CANIM CİĞERİM DEDİKLERİMİZ...
Köşe Yazısı

CANIM CİĞERİM DEDİKLERİMİZ...

YAŞAR EYİCE
YAŞAR EYİCE
27 May 2025 14 dk okuma 219

*- KOLAY MI? Vehbi Koç ne demişti? ‘İyi eleman seç, iyi para ver! Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur!’ İngilizlerin ünlü sözü gibi; ‘Ben zengin değilim, ucuz ürün alacak kadar!’ dedikleri gibi… Ama ‘iyi eleman’ bulmak kolay mı? Hepimiz biliyor ve yaşıyoruz; ‘İyi bir esnaf, sanatkâr, usta bulmak kolay değil!’ Hatta bunların yerini alacak ne kalfa ne de yetiştirilecek çırak var! Berberden tutun da, elektrikçiye kadar sorun bakalım… Malayı tutan, çekici sallamayı bilmeyen ‘usta’

YAŞAR EYİCE

*- KOLAY MI?

Vehbi Koç ne demişti?

‘İyi eleman seç, iyi para ver!

Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur!’

İngilizlerin ünlü sözü gibi;

‘Ben zengin değilim, ucuz ürün alacak kadar!’ dedikleri gibi…

Ama ‘iyi eleman’ bulmak kolay mı?

Hepimiz biliyor ve yaşıyoruz;

‘İyi bir esnaf, sanatkâr, usta bulmak kolay değil!’

Hatta bunların yerini alacak ne kalfa ne de yetiştirilecek çırak var!

Berberden tutun da, elektrikçiye kadar sorun bakalım…

Malayı tutan, çekici sallamayı bilmeyen ‘usta’ diye karşımıza çıkıyor.

‘Şakulü’ bile bilmiyorlar…

Daha ne diyeyim?

Ama bir vidayı ya da bir ampulü söküp takmak için bile istedikleri para neredeyse bir maaş…

Duamız nasıl?

‘Sağ elimiz, sol elimize muhtaç olmasın!’

Allah bizi bu tür sahtekârlara muhtaç etmesin…’

Rahmetli Vehbi Koç’un işveren yani patron durumundakilere bu öğüdü de artık tarihte kaldı…

İyi ve dürüst işini seven elemanlar da eskilerde kaldı.

Herkes karşısındakinden şikâyetçi…

Ne arıyor ve istiyoruz;

‘Doktorun iyisini,

Avukatın iyisini,

Öğretmenin iyisini,

Okulun iyisini…

Yani her şeyin iyisini…

Ben de ‘Bulamazsınız’ diyorum…

Gazetelerde yazılanlara, televizyonlarda karşımızı para karşılığı çıkarılanlara ve söylediklerine de sakın inanmayın…

Adliye Muhabiri Cumhur Erkek’ten bugün öğrendim:

‘İzmirli avukatlar arasındaki tartışma yargıya taşındı!

Bir avukat şöyle diyor:

‘Tazminatla sokak hayvanlarına mama alacağım!’

Sanki mahkemeyi kazandı?

*- ACABA?

Ben hep ‘Acaba?’ sorusunun yanıtını ararım.

Doğrusunu da bugüne kadar bulamadım.

Özellikle parası olanlardan…

Selahattin Haseki’den duymuştum;

Biri, İbni Haldun’a sordu, ‘Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim?’

İbni Haldun dedi ki;

‘Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın!

Zira zaten size benzeyeceklerdir.

Kendinizi terbiye edin yeter!’

Ben de hepimizi ilgilendiren atasözümüzle bu bölümü kapatayım:

‘İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır!’

*- MAVİŞEHİR GİBİ DENİZ DOLDURULDU

Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay ile ‘İzinden Geçmişten Geleceğe 3. Kemeraltı Çalıştayı sözcüsü’ Ahmet Tuncay Karaçorlu’dan öğrendim:

8 bin 500 yıllık İzmir’de, ‘Mezarlıkbaşı'ndan Konak Atatürk Meydanı'na, Fevzipaşa Bulvarı'ndan Eşrefpaşa Caddesi'ne kara sınırlarını oluşturan, bir zamanlar iç liman görevi gören, liman ağzının dolmaya başlaması nedeniyle 1650-1670 yılları arasında denizin doldurulmasıyla oluşturulan, Kemeraltı Çarşısı'nın deniz kıyısı hattını Anafartalar Caddesi oluşturmaktaydı.

Anafartalar Caddesi'nin büyük bir kavis çizmesi bu nedenledir.

Deniz, 1592 yılında inşa edilen Hisar Camii'nden, Agora'dan başlamaktaydı.

