından önemli beklentileri de olanlar var, milli piyango gibi…
İyi okuyucularımdan Müjgan Özkan Atabey şöyle diyor;
“Eylül ayından tek beklentim;
Avukatın birinin gelip, ‘Size dedenizin ebesinden 5 milyon dolarlık
miras kaldı!’ demesi…
Haydi Eylül, yap şovunu koçum!...”
Aslında sevgili Müjgan çok haklı, çünkü Eylül ayı, masraf ayıdır.
İki evladının okul masraflar, odun- kömür yakacakları çoğu insanımız
için, kışlıklar üzerinize gelir mi?

*- EMEK VARSA, EKMEK DE VAR…
Gökkuşağı Bisiklet Atölyesi Urla’da…
Yöneticisi de, bir zamanların spor muhabiri Atalay  Ergezen…
İsmi anımsadım, kendisini sisli puslu şöyle böyle anımsadım; İnce uzun
boylu çalışkan ve üretken bir genç…
Bu düşüncem en azından 40 yıl öncesinin, ünlü Tercüman Gazetesi’nin
spor servisi emekçilerinden birisi…
Sonra vatani görev, tercümanlık yani turistlere Türkiye’yi ve
güzelliklerini tanıtmak ve makalelerini görüntülerle süsleyip,
yayınlamak…
Ve bisiklet sevdası..
Ve gençlerin, çocukların ancak ‘bisiklet sevdası’ ile doğru dürüst gelişmesi…
Hem fikren, hem bedenen…
Vizyon sahibi olmaları…
Bunun için de bisiklet ile ilgili her hafta ileriye doğru gitmek…
Nasıl mı?
Son yazısı;
“Özgüven fakirliği, özsaygı fakirliği; maddi fakirlik gibi kolay
ölçülebilir değil.
Bazen maddi zenginliğin kendisi, insanın kendi ayaklarının üzerinde
durmayı öğrenmesine engel olabiliyor.
Artık kullanım dışı kalmış bisikletlerinizi bu programa dahil etmek
için atölyemize getirebilirsiniz.
Eğer çocuğunuz katılmak isterse;
Mümkünse atölyenin kapısından kendisi seslensin, kendisi selamlayıp,
ne istediğini kendisi ifade etsin.
Onunla oturup bir anlaşma yapalım.
Gücü oranında restorasyona, atölyenin basit işlerine nasıl katılabilir? “


--

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...