DAMDAN DÜŞMEYEN ACIYI BİLMEZ
*- VİCDANSIZ ve İNSAFSIZLAR Hep duyuyoruz; ‘Allah hiç kimseyi vicdansız ve insafsız ev sahipleri ile karşı karşıya bırakmasın!’ lafını.. Ne derler? ‘Damdan düşmeyen bilmez!’ diye… Vicdansız ve insafsızları da, başına gelmeyen bilmez, özellikle İstanbul’da… Nasıl esnaf, emekliye birkaç kuruş fark verileceğini ya da şimdi Yılbaşı geliyor asgari ücret artacak ya, daha çalışanın eline fark geçmeden zam yapıyorsa, ev sahipleri de aynen öyle!
Tanığım;
Bizim sokakta kümes gibi evinin kirasını üç bin liradan 20 bin liraya çıkaran vicdansıza…
Ne mutfağı ne de tuvaleti olan rutubetli odada, Anadolu’dan ekmek parası için gelen üç garson kalıyor.
Karyola da yok…
Yer yatağı sermişler…
Aynı dar, araç bile giremeyen tepedeki sokakta, gecekondudan bozma iki küçük odadan oluşun rutubetli evin kirasını, ‘Çevrede böyle!’ diyerek 6 bin liradan 20 bin liraya çıkarana ne demeli?
Bu ev sahibi bitişiğindekine göre ‘insaflı’ sayılır!
Neden mi?
Biraz tadilat yapan, komşusu, yalan yanlış tanık ve yasaların boşluğundan yararlanarak kapı dışarı ettiği kiracının yerine yenisi için tabela fiyatını söyleyeyim:
Sakın küçük dilinizi yutmayın!
Elli bin lira!...
Tutan var
Henüz öğrenmedim…
Bunlar bildiklerim…
*- BUNLAR ANLAMAZLAR
Vicdanlı hâkimler genelde kiracının çektiği sıkıntıları biliyor ve kararını ‘vicdanlı’ bir şekilde veriyor.
Ama siyaset sahnesinde olan politikacılara bir bakın;
Hapsi mal mülk sahibi…
Hatta en az 20 daire sahibiler.
Bu rakam 200’ün üstüne çıkanlar da var.
Anımsayalım:
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan bir ilçe belediye başkanının sahip olduğu apartman ve dairelerin sayısını anımsayan var mı?
İnternete girsin, geogle amcaya sorsun, öğrensin!
Birkaç gün önce haberlerde vicdansız ve insafsız bir ev sahibinin yaptıkları vardı.
9 bin 500 liraya oturan kiracısına, rakamı üçe çarpıp ’30 bin verirsin, yoksa çıkarsın!’ demiş.
*- KANUN NE DERSE!
Aah ahh.
Keşke tek vicdansız ve insafsız o ev sahibi olsaydı.
Kiracı zor durumda olduğuna göre kontratı en az beş yıllık olmalı.
Çünkü kanunda, kira artışlarına narh konmuş; %25’ten fazla arttıramaz. Biliyorsunuz bizim ülkemizde kanun ne derse o olur.
Ama kanunları hazırlayanlara bir bakın?
Ev sahibi mahkemeye başvurup komşu dairelerin fiyatlarına göre yeni bir kira talep ediyor.
Yasaların açıklarını öğreten de, yasalara göre, aynen savcılar gibi ‘Tarafsız!’ olmaları, doğrudan yana olmaları gereken avukatlar değil mi?
Siyasette bir yerlere gelenlere bakın, çoğu müteahhit ya da avukat…
Şunu demek istiyorum;
Yasalar ev sahiplerinden ve avukatlardan yana…
*- HİÇ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Siz hiç ‘Zengin’ olmayan avukat gördünüz mü?
Hepsi, bir noktada kiracılar sayesinde apartman, lüks otomobil ve yat sahibi değil mi?
Bu nasıl oluyor?
Bunu da söyleyeyim:
Yasaların boşluklarından yararlanıp, mahkemeye düşenin sırtından mal mülk sahibi olmalarından…
İşte sıkıntının asıl kaynağı bu.
Yine konuma döneyim:
Özellikle İstanbul’da, komşu ev ve daire sahipleri de aynı derecede vicdansız ve insafsız.
Emsal kiralar, kiraların rayici, her ne derseniz deyin hep vicdansız ve insafsızmış.
Hepsi de o civarda değil tüm şehirde artmış.
Öyle olmasaydı kiracı o evden çıkar, daha vicdanlı ve insaflı sahibi olan başka bir eve taşınırdı.
Gazetelere, televizyonlara düşmezdi.
Ben de bu satırları yazmazdım.
*- HER GÜN ARTIYOR
Keşke tek vicdansızlık ve insafsızlık yalnız ev sahibi ile kalsa.
Şu tüketici fiyat indeksinin insafsızlığına ve vicdansızlığına bakınız.
Yine beş yıl boyunca hesaplayın, bulacaksınız.
Tüketici fiyatları üç kat artmış.
Yalan olmasın Ekim 2018- Ekim 2023 arasında %299 artmış, %300 değil.
Bu yılın sonunda herhalde tüketici fiyatları için ‘dört kez arttı!’ diyebileceğiz.
İnsafsızlık ve vicdansızlıkta bizim ev sahipleri gibi esnafımızın da, avukatların da, kısacası kimin eline fırsat geçtiyse üzerlerine yok.
Hanelerin giderleri, ortalama enflasyonun çok ötesinde arttı…
Bugün manavın önünden geçerken, patlıcanın fiyatına göz ucuyla baktım 100 lira…
İnanılacak gibi değil!
*- ÇAĞIRSAK MI?
Görmesem okumasam, söyleyene inanmayacağım…
Görünen köy kılavuz istemiyor, yalnız ev sahipleri değil, neredeyse tüm insanlarımız vicdansız ve insafsız olmuş…
Kanımıza işlemiş, aldatmak, kandırmak, halkın tabiriyle ‘Kazıklamak…’
Vicdansız ve insafsızların içinde kaldık.
İnsafsız ve vicdansız ev sahibinden iki kat daha vicdansızlara ne demeli?
Allah ellerine düşürmesin…
Bunlara ne yapmalı?
Acaba ‘Kazıklı Voyvodayı!’ çağırsak işe yarar mı?
*- TEK YOLU
Bu gidişe dur demenin tek yolu var;
Kiralara, dövize ve altına narh koymak.
Zaten onlara narh koyarsak TÜFE de korkudan tir tir titrer ve edebini takınır, söz dinler hâle gelir.
Ne bekliyoruz?
Ceddimizin yaptığını biz de yaparız.
Yapmaz mıyız?
Bazı meslek gruplarının ne kadar vicdansız ve insafsız olduğu hepimizin bilgisi içindedir.
Önemli olan güvendir.
Acaba kime güveneceğiz, güvendiğimiz dağlara kar yağmadı mı?
…Ve kiralar, kontrat kaç yıllık olursa olsun %25’ten fazla arttırılamaz! Bitti!
Emir, demiri keser!...
Gayet iyi anımsıyorum, birkaç yıl öncesine kadar kiralarda en büyük artış yüzde 10’u geçmiyordu.
Aslında yüzde 25 de fazla!
Ama bizi buna bile ‘razı’ olacak hale getirdiler…
Vicdansız ve insafsızlar etrafımızı sarmış durumdalar.
Ellerinde çekiç başımıza vurup duruyorlar.
Yorumlar yükleniyor...