*- HAMAM BULUNDU

Her antik kentin girişine, başka kent ve ülkelerden gelen gemicilerin salgın hastalıklara neden olacak mikroplardan arınması amacıyla bir hamam inşa edilir.

2016 yılında yapılan kazıda 1800 yıllık Roma Hamamı ortaya çıkartıldı.

Binlerce yıllık bir geçmişe sahip, dünyada eşi ve benzeri bulunmayan 270 hektarlık bir alanı kapsayan bir açık hava çarşısı olan Kemeraltı Çarşısı, yüzyıllar boyunca ticaretin merkezi oldu.

*- DİNAMİK SEKTÖRLER GİDİNCE

Bugüne kadar turizm merkezi olamayan İzmir'i bir yönüyle Agora'ya bir diğer noktasıyla Kadifekale'ye dayanan Kemeraltı Çarşısı, turizm cazibesi yaratacak özelliktedir.

Bu bölge kültür turizminde kente ayak basanların ilk uğrak yeri ve zamanlarının büyük kısmını geçirecekleri yer özelliğine kavuşturulmalıdır.

Kemeraltı, çoğu üretici ve toplantıcının bölgeden Gıda Çarşısı, Ayakkabıcılar Sitesi, Sanayi Sitesi'ne ayrılması sonucu parekende ağırlıklı bir çarşı konumuna geldi.

Çarşının dinamik sektörlerinin ayrılması sonucu, yerlerine başka işletmelerin gelmesine neden oldu.

Her semte AVM'ler kurulmasına rağmen; Kemeraltı'nda aynı işkolundan pek çok esnafın bir arada bulunması, ürün çeşitliğinin bolluğu, çekim merkezi olmasını engelleyemedi.

Kentte azımsanmayacak bir istihdam yaratan Kemeraltı Çarşısı 14 bin 500 dolayında işyeri, 100 civarında farklı iş kolu barındırmaktadır.

11 bin dolayında esnafa ve 75 bin dolayında çalışana ekmek kapısıdır.

*- DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ

Kemeraltı Çarşısı'nın ticaret merkezi olarak varlığını sürdürmesi, turistik olarak cazibe merkezi haline getirilmesiyle daha da güç kazanacaktır.

Bu da bakanlık ve belediyelerin çarşıya gereken önemi vermesiyle mümkündür.

Akşam belirli bir saatten sonra sessizliğe gömülen Kemeraltı'nı, sinemaları, tiyatroları, kültür ve sanat faaliyetleriyle, meyhaneleri ve eğlence mekânlarıyla, her şeyden önce eskiden olduğu gibi konaklayan insanlarıyla, eğitim kurumları ve öğrenci yurtlarıyla 24 saat yaşam sürer hale getirilmelidir.

Dünya'da bu büyüklükte başka bir açık pazar bulunmamaktadır.

*- GÜNÜMÜZDE

Karaçorlu'nun dostu, İranlı minyatür sanatçısı Arya Kamalı, çok yoğun bir çalışmayla 2. kültür ve sanat merkezini çalıştay tarihine yetiştirti.

Ülkemiz ve İzmir için büyük bir kazanç olan Arya Kamalı, 2. Beyler'i (848 Sk.) yıkılmaktan kurtardığı ve İzmir'in kültür ve sanat hayatına kattığı 2 kültür merkeziyle, sanat sokağı haline getirdi.

İzmir Büyükşehir Belediyemizin bu sokakta yaptığı restarasyon çalışmalarını da görmezden gelemeyiz.

Arya Kamalı'ya, Ahmet Tuncay Karaçorlu İzinde Geçmişten Geleceğe 3. Kemeraltı Çalıştayı Tertip Komitesi olarak teşekkürü borç biliriz.

İzmir Şehir Plancıları Odası Kurucu Başkanı, Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi Sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu öncülüğünde, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi, İzmir Milli Kütüphane Vakfı, Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği, Tiyatro Ege, Toprak Çocukları Seramik Atölyesi ve Konak Mülteci Derneği paydaşlığında, salgın döneminde 10,11,12 Aralık 2020 tarihlerinde uygarlık mirasımız Tarihi Kemeraltı bölgemizin tarihi dokusunu ve mimari özelliklerini koruma ve gelecek kuşaklara bırakılması, bu konuda farkındalık yaratılması amacıyla çevrimiçi olarak 20.00-22.00 saatleri arasında gerçekleştirildi.

