Köşe Yazısı
*- ASLA BIRAKMAYIN
‘Asla bırakmayın!’ dersem ne anlarsınız?
Mutlaka herkesin bu tümlece bir yanıtı vardır.
Ben de şöyle diyorum:
‘Biriyle el ele verince her sıkıntıyı aşamazsınız ama o elin sizi asla bırakmayacağını da bilirsiniz.
Sevgi budur işte!
Yangının ortasında serinleten bir yudum sudur.
Size emek ve değer veren insanı asla bırakmayın!...’
Şimdi ‘Hadi canım sen de!’ diyeceğiniz bir konuya daha değineyim, ‘dünyanın en zor işine!’
Söyleyeyim:
Evlenmek dünyanın en zor işi!
Siyasi görüş, dine bakış, gelenek örf adet, yaşayış, alışkanlıklar, aile yapısı, statü, zevk, tarz, mizaç, her şeyin benzemesi gerekiyor.
Öbür türlü bu iş çok zor…’
TUİK’in rakamlarına bakın, her geçen gün evlenenden çok boşanan var, neden?
Eminim ‘ekonomi’ ve ‘işsizlik’ diyeceksiniz.
‘Kaynana’ diyenler de olacak.
Ama hiç kimse benim de sözünü ettiğim noktalara değinmek istemeyecek.
Çünkü görmek istemezler bu önemli konuları…
Boşanmanın ya da anlaşmazlıkların en önemli noktası bunlar.
‘Davul bile dengi dengine çalar’ diyen bir atasözümüz var.
Bu atasözü, ‘Aynı hayatı paylaşacak kişilerin her açıdan uyum içinde olması gerekir’ anlamına gelmektedir.
Bu atasözü günümüzde daha çok maddi eşitlik konusunda kullanılmaktadır.
Bilhassa evliliklerde iki kişinin maddi açıdan birbirine uygun olması beklenir,
Yani ne günlerden ne günlere geldik, bunu büyüklerinize sorun…
*- KONU HEP VEKİL MAAŞINA GELİYOR
Gezgin Gazeteci A.Buğra Tokmakoğl, güncel olaylarla ilgili görüşlerini kısa ve öz anlatır.
Söylediği şu:
‘Vekil maaşlarının yüzde 30’unu doğrudan Savunma Sanayiine aktaralım. Bir de birden çok maaş alanlarının ikinci, üçüncü, beşinci maaşlarını da aktarırsak vatandaşa yüklenmeye gerek kalmaz.’
Buğra’ya katılıyorum…
Her ne kadar, teklif geri alınsa da!...
Şimdi bir de Mustafa Destici’ye bakalım:
‘Başta devlet bankalarımız olmak üzere tüm milli bankalara çağrımızdır:
Ülkemize ve milletimize yönelik tehditlere karşı, kahraman Türk Ordumuzu daha güçlü hale getirmek gayesiyle Savunma Sanayi için oluşturulacak olan ek fona, ayda sadece (yaklaşık bir paket sigara ya da lüks kafelerde bir bardak çay parası olan) 62.5 lira, yılda 750 lira vermemek için, kredi kartlarının limitlerini 100.000 liradan 99.000 liraya düşüren, yüksek gelirlere sahip, ‘savunma sanayimizin gelişmesine direnç oluşturmaya çalışan’, başta bir konserden milyonlar alan hayırsız sanatçılar ile dolarla maaş alan medya mensuplarının ve bunu yapan siyasetçilerin kredi kartlarını lütfen iptal ediniz.’
Mustafa Destici ‘Port Medya’daki canlı televizyon yayınında konuğum olmuştu. Yönetmen- kameraman Burhan- Serdar Çınar kardeşlerin yanında, program sonrasında, ‘Sen bizden de hızlısın!’ demişti.
Konu devletimiz – bayrağımız olunca gözümün hiçbir şeyi görmeyeceğini her zaman söylerim.
Bankalara gelince, Türkiye’de en fazla kâr eden şirketlerdir.
Yılsonu geliyor, blanco açıklamalarına dikkat edin göreceksiniz.
Son yıllardaki kâr hanelerine bakın, bu grafiğin sürekli yükseldiğini’ görürsünüz.
*- HALKI SÖMÜREN KURUMLAR
Birçok medya kuruluşu gibi biz de yazmıştık:
Daron Acemoğlu 'Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazandı.
