EŞREFPAŞA ATİLLA MAHALLESİ TEHLİKE ALTINDA
Köşe Yazısı

EŞREFPAŞA ATİLLA MAHALLESİ TEHLİKE ALTINDA

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
14 Dec 2024 11 dk okuma 237

- SORUNLARI ATATÜRK ve TÜRKLER Atatürk düşmanları bu kez ‘Selanik’i öne sürerek yine ortaya çıktılar. Bazıları da gündüz vakti, herkesin gözü önünde Atatürk büstlerine saldırılarını sürdürüyorlar. Herhalde birilerine güveniyorlar ki, bu cüreti gösterebiliyorlar. Bu konuyu çok ele aldık, Arapseverlere, daha doğrusu ülkemizi geriye götürmek isteyenlere şu soruları yönlendireyim. Bakalım ne diyecekler? Konumuz Türklük! Osmanlı Devleti Türk Devleti ise 1. Neden Osmanlı’da Müslüman Türkle

Şimdi sorulara devam edelim:

2. Neden Anadolu’daki Türkler İstanbul’a (o zamanki adıyla Konstantinopolis) gitmek için bulunduğu şehrin eşrafından, ağasından, beyinden, borcu olmadığına ve geri döneceğine dair iki kefilli muhtesip vizesi istenirken, bu vize Yunandan, Ermeni’den, Yahudi’den ve diğer gayrimüslimlerden istenmezdi?

3. Neden Boğaz’ın iki yakasındaki yalılarda, köşklerde, Marmara Denizi’nin çevresindeki yalılarda, köşklerde bir tane Müslüman Türk yaşamıyordu?

4. Neden Osmanlı Bankası dahil 12 bankanın sahipleri Yunan, Ermeni vb. iken Türkler bankada işçi olarak bile çalışamıyordu?

Duruma istisnai bir tepki olarak Ziya Paşa Ziraat Bankası‘nı (Memleket Sandıkları) kurmuş, sonra da Ziya Paşa Taif’e (Arabistan’da) sürgün edilip zindanda boğdurulmuştu!

5. Neden Anadolu’da doktor, eczacı, hatta köy bakkalları bile Yunan veya Ermeni idi?

6. Neden Türkler 10 yıl, hatta 15 yıl askerlik yaparken, Osmanlı vatandaşı Yunan ve Ermeniler askerlikten muaf tutulmuştu?

Bu durumun ticaret, sanat ve her türlü faaliyetten Türklerin dışlanmasına yol açtığı bilindiği halde sürdürülmüştür!?

*- ANADOLU HALKI

7. Neden Osmanlı’da Tanzimat aydınları, ‘Bu alfabe bizi cahil bıraktı, Latin alfabesine geçelim!’ diye İlbasan kongreleri düzenliyorlardı?

Zaten tapu daireleri, telgraf ve saraydaki bazı yazışmalar ve mektuplar Latin alfabesiyle yapılıyor, örneğin 1795 tarihinde Hatice Sultan’ın mimar sevgilisine yazdığı mektup Latin alfabesiyledir.

Durum böyle iken, Anadolu’daki Türkmen - Oğuzlara, Müslüman Türklere neden Arap ve Fars harfli uyduruk Osmanlıca dayatılmıştır?

Osmanlı’da en az 80 yıl boyunca Osmanlı alfabesinden kurtulma çalışmaları yapılmış iken, neden alfabe bir gecede değişti yalanını yaydılar?

Doğrusu, bu süreç 90 yıl + 1 gecedir.

*- UYGUN ALFABE İLE

Bir Amerikalı gazeteci Atatürk’e der ki:

‘Neden milletin alfabesini değiştirip cahil bıraktınız?’

Bilge Atatürk de cevaben der ki:

‘Ben 10 bin kişinin alfabesini değiştirdim ama uygun alfabe ile halkıma okuma yazma öğrettim.’

8. Neden Cumhuriyet idaresi ‘Bulgarlara Osmanlı Arşivi’ni sattı’ yalanını yayarlarken, AKP döneminde Milli Kütüphane’nin içinde çok kıymetli el yazması eserlerin de bulunduğu 147 ton tarihi eseri Hurdasan’a kilosu 50 kuruştan sattıklarını söylemiyorlar?

Kaldı ki, Bulgaristan’a Yunan, Arnavut, Karaman, Memlûk veya Makedon arşivini vermediler, kendi arşivini verdiler.

Onlar da bunu çöpe atmadılar, bilakis güzelce tasnif edip Türkçe dahil 8 dile çevirdiler ve dünyaya açtılar.

*- HALÂ DOĞRUYU ANLAMAK İSTEMİYORLAR

9. Neden Cumhuriyet idaresinin camileri yıktığı ve Kur’an’ı yasakladığı yalanını yayarken, sözde Halife Padişah Sultan Vahdettin’in Beyoğlu’ndaki Ağa Camii’ni parayla gayrimüslimlere satıp, İstanbul’un göbeğine Papa heykeli diktiğini söylemiyor, yazmıyorlar?