*- KASIM AYINDA İDİ

2. Kemeraltı Çalıştayı yine Ahmet Tuncay Karaçorlu sözcülüğünde, Ulusal Eğitim Derneği, İzmir Milli Kütüphane Vakfı, Mimarlar Odası İzmir Şubesi, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Tiyatro Ege, Tarihi Kemeraltı Derneği, Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi, İzimizi Kaybetmeyin YouTube Kanalı, Yeni Bakış Gazetesi, Konak Mülteci Derneği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında 7,8,9 Kasım 2024 tarihlerinde tarihi Bıçakçı Han'da başlayıp, Akdeniz Akademisi, İzmir Milli Kütüphane ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapılan etkinliklerle son buldu.

*- EMEK ve HİZMET UNUTULMAMALI

Allionai, Kyme antik kentlerinin korunması, Konak Pier'in mevcut konumunu koruması, Konak Galeria'nın yapımının, Kordon'dan otoyol geçirilmesinin, İnciraltı'nın imara açılmasının, İzmir Kültür Park'ın bütünlüğünün bozulmasının engellenmesi, Aliağa müze binasını hizmete açılması, Bergama'da siyanürlü altın çıkarılması, Karşıyaka Gar Binası'nın kültür merkezi olarak kullanılması ve Kemeraltı Çarşısı'nın korunması mücadelesinde hep A. Tuncay Karaçorlu vardı.

*- HERHALDE SÖZÜ GEÇENLER TANIMIYOR

İzmirliler İnciraltında deniz kenarında oturup çay içebiliyor, yeşillikler içinde dinlenip nefes alabiliyor, kuşlar nesillerini sürdürebiliyorsa, Kordon'da gençlerimiz, çimler üzerinde oturup sohbet ediyor, hoş vakit geçirebiliyorsa, Kemeraltı tüm girişimlere rağmen mevcut durumunu, Dr. Behçet Uz'un düzenlediği Kültür Park, bütünlüğünü koruyabiliyorsa; Ahmet Tuncay Karaçorlu'nun verdiği emeği unutmamalı.

Şehrin yöneticileri, Ahmet Tuncay Karaçorlu ismini unutturmamak için Kemeraltı'nda sokak, meydan ve parklardan birine ismini vermelidir.

*- BİR YIL ÖNCE

En son 17 Mayıs 2024 tarihinde Ulusal Eğitim Derneği ile Dayanışma Yemeğine, '’Hocam, biliyorsun ben et yemem ama; amaç dayanışma.’ diyerek katılan Ahmet Tuncay Karaçorlu, 18 Mayıs'ta Karşıyaka'daki komşuları tarafından görülmüş, en son 19 Mayıs'ta 01.30'da What's app'a giriş yaptığı tespit edilmiştir.

19 Mayıs 2024 tarihinde yaşamdan koptuğu tahmin edilen Ahmet Tuncay Karaçorlu için çalıştay, ‘Ahmet Tuncay Karaçorlu İzinden Geçmişten Geleceğe 3. Kemeraltı Çalıştayı’  başlığıyla 17,18,19,20,21 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlenecek etkinliklerle gerçekleştirildi.

*- KALICI OLMALI

2020 yılında Unesco tarafından ''İzmir Tarihi Liman Kenti'' adıyla oluşturulan miras alanının bir parçası olarak ''Dünya Mirası Geçici Listesine'' dahil edildi. Hedefimiz en kısa zamanda ''Dünya Mirası Kalıcı Listesine'' aldırmak olmalıdır.

Bu sayede güçlü bir bütçeyle, Kemeraltı Çarşımız layık olduğu konuma daha kolay ulaşacaktır.

*- ÜÇÜ BİR ARADA

Kimliği belirlenemeyen biri yazmış…

Yani bazı türküler gibi ‘anonim’ kabul edebiliriz.

Metin yazan ne demiş?

Sanıyorum ya Ünal Tümin’den veya Melih Dizdaroğlu’ndan duymuştum.

Tam çıkaramıyorum…

Ama yazan için ‘Helal olsun’ diyorum;

* Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adalet!..

* Üç hazinem var benim: Liyakat, asalet ve cesaret!..

* Üç dostum var benim: Bilgi, empati ve dirayet!..

* Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamaset!..

* Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icazet!,,

* Üç rehberim var benim: Sevgi, tevazu ve metanet!,,

* Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehalet!,,

* Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zerafet!..

* Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihanet!..

*- LOKANTACI YANILIYOR

Altmış yaşında ünlü bir ressam, bir lokantaya girer.

Cebinde hiç parası olmamasına rağmen pek de aldırış etmez.

Lokantacıya, yapacağı bir portre karşılığında yemek yemek istediğini söyler.

Lokantacı bu teklifi kabul eder.

Ressam, güzelce karnını doyurur.

Ardından, lokantacının karşısına geçer ve kısa bir süre içinde, adeta bir çırpıda onun portresini çizer.

Resmi masaya bırakır ve kalkmaya hazırlanır.

