DOĞRUSU APELASYON'da
Köşe Yazısı

DOĞRUSU APELASYON'da

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
26 Dec 2024 13 dk okuma 167

*- GÖNÜLLÜLÜK SONUCU Adı belki ‘tuhaf’ gelebilir ama ben ‘Doğa ve Çevre, Felsefe, Kültür, Tarih, Yaşam…’ konularını yıllardır ele alan, sanal dergi, ‘Apelasyon’u takip etmenizi öneriyorum. Şöyle söyleyeyim: Apelasyon Dergisi, 2013 yılında yayın hayatına başlayan bağımsız bir internet dergisidir. Ana başlıkları ‘Tarım, Gastronomi ve Turizm’ olan bu ‘e dergisinin’ yüze yakın seçkin uzmanlardan oluşan kalemi yani yazarı bulunuyor. Gönüllülük esasına dayanan ve kar amacı gütmeyen, gurup olu

*- İLK İNSANLARLA BİRLİKTE

Bugün Batı dillerinin tamamında değişik söyleyişleri olan  ‘oil’ kelimesi, eski Yunanca’da zeytin ağacı anlamına gelen ‘eleia’ kelimesinden türemiştir.

Zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlarla birlikte başladığı kabul edilmekte ve ‘zeytin bütün ağaçların ilkidir- (Olea prima omnium arborum est..)’ denilmektedir.

Zeytinin insanlık tarihindeki önemine tüm kutsal kitaplarda, yaratılış ve kuruluş efsanelerinde yer verilmektedir.

Klasik mitolojide her tanrıya belirli bir ağaç atfedilir ve bu atıflar incelendiğinde her zaman anlam yüklü oldukları ve ona karşılık gelen ağacın tanrının kimliği ile yakın ilişkili olduğu görülür.

Bu konuda ‘DENDROLOJİ’ (ağaçlar bilgisi) incelemek gereklidir.

*- 930 YAŞINDAKİ ADEM

Havva ile birlikte yasak meyveyi yiyerek Cennet’ten kovulan Adem, 930 yaşındayken öleceğini hisseder ve Tanrı’dan kendisini ve tüm insanlığı bağışlamasını dilemeye karar verir.

Bu konuda oğlu Şit’i görevlendirir ve onu cennet bahçesine gönderir.

Meraklısı için söyleyelim:

‘ŞİT: Kuran’da ismi geçmeyen peygamberlerden biridir.

Adem’den sonra dünyaya gönderilen ikinci, dünyada doğan ilk peygamberdir.

Yahudi, Hristiyan ve İslam inancına göre Adem peygamberin üçüncü oğludur.

Kabil’in Habil’i öldürmesinden 5 yıl sonra doğmuştur.

Diğer kardeşlerinin aksine Şit ikiz olarak değil, tek başına doğmuştur.

Şit’in bir ismi de Şis’tir.

Şis, İbranice Allah’ın hibesi anlamına gelmektedir.’

*- ÜÇ TOHUM, ÜÇ AĞAÇ

Bahçenin bekçiliğini yapan melek, Şit’in duası üzerine, ‘İyi Kötü Ağacından’ aldığı üç tohumu ona verir ve babasını gömmeden önce tohumları onun ağzına koyması gerektiğini söyler.

Adem kısa bir süre sonra ölür ve Tabor Dağı yakınındaki Hebron Vadisi’ne gömülür.

Adem’in gömüldüğü yerde yeşeren üç ağaç zeytin, sedir ve servi’dir. Tanrı ve insan arasında barış sağlanmıştır.

Zeytin ağacının yetiştirilmesi ve bakımı oldukça zordur.

Ama zeytin ağacı, insanoğlunun bu emeğinin karşılığını cömertliğiyle öder…

Yine belirtelim:

‘Tabor Dağı: İsrail’in kuzeyinde, eskiden Galile olarak anılan ülkede yer alan bir dağdır.’

*-  REFAH ve BOLLUK SEMBOLÜ: ZEYTİN!

Eski Ahit’e göre zeytin, refahın ve bolluğun sembolüdür.

Ve yalnız Eski Ahit değil, tüm kutsal kitaplarda zeytin ağacı; kutsallığın, bolluğun, adaletin, sağlığın, gururun, zaferin, refahın, bilgeliğin, aklın, arınmanın ve yeniden doğuşun, kısaca insanlık için en önemli erdem ve değerlerin sembolüdür.

Eski Ahit’te yer alan efsanelerden biri, Hazret-i Nuh ve tufandan bahseder.

Yarattığı âdemoğlunun yeryüzüne kötülük tohumları saçtığını gören Tanrı, onu bir tufanla cezalandırmaya karar verir.

Ve Hazret-i Nuh’a bir gemi yapmasını, bu gemiye her temiz hayvandan erkek ve dişi yedişer, her temiz olmayan hayvandan erkek ve dişi ikişer ve kuşlardan da erkek ve dişi yedişer tane almasını söyler.

Ardından büyük tufan başlar, Hazret-i Nuh ve gemisindeki canlılar hariç, yeryüzü üzerinde yaşayan her şey silinir.