Yine Bilge Atatürk’ün, Sultan Vahdettin’in sattığı bu camiyi Yunanlardan satın alıp tadilat yaptırarak cami olarak ibadete açtığını niye yazamıyorlar?

Hatta savaşta tahrip edilen diğer 138 camiyi de tamir edip ibadete açtığını neden yazmıyorlar?

Yine Niğde, Aksaray gibi pek çok yerde kiliseleri de camiye çevirdiğini yazamıyorlar!?

*- YEMEN TÜRKÜSÜ

10. Sonuç:

Yemen’den Fizan’a bitmek bilmeyen savaşlarda ömür tüketen, kırılıp yok edilen Anadolu’daki Türk kimin umurundaydı?

Hiç Yemen Ağıtı dinlediniz mi?

Dinleyin lütfen

‘Yemen Türküsü – Sümeyra Cakir ve Ruhi Su’ YouTube’de var.

*- ONLARIN BİLDİKLERİ YOK

Şimdi gelelim Suriye’ye!

Kısa ve öz söyleyeyim:

Şu anda orada olanları ve diplomatların kapalı kapılar ardında yaptıkları konuşmaları, liderlerin görüşmelerini biliyor, anlıyor musunuz?

Meslektaşım Doğan Karabulut da konuyu bu soruyla ele almış, çok güzel bir makale yazmış, son bölümü ise bir soru ile bitirmiş!

Şöyle demiş, ‘Hariciye lisansı’ ile Mülkiye’yi bitiren Doğan Karabulut:

‘…O koca koca TV’lerin canlı yayınlarında ellerinde eski radyolardan sökülmüş antenleri kılıç gibi sallaya sallaya haritaları gösterip ağızlarından yelleniyor gibi konuşanlara da aldırmayın...

Onların da bir şey bildiği yok!

Söyledikleri şeyler, oraya çıkmadan önce ezberledikleri müsamere şiirleri gibi şeyler sadece.

Ama size tek soruluk bir ‘test’ olarak şunu soracağım sadece; siz Saddam, Kaddafi ve Esad’ın neden yık(tır)ıldıklarını düşünüyorsunuz?

Diktatör oldukları için mi?

O zaman biraz işiniz var; çok kitap okumalısınız çoooook….’

*- AKLINIZDA TUTABİLİR MİSİNİZ?

İnanın Doğan Karabulut benim kafamı karıştırdı.

Kime inanacağıma şaşırdım…

Düşünün!

‘Diplomatik Düşünme Taktikleri!’ dersini alan bile bu olayı nasıl çözer?

Belirteyim:

Suriye’de şu anda bildiklerimiz

El Kaide, Müslüman Kardeşler, Hizbullah, Hamas, İhvan, Sünni, Şia, Heyet-ü Tahrir eş Şam, Ebu Muhammed el Culani, IŞİD,  Nasrallah, Suriye Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu, Özgür Suriye Ordusu, Çöl Kartalları Tugayı, Spetsnaz GRU (VoiskaSpeçialnogoNaznaçeniya), BAATH Tugayları, Suver eş Şam Taburu, İslam Şehitleri Tugayı, Ceyş el Tahrir, Ceyş el İzzet, CeyşUsud el Şarkiye, EknafBeyt el Makdis, El Haşd eş Şaabi, Kudüs Tugayı, Allah’ın Galib Aslanı Irak ve Şam Tugayı, PKK, PYD, YPG, YPJ, Seyyid’in Şehitleri Tugayı, Ceyş El Vefa, Dar es Sahil, Hamza Tümeni, Zafer Tugayları, Er Rahman Kolordusu, Gureba eş Şam, Katibe et tevhidvelCihad, El Ekrad Cephesi ve bunlar gibi karmaşık örgütlenme yapılarıyla (burada hepsinin adlarını yazmak mümkün değil!) daha birçok örgütler, ülkeler ve kavramlar üzerine yapılan yorumlar dipsiz bir “gayya kuyusu”nda birbirleriyle “çatışıyor”

Bizim askerlerimiz orada, İran ve İran yanlıları var, Ruslar çekildi diye biliyoruz ama taraftarları mutlaka vardır, Amerika orada, İsrail zaten birçok yeri aldı.

Hatta Çinliler bile var…

Doğan Karabulut’un dediği gibi:

Herkes ama herkes bir diğerine karşı!

Böyle bir coğrafyada “birliktelik” nasıl sağlanabilir ki!

*- BALLI BÖREK!

Durum tam da emperyalizmin istediği gibi; “ballı börek”!

Nasıl Ukrayna- Rusya savaşı bitmedi bitmeyecek de, belki de Suriye’deki karışıklık ve bölünmeler de ayrıca içlerinde bölünmeleri getirecek, aynen Balkanlardaki Türk derneklerinin aralarında bölünmeleri, amip gibi çoğalmaları gibi…

Balkanlar deyince orası için yazdıklarım bitmedi, devam edecek.

İçimizdeki hainler gibi orada da hainlikler bitmiyor…

*- UFAK DEĞİL, ÇOK BÜYÜK

Biliyorsunuz, ‘Kimin derdi ve sorunu varsa biz oradayız...’

