BUNLAR HAKKINDA DERHAL DAVA AÇILMALI
*- HEPSİ MAAŞLI Bizi, ‘Geri zekalı’ mı sanıyorlar?’ başlıklı yazım büyük ilgi ve tepki gördü. ‘Devlet Memurlarının bazı hesapsız ve insafsız açıklamalarını hayretle izliyorum. Bazısı çizmeyi aşıyor.’ demiştim. Anımsatayım 'Niksar Halk Eğitim Merkezi Müdürü Şakir Bolat ve Konya’da Atatürk Ortaokulu Müdürü Mehmet Binbir, sosyal medya hesabından ‘Halep’ten gelenler geri dönüyor. Artık Selanik’ten gelenler de geri dönsün’ şeklinde bir paylaşım yapmışlardı. Olayı Gazeteci Doğan Prepol’dan duy
*- BİR MÜDÜRÜMÜZDEN
Emekli bir İl Emniyet Müdürü yazımı okumuş.
Şöyle yanıt vermiş bana;
‘Kesinlikle yorumlara katılıyorum,
Burada halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu olduğuna inanıyorum ve behemehâl dava açılmalıdır…’
Yani meydan bu adamlara bırakılmamalıdır.
*- İÇİMİZDEN BİRİ
Bir de Meryem Fidancı Hanımefendiye kulak verelim:
‘Günaydın Üstadım...
Onlar daha burada yoklarken, Selanik'ten gelenlerin Ata Dedeleri buradaydılar...
Bu (kendini ve geçmişini bilmeyenler) sözleri söyleyen Niksar, Konya ya da her nereden yazıp, konuşanları, geldikleri yıllarda, burada onların baba/dedelerini karşıladılar, evlerinde misafir ettiler, onlara yer gösterdiler, verdiler...
‘Şark ı bilmez, garb ı bilmez, görgüden yok payesi...
Bir kızarmaz yüz, bir utanmaz göz bütün sermayesi...’
Mehmet Akif Ersoy'dan…
Bu ne bilgisizlik, bu ne hadsizlik böyle..??
Ne idik, ne olduk..??
Nasıl bugünlere gelindi?
Vee daha neler göreceğiz, neler duyacağız??
Sizi Saygı ve Sevgiyle Selamlıyorum...’
*- BUNLARA KARŞI
‘Bu adamların bu açıklamaları sadece ‘kınanmakla’ geçiştirilemez.
Aklımdan geçenler, yazma şartı ile şimdilik geriye, ileri zamana bırakıyorum.’ Demiş şöyle yazmıştım:
‘Çünkü:
Rumeli ve Balkanlar'dan gelen insanlara yönelik ayrımcı ve ötekileştirişi paylaşımlarla mücadele etmek, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve tarihsel bağların değerini hatırlatmak açısından önemlidir.
Bu tür paylaşımlara karşı proaktif, bilinçlendirici ve hukuki yollarla etkili bir mücadele yürütülmelidir.’
*- NEFRETİN NEDENİ
Doğan Prepol son yazısında ‘Atatürk'ten Sevr Anlaşması'nı yırttığı için mi nefret ediyorlar?’ diye soruyor.
Yazısının içinde şöyle diyor:
‘Bu iki Atatürk düşmanı kişi hakkında soruşturma başlatıldığı açıklandı. Umarım söylemlerini fikir ve düşünce özgürlüğü kapsamına sokmazlar ve memuriyetten atılırlar.
Şimdi bu paylaşımı yapan kişiler bir de eğitimci olacaklar bunların eğitim bilgi düzeyinin ne kadar düşük olduğunu yaptıkları bu açıklamalar gösteriyor, diye düşünüyorum.’
*- GÖREVLERİ SALDIRMAK
Bunların dışında bazı kentlerimizde ilçelerimizde de Atatürk büstlerine saldıran meczuplar var!
Bunlar kimden ya da kimlerden yüz buluyorlar ve cesaret alıyorlar da böyle açıklama yapma cesareti buluyorlar ya da Atatürk büstlerinde saldırıyorlar?
Bu açıklamayı yapanlar Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu devlet kurumlarında çalışıyorlar karınlarını oradan aldıkları maaşlarla doyuruyorlar…’
*- İŞLERİNE GELMİYOR
Bu açıklamayı yapan iki eğitimci gerçek eğitimci olsalardı şayet bilirlerdi ki Selanik’ten Türkiye'ye gelenler Rumeli'den ve Balkanlar'dan Türkiye'ye gelenler Osmanlı döneminde oraya gönderilen Türk aileleri olduklarını bilirlerdi.