2024 Nobel Ekonomi Ödülü, ‘kurumların nasıl oluştuğu ve refahı nasıl etkilediğine’ dair çalışmaları nedeniyle Daron Acemoğlu, Simon Johnson ve James A. Robinson'a verildi.
Yarışma sorusu olacağı için tekrarladım.
Ama asıl konu Acemoğlu’nun Nobel Ekonomi Ödülünü alması değil.
Konu şu:
Nobel Komitesi'nin açıklamasında, ‘Hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu, halkı sömüren kurumlara sahip toplumlarda büyüme ve daha iyiye doğru değişim gerçekleşmez. Ödül sahipleri, bunu anlamamıza yardımcı oldu’ ifadelerinin kullanılması…
Sevgili Aylin Onart’tan öğrendiğime göre:
ABD’nin en etkili ekonomistleri arasında gösterilen Acemoğlu, daha önce iki kez iktisat alanında Nobel ödülüne aday gösterilmişti.
*- BÜYÜK HATA OLUR
Aynur Can benimle de paylaşmış!
‘Halk Eğitimi Kurslarının kapatılmasına itiraz ediyoruz!’ dedikten sonra, sözlerini şöyle sürdürüyor:
‘Ricam yayılsın ve yetkililerin dikkati çekilsin!
Halk Eğitimi Kursları, bence, Türkiye’nin en önemli okullarıdır,
Binlerce, hatta milyonlarca insanımız yararlanmış, bir değil iki üç derece atlamışlardır. (Sınıf diyecektim yanlış anlaşılmasın diye sözcüğü değiştirdim)
Büyük konuşmayayım ama bazı özel üniversitelerden de üstün ve önemli bir görev yapıyorlar.
Umarım Aynur Can gibi düşünenler bu önemli konuda ‘galip’ gelirler, bazılarına karşı…
Halk Eğitimi Kurslarının binlerce eğitmeni ve çalışanları ne olacak?
Bu da başla başına ayrı bir konu…
Ne deniyor?
‘Kızlar okutulmadıkça, kadın uyanmadıkça, iki yakamız bir araya gelmez!
Bir gözümüz görür, bir gözümüz görmez!
Türk toplumu yükselmez!...’
Halk Eğitimi Merkezleri, yediden yetmişe, herkesi kucaklayan bir ‘ana kucağı’ gibi, binlerce insanımızı, özellikle kadınlarımızı iş ve meslek sahibi de yapmasıyla aklımızın bir köşesindedir..
*- KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ
Ayşei Yasemin Yüksel önemli bir konuyu yazmış:
‘Birkaç gündür bilgisayardan her facebook sayfasına girişimde -ki günde en az belki on kez bu işlem gerçekleşmekte- gerçek mi yoksa sahte, çalıntı hesaplar mı ayrımını yapamadığım çok sayıda arkadaşlık isteği ile karşılaşıyorum.
Arkadaşlık isteği almak ya da göndermekte olağandışı bir şey yok, facebook'un doğası böyle.
Ancak ivme öyle yükseldi ki merdivenin ilk basamaklarında iken birden göğe kuruldu merdiven desem abartıya kaçmamış olurum.
Ancak dediğim gibi sayı o kadar akıl almaz derecede arttı ki -ki kimisi zaten kendini saklamaya bile gerek görmeyecek kadar sahte ve ne amaç güttüğünü anlayıp, bilemediğim hesaplar alenen- bir yanlışlık yapmamak, olmayacak, çalıntı, art niyetli hesaplar olabileceğini göz ardı etmemek için cevaplamaya çekinir haldeyim ve beklemedeyim.
Bana arkadaşlık gönderilmesini paylaşımlarımın yararlı ve görülmeye değer bulunduğu yaklaşımı ile eş tutup, bundan da memnuniyet duymama karşın hesap çalınması ya da başka uğraştırıcı pek çok şey başa gelebildiğinden böyle ansızın ve beklenmedik derece fazla arkadaşlık isteği -diyelim ki bir günde yüz (100) istek- ile karşılaşınca zorunlu olarak tedbirli davranmak gerekiyor.
O yüzden şu an yanıtlayamıyorum istekleri çünkü evet, biliyorum kimisi sahte hesap olsa da kimisi gerçek hesap; ama ayrım yapılamıyor böyle bir trafikte.
Anlayışınız için çok teşekkür ederim.’