Yazılmayanları yazmak da bizim işimiz, bu da okuyucu mektupları ile oluyor.

Bakın Meryem Fidancı ne diyor?

‘Merhabalar...!

İzmir'in Övüncü başlığı altında Buca Metrosunun yapımı ile ilgili yazınız için Tebrik ve Teşekkürlerimi sunarak, ufak fakat çok önemli bir uyarı yaparak, çok önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

KONAK İLÇE sınırları içinde bulunan, Éşrefpaşa'dan başlayan, Üçyol Meydanına bakan, İstinat duvarı üzerine kadar, geniş bir alanı kaplayan alana ATİLLA MAHALLESİ denir...

*- KOCA MAHELE TEHLİKE ALTINDA

Buca'ya bağlanması devam eden metro çalışmaları nedeniyle tüm mahalle tehlike altında...

Burada detaylayamayacağım kadar önemli çatlamaları bizzat yerlerinde gördüğüm için Sizi bilgilendirmek istedim...

Atilla Mahallesinin birçok sokağında bazı evlerin, dairelerin ve giriş katlarında bulunan dükkânların tabanlarında, duvarlarında hattâ kolonlarında meydana gelen bu riskli oluşumlar nedeniyle halk korku içinde...

Belediyeden gerekli ilgiyi, hassasiyeti görememenin üzüntüsü içinde, bizzat bana söylediler...

‘Sesimizi kime, nasıl duyuracağız bilemiyoruz, belediye ilgilenmiyor!’ diyorlar...

"İNSAN ÖNEMLİ", ŞEHİR VE METROLAR HEPİMİZİN YAŞADIĞI YERLER...

Nasıl ve neler yapılabilir?

Engin tecrübelerinizle, bu konuda ATİLLA MAHALLESİ Sakinlerine vereceğiniz desteğe ihtiyaçları var...

Gerçekten Tehlike büyük,  çok riskli ve gereği gibi önemsenmiyor...

TÜNEL çalışması yapılırken Önemli Çatlamalar oluşmuş, bundan sonra daha çok oluşacak...

*- KİM İLGİLENECEK?

Allah Korusun, iş işten geçmeden, gerekli tedbirler alınmalı, eski oluşanlar düzeltilerek, desteklenmeli...

Yenilerinin oluşmaması için de, önlemler alınmalıdır...

Altta ve Üstte yapılan Çalışmalar, ‘İnsanlar’  için ise; Alınacak tedbirlerle, yapılacak metro da, İNSAN HAYATI İÇİN...

Saygıyla, Bilgilerinize sunarım...”

Meryem Fidancı’ya İzmirli olarak teşekkür ediyorum.

İzmir’in merkez İlçesi Konak’a de, birçok CHP’li belediyeye de adaylar zembille Genel Merkez daha doğrusu Özgür Özel tarafından indirilip, getirildiler.

İzmirli hiçbirini tanımıyor.

Konak İlçesinin CHP’li belediye başkanı da, yardımcılarını ve müdürlerini tanımadan, medyanın da etkisi ile daha doğrusu ‘yanlarına çekmek’ için görevlendirdiler.

İçlerinden bazılarının yıllarca İzmir’de oturmaları da sorunları biliyorlar anlamına gelmiyor.

En babayiğidini, ‘Biliyorum’ diyeni kentin bir mahallesine bıraksanız, belediye binasını bile zor bulur.

Herkes ‘bir basamak daha nasıl atlarım’ hesabını yapıyor.

‘Geliyorum’ diye bağıran felaket gelmeden hiç biri kılını kıpırdatmaz. Hesaplarına gelmez.

Daha açık nasıl anlatayım…

Her sorun ‘Birlik ve beraberlik’ ile çözülür.

Bu mahalle için de geçerle devletler için de…

Güçlüler ve bundan yararlananlar, hiçbir zaman bunu yani birlikteliği istemezler, hak ve adalet yolunda olduklarını söylerler ama bunlara tek sözcük ile yanıt vereyim:

‘Yalan!’

Eksik olmayan Sevgili Meryem Fidan hanım…

Sizin gibiler çoğalır ve bir araya gelirse bu ‘yalancıları’ harekete geçirir ve koltuklarından kaldırır…

Ya da sallayarak düşürür…

Yerlerine doğrular gelir…

*- İÇİMİZDEKİ HAİNLER

Bir başka okuyucum Ahmet Şen ise Arap hayranları için yazdıklarım üzerine şöyle diyor:

‘Bunların Türklüğünden şüphe duyarım!

Bizim de bir kolumuz; macır, petriş!

Eskiden Selanik’e bağlıymış.

Buraların Türk olduğunu, bu okumuş (!) insanlar bilmiyor, hayret.

İçlerine hainlik yapışmış…’

Ahmet Şen Bey, bu hainlerden hep söz ediyorum.

Yakın zamanda Balkanlardaki hainliklerden de söz edeceğim…

*-       

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...