Tufan durulduğu zaman Hazret-i Nuh, suların çekilip çekilmediğini anlamak için geminin penceresinden bir güvercini güneşin battığı yere doğru salar.

Sular çekilmediği için güvercin gemiye döner.

*- YEDİ GÜN SONRA

Hz. Nuh, yedi gün sonra güvercini tekrar salar.

Güvercin bu sefer, ağzında yeni koparılmış zeytin yaprağıyla gelir.

O zaman Nuh, suların yeryüzünden çekildiğini anlar.

Ağzında zeytin yaprağı tutan güvercin, o günden bu güne, ümidin, bolluğun, esenliğin ve barışın simgesi olur.

Tufanın yok edici gücüne karşı direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğün.

Yine söyleyeyim:

‘Eski Ahitm nedir?

Hıristiyanlıkta Eski Antlaşma veya Eski Ahit olarak adlandırılan dini kitaptır.

‘Hakimler Kitabı’ ise, İbranice (Sefer- Shoftim ספר שופטי?) ilk olarak İbranice yazılmış bir İncil kitabıdır.

Tanah’da ve Hıristiyanların Eski Ahit’in içinde yer alır.”

*- AĞAÇLARIN KRALI (!)

Hâkimler Kitabı’nda geçen bir öykü, ağaçların kendilerine kral seçmek için ilk olarak zeytin ağacına başvurduklarından bahseder:

‘Vaktiyle ağaçlar, kendilerine kral meshetmek için gittiler; ve zeytin ağacına dediler:

‘Bize kral ol!’

Ve zeytin ağacı onlara dedi:

Allah’ın ve insanın bende sena ettikleri (övdükleri) yağımı bırakayım ve ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?’

Zeytin ağacından ‘hayır’ yanıtını alan ağaçlar, daha sonra incir ve asmaya giderler.

Ancak incir ve asma da, aynı gerekçeyle kral olmayı reddederler. Hâkimler Kitabı’ndaki öyküden, ağaçların kendilerine kral olarak, ‘kara çalıyı’ seçtiklerini ve kara çalının da krallığı kabul ettiğini öğreniriz.

Düşünün ‘Zeytin’ krallığı kabul  etmiyor, diğer üretken ağaçlar gibi, sonunda krallık kime kalıyor?

‘Kara Çalı’ya!

Dini kitap bunu yazıyor...

*-  TANRIÇA İSİS’İN MEYVESİ

Devam edelim:

‘Mısır inançları Mısırlıların zeytinyağı üretmeyi Yunanlılardan ve Filistinlilerden çok daha önce bildiğini öne sürer.

Efsaneye göre;

Bundan 6.000 yıl önce ‘evlilik tanrıçası İsis’ Mısırlılara zeytin ağacı yetiştirmeyi ve ürünlerinden faydalanmayı öğretir.

Eski Mısırlılar zeytini ve bu kutsal meyvenin nasıl işleneceğini kendilerine ‘tanrıça İsis’in öğrettiğine inanırlardı.

İsis’in Nil’in suladığı bereketli Mısır topraklarının tanrıçası olması, bu inancın temelini oluşturuyordu.

Eski Mısır’da zeytin, tanrısal erdemlere eşlik ederdi.

Firavun Tutankamon’un başındaki zeytin yapraklarıyla örülü taç, adaletin tacıydı.

Çocuk denebilecek bir yaşta hayata veda eden Mısır’ın en çok bilinen firavunu Tutankamon’u zeytin dallarından yapılmış ‘adalet tacı’ ile resmeden sayısız esere rastlamak mümkündür.

*- AYDINLANMA SİMGESİ

Güneş Tanrısı Râ’ya, aydınlanmanın simgesi zeytin dallarını sunan III. Ramses (Milattan Önce 1198-1166), bundan duyduğu övüncü şu sözlerle dile getirmişti:

‘Senin şehrin Heliopolis’i zeytin ağaçlarıyla süsledim.

O zeytin ağaçları ki, meyvelerinden halis zeytinyağı elde edilir.

Bu zeytinyağı, senin tapınağını aydınlatan kandilleri besleyen yağdır.’

Mısır’da zeytin üretiminin yapıldığını ortaya koyan tarihi belgelerden biri de, Mısır’daki en eski firavun piramidi olan Sakkara’nın duvarlarında yer alıyor.

Milattan Önce 2500 yılında inşa edilen bu piramidin duvarları, zeytin sıkma işlemini gösteren figürlerle süslü.

Bu örneklere ek olarak belirtilmesi gereken bir diğer önemli bilgi de, Hayfa’da yapılan kazılarda ortaya çıkarılan zeytinyağı değirmeni. Yaklaşık Milattan Önce 4 binli yıllara ait olduğu sanılan bu değirmen, Mısır medeniyetinin yeşerdiği coğrafyada zeytini üretildiğini gösteren en eski tanık.

Nitekim Eski Ahit bize, Mezopotamya’da yaşayan Sami ırkların zeytini günlük yaşamlarında yoğun olarak kullandıklarını tartışılmaz biçimde gösteriyor.