Bunları ya biliyorlar ama Atatürk'e olan düşmanlıklarından söylemiyorlar ya da tarihten bir haberler tarih bilmiyorlar.
Bu kişiler Sevr Anlaşması'nın gerçekleşmesini istiyorlardı her halde. Çünkü Sevr Antlaşması gerçekleşseydi bugünkü Türkiye sınırları bugünkü sınırlarımız olmayacaktı.
24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması uygulamaya konulduğundan Sevr Antlaşması geçerliliğini kaybetmiş ve çöp olmuştur.
Emperyalistler amacına ulaşamamışlardır.
*- KORKMAYIN, BİZ VARIZ
Lozan imzalanınca bugünkü sınırlarımız ortaya çıktı.
Her halde sınırlarımızın böyle olmasını istemeyenler de Atatürk’e saldırıyor.
Şimdi gelelim ülkemizde bulunan binlerce, Rumeli Balkan derneklerine, federasyonlarına !
‘Neden bu konuda birleşip bir deklarasyon yayınlamıyorsunuz?
‘Başınıza bir şey gelir!’ diye mi çekiniyorsunuz?
Suriye’den gelen mültecilerle gerçek Türk evlatlarını aynı kefeye koyan cahillere cevap vermeyecekseniz ne zaman konuşacaksınız?
Selanik’ten gelenleri Rumeli’den ve Balkanlar’dan gelenleri göndermek istediklerini açık açık söylüyor;
Müftüsü de halk eğitim müdürü de ortaokul müdürü de!
Siz dernekler neden susmayı tercih ediyorsunuz?’
*- ‘DUR DEMENİN ZAMANI BUGÜNDÜR’
‘İnsan Hakları Günü’ kutlandı.
Tabii ki belli yerlerde, belli insanlarla.
Başkan Cemil Tugay’da ‘İnsan Hakları Günü’ etkinliğinde açlık, yoksulluk, işsizlik mesajı verdi, ‘Dur demenin zamanı bugündür’ dedi.
‘Sağlıklı Kent İzmir’ sloganıyla düzenlenen etkinlikte, Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’de giderek artan açlık, yoksulluk ve işsizliğe dikkat çekti.
İnsan Hakları Günü kabul edildikten bugüne 76 yıl geçti.
76 yılda 76 milimetre ilerledi mi insanoğlu bilemiyorum?
Sendikaların açlık sınırını 20 bin lira olarak açıkladığı bugünlerde asgari ücretin 17 bin lira olduğunu kimse konuşmuyor.
Çünkü tuzu kuruların işine gelmiyor.
İnsanlar açken, işsizken huzur olur mu?
Herkesin insanca yaşam hakkı olduğuna inanıyor ve söylüyoruz.
Ama hepsi lafta kalıyor.
Aksini söyleyen çıkar mı?
Sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri giderilmedikçe sorun çığ gibi büyümeye devam edecektir.
Doğan Prepol, Balkan derneklerine çağrıda bulundu.
Yerden göğe haklı.
*- HER ZAMAN
Ben de bu durumda, kendilerini ‘demokratik kitle örgütleri’ olarak dağıtanlara soruyorum, anlattığım bu konularda ne zaman mücadele verecekler.
Koltuk kavgalarını bıraksınlar da kendilerini görelim!...
Ötekileştirme, ayrışma, bir yana bırakılıp, ‘sürdürülebilir yaşam, doğa hakkı, yaşam hakkı, sağlıklı kentler, yerelleşme gibi insan hakları kavramını oluşturan pek çok konu’ senede bir gün değil her an gündemde tutulmalıdır.
*- ZORLUK ÇEKENLER
Gıda sektöründe 2024 yılı hem üretici hem de tüketici açısından zor bir dönemden geçiyor.
Gıda fiyatlarındaki artışın önüne geçmek için girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğinin altını çizen uzmanlar. ‘Bir yandan enflasyonla mücadele eden tüketici zarar görürken diğer yandan da girdi maliyetleri artan üretici de fiyat politikalarını dengelemekte zorluk yaşıyor’ diyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) gıda katalogları, Ekim ayında 127,4'e ulaşarak Nisan 2023'ten bu yana en yüksek zirvesini gördü.