Bu sorun herkesin başında var…
Özellikle ‘yabancı kaynaklı’ o kadar geliyor ki, hepsinin sahte hesap oldukları da belli..
Bazen inceliyorum, bizim Türkler adeta atlıyorlar bu sahte hesaplara…
Ne diyeyim, kendi düşen ağlamaz!
*- YATIRIMCILARI ALTIN KURTARDI
Yüzyıllardır değer deposu olarak kabul edilen altın, ekonomik belirsizliklerin süregeldiği son dönemde koruyucu bir yatırım aracı olarak yeniden öne çıkıyor.
Küresel çapta süregelen enflasyonla mücadele çabası ve ekonomik belirsizlikler, bireysel yatırımcıları güvenli liman arayışına itiyor.
Döviz kurlarının dalgalandığı son dönemlerde sadece bir mücevher değil, aynı zamanda yüzyıllardır değer deposu olarak kabul edilen altın, portföyleri koruyan önemli bir araç olarak yeniden öne çıkıyor.
Merkez Bankası’nın verilerine göre, 2022’nin ekim ayında 989 TL civarında seyreden altın fiyatlarının, bu yılın aynı döneminde 2 bin 944 TL bandına kadar yükseldiği kaydediliyor.
Uzmanlar şöyle diyor:
‘Görüyoruz ki ekonomik şartlar ne olursa olsun, altın hiçbir yatırımcısını üzmüyor.
Dalgalanmalar olsa da mutlaka toparlıyor.’
Döviz ve altına yatırım yapanlar, uzun vadede kazanç elde edebiliyor. Fiyatlar anlık olarak değişiklik gösterdiği için hızlı aksiyon alınması gereken zamanlarda hızlı çözümler ortaya çıkıyor.
Şimdi herkes, her yıl kasım ayında büyük indirimlere ev sahipliği yapan Efsane Cuma ve 11.11 kampanyasını bekliyor, yatırım için…
*- BURS VAADİYLE DOLANDIRIYORLAR
Eldeki verilere göre; burs vaadiyle dolandırıcılık şikâyetleri 2024 yılında yüzde 753 oranında artış gösterdi. 2023’te 516 olan şikâyet sayısı, 2024’te 4 bin 403’e yükseldi.
Özellikle Eylül 2024 itibarıyla şikayetlerdeki artış oranı yüzde 573 gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Dolandırıcıların Öğrencileri Kandırmak İçin Kullandığı Başlıca Yöntemler Şöyle:
Sahte burs siteleri: Güvenilir görünen web siteleri üzerinden burs başvurusu yapılacağını iddia eden dolandırıcılar, öğrencilerin kişisel bilgilerini ele geçiriyor.
IBAN dolandırıcılığı: Dolandırıcılar, öğrencilere küçük miktarda para göndererek güven sağladıktan sonra, karşılığında daha fazla para talep ediyor.
Dijital cüzdan tuzağı: Dolandırıcılar, bursun dijital cüzdan hesabına yatırılacağını iddia ederek öğrencilerden hesap açmalarını talep ediyor. Kişisel bilgilerin kötüye kullanılması: Kimlik ve banka bilgileri kötüye kullanılarak mağdurlar adına hesap açma, kredi çekme gibi işlemler gerçekleştiriliyor. Bu durum, mağdurlar üzerinde büyük bir baskı yaratıyor.
*- BREZİLYA’DAN TÜRKİYE’YE
Brezilya’da Türkiye’ye gönderilmek istenen 792 kilogram kokain ele geçirildi
Brezilya’nın Sao Paulo şehrinde Türkiye’ye gönderilmek istenen bir kahve konteyneri içinde yaklaşık 10,5 milyon dolar değerinde 792 kilogram kokain ele geçirildi. Olayla ilişkili olduğu düşünülen iki kişi gözaltına alındı.
*- UMUTLU DEĞİLLER
New York’taki gayriresmi Tatar-Hristodulidis görüşmesi KKTC’de nasıl yorumlandı?
BM evsahipliğinde Kıbrıs'ta Rum ve Türk liderler arasında yeniden çözüm arayışına rağmen KKTC’de hem iktidar hem muhalefet umutlu değil. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, federasyon müzakeresi yapılamayacağını söylüyor; ana muhalefet partisi CTP siyasi eşitlik şartıyla çözüm müzakeresi yapılmasını istiyor.
Yorumlar yükleniyor...