AMNİSTOS'UN GÖZYAŞLARI
Köşe Yazısı

AMNİSTOS'UN GÖZYAŞLARI

SEDAT KAYA
SEDAT KAYA
18 Nov 2024 4 dk okuma 153

Amnistos, Akdeniz'in masmavi sularının kucakladığı antik bir liman kenti.

Amnistos, Akdeniz'in masmavi sularının kucakladığı antik bir liman kenti.

Kökü Luviler'e kadar uzanan ve ismi "Ana Tanrıça" anlamına gelen, henüz gün ışığına çıkarılmamış bir tarih hazinesi.

Bugün Marmaris Karacasöğüt'teki bu küçük kenti, gece gökyüzünde parlayan ay kadar güzel ve güçlü olan Artemis korurdu.

Efsanelere göre, Artemis avlanmak için sık sık Amnistos’un ormanlarında dolaşır ve doğayı koruyan sadık bekçilerini buraya çağırırdı.

Bir gün, Amnistos’a yabancı bir tüccar geldi. Üzerinde egzotik kumaşlar ve parlak mücevherlerle süslenmiş sandallarla dolu bir gemisi vardı. Bu tüccarın adı Theros’tu ve yalnızca ticaretle değil, kurnaz planları ve kalbinde taşıdığı hırsla da tanınırdı. Amnistos halkı, Theros’un parlak gülümsemesine ve cazibesine kanarak ona misafirperverlik gösterdi. Ancak Theros’un amacı sadece ticaret değildi; kentin koruyucu kutsal alanını ve Artemis'in altın heykelini bulmak istiyordu.

Theros, kentin sırrını öğrenmek için halkın içine karıştı. Ay ışığında süzülen gölgeler ve fısıltılar arasında, Artemis’in koruyucu meleklerinin adımlarını duydu. Theros, altın heykelin deniz kıyısındaki kutsal mağarada saklandığını öğrendiğinde, gözleri birer ateş gibi parladı.

Gece çöktüğünde, Theros ve adamları gizlice mağaraya ilerledi. Ancak mağaranın eşiğine vardıklarında, fırtına gibi bir rüzgâr esti ve karanlığın içinden bir ses duyuldu: “Bu toprakların kutsal olanı çalınamaz. Artemis’in adaleti ağırdır.”

O an, deniz dalgaları yükseldi ve rüzgarlar, Theros’un sesini boğan bir kükreme ile inledi. Amnistos’un halkı, denizden gelen bu fırtınayı gördü ve kalplerine bir korku düştü. Theros ve adamları, mağaranın önünde donup kaldılar. Dalgaların bir tanesi, altın rengi bir ip gibi uzanarak heykeli savunan bir su perisine dönüştü. Artemis’in gazabı Theros’un hırsını boğdu ve kenti bir kez daha kutsadı.

Dalgalar, Theros ve adamlarını karanlık derinliklerine alıp götürmüştü.

Kurgudan gerçeğe geçelim.

Amnistos kenti bugün yine saldırı altında. Zamane Theros'ları rant uğruna "Ana Tanrıça"nın kentini talan etmeye çalışıyor.

Bölge 1.derece arkeolojik sit alanıydı. Ama nasıl olduysa Global Marin Sportif Denizcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen “Yat Yanaşma İskelesi ve Turizm Konaklama Tesisi” projesine “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı verildi.

Karada ve suyun altında onlarca tarihi kalıntıya, kültürel zenginliğe rağmen bu karar verilebiliyorsa, burada sorumlu arkeologların da payı büyük.

Bu tarih katliamına ses çıkaramayanlar şu soruyu kendilerine sormalı.

Neden?

Oysa zaman dediğimiz nedir ki?

Bu devir de elbet bitecek. Bu kervan hep böyle gitmeyecek.

Bu katliama onay verenler, ses çıkarmayanlar, görmezden gelenler Theros'tan ders almalı.

Akdeniz'in dalgaları bir gün tarihe, kültüre, doğaya zarar verenleri karanlık derinliklerine götürür.

2 bin yıllık tarihi bir yat limanına kurban edenler unutmamalı ki, gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi bir özelliği vardır.

Takipcisiyiz!

SEDAT KAYA'ın Diğer Yazıları

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...