Gıda fiyatları Mart 2022'deki zirvenin altında kalsa da, bu artışın perakendeye yapısıyla kişisel pazar alışverişlerinde daha yüksek ücretler planlama durumunda kalıyor.
*- İZMİR’İN ÖVÜNCÜ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu'nun tünel kazıları sürerken, Üçyol Hat Başı Şaftı’na ulaşan 450 ton ağırlığındaki ikinci tünel açma makinesi de (TBM) General Asım Gündüz İstasyonu’na taşınıyor.
TBM yeni yerinde kurularak Şirinyer yönüne doğru tünel kazmaya başlayacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 287 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçirdiği Fahrettin Altay ile Narlıdere’yi bağlayan Narlıdere Metrosu’nda sefer sıklıklarında değişikliğe gidildi.
Sabah 06.00 ile 00.20 saatleri arasında 15’er dakikalık aralıklarla yapılan seferler 8 dakikaya düştü.
Bugünden (11 Aralık Çarşamba) itibaren Evka-3’ten gelen 2 trenden biri Narlıdere Kaymakamlığına kadar gidecek.
*- BUNLARA KARŞI
Okumanın önemin hep gündeme getiriyoruz.
Ama bu pahalılıkta bu olur mu?
İstenen şu:
E-kitapların tamamının KDV’den muaf tutulması…
Bunun için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verildi.
Kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadeler kullanıldı;
‘Yayınların vergilerden hariç tutulmasıyla birlikte kültür dünyamızın kıymetli değerlerinin yayılmasında büyük artışlar gözlemlenecektir.
Eğitim ve öğretimin en önemli mihenk taşını kitaplar oluşturmaktadır. Dünya ülkeleriyle rekabet etmek isteyen her ülkenin yol göstericisi iyi eğitim almış, yeni fikirlere açık nesillerin yetişmesiyle gerçekleşecektir.
Yeni nesillerin çalışmalarını daha ileri taşımak ve uluslararası alanda kendilerini kanıtlamak için elzem olan eğitimi vermek devletin asli görevidir.
Devletin asli görevini yapması, okuma alışkanlığını topluma kazandırması, araştırma ve öğrenme merakının arttırılması için internet, doğrudan veya internet satışı fark etmeksizin yayınların tamamı KDV’den muaf tutulmalıdır.
*- ARTIŞ OLUR
Yayınların vergilerden hariç tutulmasıyla birlikte kültür dünyamızın kıymetli değerlerinin yayılmasında büyük artışlar gözlemlenecektir.
Çocuklar titizlikle yetiştirmeye mazhar olanların en iyi yol göstericisi kitaplardır.
Kitapları hayatın her alanında en görünür ve en üst mertebede tutmak sosyal, siyasal ve toplumsal hayatımızda oldukça önemli izler bırakacaktır.
*- FAHİŞ FİYAT İNCELEMESİ
Ticaret Bakanlığı, piyasa dengesini bozmaya yönelik faaliyetlerde bulunanlara karşı kapsamlı bir çalışma yaparak 11 ilde 21 farklı un fabrikasını denetledi.
Denetimler sonucu 17 fabrika için fahiş fiyat incelemesi başlattı.
Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumak ve piyasada adil fiyat mekanizmalarının oluşumunu sağlamak amacıyla, özellikle temel gıda ürünleri başta olmak üzere fiyat değişimlerinin titizlikle takip edildiğini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Bu kapsamda, ülke genelinde temel tüketim maddelerinden biri olan ekmeklik unun fiyatlarında yaşanan dalgalanmaları incelemek ve piyasa düzenlemelerine aykırı durumları tespit etmek üzere kapsamlı denetimler yapılmıştır” denildi.
*- BİSİKLETLİ ZABITADAN ÇEVRECİ DENETİM
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bisikletli zabıta ekipleri; çevre kirliliğinden, yayalaştırılan bölgelerin güvenliğine kadar birçok alanda düzenin sağlanması için çalışıyor. Kullandıkları çevre dostu bisikletlerle, kıyı bandı ile Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Tarihi Kemeraltı Çarşısı gibi yayalaştırılmış bölgelerde görev yapan ekipler, kurallara uymayanlara göz açtırmıyor. Daha temiz ve düzenli bir kent için saatlerce pedal çeviren zabıta, kural ihlallerine karşı bu yıl içerisinde 6 bin cezai işlem uyguladı.
Yorumlar yükleniyor...