*- ZEYTİN DALI SAYESİNDE

Şimdi de Eski Yunan’a gidelim.

Zeytinyağı ile ilgili en bilinen mitolojik hikaye Parthenon alınlığında bulunan kabartmalarda resmedilir.

Öyküye göre, Atina şehrinin tanrısı bir zeytin dalı sayesinde belirlenir.

M.Ö.17.yy’da kurulan site devleti Atina’yı hangi tanrının koruyacağı tartışması gündeme gelince Zeus Tanrılar Meclisi’ni toplar.

Alınan karara göre yeni kente en değerli armağanı veren tanrı veya tanrıça yarışmayı kazanıp Atina’nın koruyucusu olacaktır.

*- YARIŞMACILARIN ÖNERİLERİ

Yarışı kazanmaya kararlı olan deniz tanrısı Poseidon denizden savaşlarda çok işe yarayacak bir at yaratır ve meclisin dikkatine sunar. At, neredeyse rüzgar kadar hızlı koşabilmesi ve güçlü görünümüyle gerçekten göz kamaştırıcıdır.

Akıl, bilim ve sanat tanrıçası Pallas Athena’nın hediyesi ise bir zeytin dalıdır.

Bu ağaç büyüyüp yüz yıllarca yaşayacaktır.

Ağacın meyvesinden, lezzetli yemekler hazırlanmasına yardımcı olacak sağlıklı bir sıvı elde edilecektir.

Bu sıvı yaraları iyileştirecek, geceleri aydınlık saçacak, sıcak havalarda gölgesiyle insanları kucaklayacak, odunuyla onları ısıtacaktır.

Yarışın galibi Athena olur.

Ağaç Akropolis’e dikilir.

Barışın sembolü zeytin ağacı yerleşik kültürün ve bereketin de temsilcisi olmuştur artık.

*- KAFASINI KESER

Bir süre sonra ise Poseidon’un Atina’ya hakim olamamasını hınçla karşılayan oğlu Halirrothios, hediye edilen zeytin ağacını kesmek için elindeki baltayı sallar fakat büyülü bir şekilde balta ters döner ve Halirrothios’un kafasını keser…

*- BİLGELİK VE ZAFERDİR

Athena, Zeus’un hem kızı hem de en yakınındaki ilâhedir ve bu nedenle imtiyazlıdır.

Atina kenti ise Olympos hiyerarşisinin en temel merkezidir, pay-i tahttır. Zeytin, bekâreti ve arılığı temsil eder.

Eski Yunan’da, zeytini yalnızca bâkireler toplayabilirdi. Bâkire olmayanlar bu meyveye el süremezlerdi. Zeytin bu denli kutsanmıştır.

Athena da bâkiredir ve arılığı temsil eder.

Sistemin ona biçtiği rol, bekâreti temsil etmesidir.

O nedenle, Athena ilk zeytin ağacını yeşertir.

Yine Kadim Yunan’da ĺncir (σ?κα : Sikas) ve Buğday (σιτάρι : Sitari) da kutsal bâkireliği temsil ederler.

Kur’an-ı Kerim’de de Allah, Zeytin’e ve İncir’e yemin etmektedir (Vettini Vezzeytuni).

*- BİZDEN ÖNCE ve BİZDEN SONRA

Poseidon kültü çok eskidir.

Miken imparatorluğuna ait vazolarda ve Miken dilinde Poseidon’un ismine rastlanır.

Aynı zamanda karmaşık bir ilâhtır da Poseidon; bir yandan çetelerin ve canavarların sorumlusuyken diğer yandan Theseus gibi bir kahramanın da babasıdır.

Hem denizlerin ve okyanusların ilâhı hem de yeraltı derinliklerinin ilâhıdır.

Bu efsane, Antik Yunan’da zeytin ve zeytin ağacının kutsallığını gösteren kanıtlardan yalnızca biridir.

Antik Yunanlılar’a göre, kutsal bir aileden gelmiş olmanın en önemli işareti bir zeytin ağacının altında doğmuş olmaktır.

Bunun dışında M.Ö. 8’inci yüzyılda yaşadığı sanılan Homeros’un kaleme aldığı destanlar, zeytin ağacı ve zeytinyağına ilişkin zengin tasvirler ve benzetmelerle süslüdür.

Bu kutsal ağaç tüm mitolojilerde ölümsüzlüğün simgesidir. Bugün Anadolu’nun Ege kıyılarını ziyaret eden yolcu, Homeros’unda gölgesinde oturduğu zeytin ağaçlarının altında dinlenebilir ve bu yaşlı bilge ağacın kulağına şöyle fısıldadığını duyabilir:

‘Herkese aidim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden öncede buradaydım, siz gittikten sonrada burada olacağım.’

Gerçekten de öyle oldu.

Zeytin ağacı tarih boyunca gölgesiyle, odunuyla, meyvesiyle ve eşsiz yağıyla; toplumlara, insanlara hayat ve güç veren bir meta oldu…

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 375

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 221

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 174

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 375

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 353

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...