Lokantacı gelir, resme dikkatle bakar ve çok beğenir.

Ancak yine de dayanamayıp ressama şöyle der:

‘Resim gerçekten çok güzel olmuş, elinize sağlık. Fakat bunu sadece bir dakikada yaptınız, oysa bir saattir burada yiyorsunuz. Bu pek adil olmadı sanki?’

Usta ressam tebessüm eder ve şu cevabı verir:

‘Hayır, bu portreyi bir dakikada yapmadım.

Tam olarak altmış yıl ve bir dakikada yaptım.’

*- ÖĞRETMENDİ…

O'nun Köy Enstitüsü mezunu öğretmen olduğunu biliyor muyuz?

Asıl adı: Ali Haydar Şen.

26 Aralık 1941 tarihinde, o zamanlar marangozluk yapan Ali Şen'in oğlu olarak Adana'da dünyaya geldi.

Lüleburgaz'daki Kepirtepe Köy Enstitüsünden mezun oldu ve öğretmen olarak Kocaeli'ne atandı.

Çok kimse bilmese de usta oyuncu Şener Şen, tiyatroya atılmadan önce, 1964-1966 yıllarında Muş'un Malazgirt ilçesinin en uzak köyü Fenek'te öğretmenlik yapmış.

*- YEVMİYE PEŞİN

Sanat hayatına İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahneye çıkarak başladı.

Babası gibi sinema sanatçısı olmak istemeyen Şener Şen, kendisini tiyatro oyunculuğuna adadı.

Radyo tiyatrolarında da oynadı.

Ancak tiyatrodan elde ettiği kazanç yetmediği için sinemaya girmek zorunda kaldı.

Dublajdan tanıdığı yönetmenlere, “Figüran olarak beni de çağırın. Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” dediği iddia ediliyor.

Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı.

Beş yıl boyunca - bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rollerde yer aldı.

*- KEMAL SUNAL İLE…

Kariyerinde dönüm noktası 1975 yılında Ertem Eğilmez'in filmi Hababam Sınıfı'ndaki ‘'Badi Ekrem'’ tiplemesi oldu. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.

*- ASIL ADINI KULLANDI

Ertem Eğilmez'in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı.

1996'da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı.

Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.

Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar'ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray'dı.

Asıl adını ilk o dizide kullandı.

*-

YAŞAR EYİCE'ın Diğer Yazıları

TELEFONDAKİ SES; 'BEN BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL'

*- ÇOK YAKINIMIZDA Plastik sorunu sandığımız kadar uzakta değil. Günlük hayatımızda kullanıp attığımız plastikler zamanla mikro plastiklere dönüşerek suya, toprağa ve besin zincirine karışıyor. Üstelik mikro plastikler yalnızca doğada değil, soframızda da karşımıza çıkıyor. İçtiğimiz suda, deniz ürünlerinde, tuzda ve farklı gıdalarda mikro plastik parçacıkları olduğu biliniyor. Yani plastik kirliliği gündemimizde olmasa bile hayatımızın içinde.

24 Oct 2026 362

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YEMEK TARİFİ

*- GENÇ KALMANIN SIRRI Çok değerli dostlarımız mesajlarına cevap yetiştiremiyorum. Bu nedenle herkese şükranlarımı buradan iletmek istiyorum. Mustafa Foçalı ‘yaş günü olanlara’ bakın nasıl sesleniyor: “Yaş Almak Değil, Gönül Büyütmektir Marifet!

22 Oct 2026 219

AMERİKA'DAN BİR DOST KAZIĞI DAHA

*- SERVETİMİZ "Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur. İçten bir güçle kırılırsa yaşam başlar, çünkü sahici dönüşümler hep içten başlar." denilir.

21 Oct 2026 173

ÇOCUK DÖVMEKLE İNSAN OLUNMAZ

*-İNANMAYIN Size bir gerçeği açıklayayım: Herkes olmasa da çoğunluk bilir ama seslendirmez. ‘Sağlık nedenleriyle’ diyerek işini bırakın yetkililer genelde yalan söylüyorlar.

20 Oct 2026 374

BİR HAYATIN KADRAJI: RAGIP TARANÇ

*- ELDE DEĞİL Altın çöpe atılınca değeri düşmez. Onu çöpe atan sadece elindekinin kıymetini bilmediğini gösterir. Hayatta da böyledir. Birileri seni görmedi diye değersiz olmazsın. Birileri kıymetini bilmedi diye eksilmezsin. Birileri seni kaybetti diye sen kaybetmiş olmazsın. Asıl mesele, onların ne yaptığı değil; senin bundan sonra ne yapacağın.

20 Oct 2026 352

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...